İzmir’den Eylül’de Tarihi Rekor: Ege Bölgesi İhracatı Zirveye Taştı ve ABD-AB Dengesi Şaşırtan Değişimlerle Şekillendi
İzmir ve Ege Bölgesi için Eylül ayı, ihracat anlamında dopdolu bir tablo sundu. Resmi verilerin yorumlandığında, Türkiye’nin genel eksport performansına paralel olarak Ege Bölgesi de kendi iç dinamikleriyle dikkat çekti. Eylül ayında toplam ihracat, önceki yılın aynı dönemine göre artış göstererek 26 milyar dolara yükseldi. Bu yükseliş, özellikle tarım ürünleri, sanayi ve maden alanlarındaki güçlü performansla desteklendi.
Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) verilerine göre, 9 aylık dönemde bölgenin toplam ihracatı yüzde altı civarında artış gösterdi ve 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Böylece son 12 ay içinde Ege ihracatçıları, yüzde 4’lük bir büyüme ile 19 milyar 290 milyon dolarlık bir değere ulaştı. Tarım ürünlerindeki yükseliş, bu büyümeyi taşıyan ana güç olarak öne çıktı. Eylül ayında tarım ürünleri ihracatımız %18 artışla 644 milyon dolardan 761 milyon dolara çıktı. Burada özellikle meyve-sebze ve sadece gıda değil, aynı zamanda tarımsal işlenmiş ürünlerin de toplam değere yaptığı katkı büyük.
Sanayi sektörü ve madencilik alanındaki performans da dikkat çekiciydi. Sanayi ihracatı %5 artışla 750 milyon dolardan 787 milyon dolara yükseldi. Madencilik sektörünün ihracatı da %11 artışla 157,7 milyon dolar olarak kayda geçti. Bu göstergeler, bölgenin üretim kapasitesinin ve yeni pazarlara açılımın bir yansıması olarak okunabilir.
Zirve ve liderliğin değişimi, EİB içindeki bazı birliklerin rekabetçi konumlarını güçlendirdi. Eylül ayında zirvede; Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamüller İhracatçıları Birliği 193 milyon dolarlık ihracatla birinci oldu. Bu sonuç, su ürünleri ve hayvansal mamuller alanında uzun süredir lider konumda olan diğer birlikler için de bir uyarı niteliği taşıyor. İkinci sırada Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla yer aldı; üçüncü sırada ise Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla karşımıza çıktı. ETİB’in %68’lik artış hızı, rekabette öne çıkmasının temel sebeplerinden biri olarak öne çıktı.
Kamuoyunda “nereden çıktı bu liderlik değişimi?” sorusuna yanıt aradığımızda, her birliğin ürün portföyündeki değişimlerin ve uluslararası pazarlara olan esnekliğin bu sonuçta belirleyici olduğunu görüyoruz. Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracatı %11 geliştirilerek 142,3 milyondan 157,7 milyona çıktı ve dördüncü basamağa yerleşti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolarlık, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ise 106 milyon dolarlık performansıyla 100 milyon dolar barajını aşan diğer birlikler oldu.
Geniş bölgede daha fazla dalgalanma beklenebilir: 2026/27 sezonuna giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, ihracatta %22 artışla 78 milyondan 96 milyona yükseldi. Bu artış, yeni pazarlara yönelik agresif stratejilerin ve coğrafi çeşitliliğin bir göstergesi olarak okunabilir. Ayrıca Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği %13’lük artışla 89 milyon dolar seviyesine çıktı.
Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 70 milyon dolarlık bir performans sergiledi. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 12,5 milyon dolar ihracatla tabloyu tamamladı.
Avrupa Birliği’ne ihracat 807 milyon dolar ile zirvede yer alırken, AB’nin toplam ihracat içindeki payı %47,4 olarak kayda geçti. Amerika kıtası %18 artışla 221 milyon dolara yükseldi ve bölgenin yurtiçi ihracatında önemli bir pay taşıdı. Uzakdoğu’ya ihracat %43 artışla 155 milyon dolara çıktı. Orta Doğu ihracatı %12 düşüşle 130 milyon dolara geriledi. Afrika kıtası ise %11,5’lik kan kaybı ile 112 milyon dolara indi.
ABD’nin Almanya’yı geçmesiyle kurumsal dengelerde ilginç bir değişim görüldü. Eylül ayında Türkiye’nin en büyük pazarı olan ABD, %28 artışla 171 milyon dolara ulaştı ve Almanya’yı geride bıraktı. Türkiye’nin Ege Bölgesi’ne odaklı ihracatı yine Almanya üzerinden büyümesini sürdürüyor; Eylül ayı itibarıyla Almanya’ya yapılan ihracat %14 artışla 157 milyon dolara çıktı ve bu ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor. İtalya ise 92,5 milyon dolarlık taleple üçüncü sırada yer alıyor.
Bölgeye dair uzun vadeli görünümde, İzmir ekonomisi şu dinamiklerle karşı karşıya: İzmir, 2025 yılı eylül ayında 1,114 milyar dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında 1,235 milyar dolara taşıyarak büyümesini sürdürdü. Denizli’nin ise 2026’da %22’lik artışla 393 milyondan 479 milyon dolara yükselmesi, Manisa’yı geçerek Ege Bölgesi’nde ikinci sıraya yerleşmesini sağladı. Manisa, 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilemesine karşın diğer illerin yükselen performanslarıyla batarya gibi dengeleniyor. Muğla ise 110 milyon dolardan 145 milyon dolara ilerledi. Balıkesir’in ihracatı 2025’te 60,4 milyon dolardan 2026’da %86 artışla 119 milyon dolara ulaştı ve rekortmenlik sıralarında öne çıktı. Aydın 86 milyon dolar, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolar döviz kazandırdı.
Bu kapsamlı tablo, bölgenin farklı sektörlerinde gördüğümüz büyüme ve dinamizmi yansıtıyor. Hangi alanlar, geleceğin rekabetçi gücü olabilir? Tarım ürünleri ve işlenmiş tarım ürünleri, bölgede enerji ve lojistik altyapısının güçlendirilmesiyle daha da büyüyebilir. Sanayi ve madencilik için yeni teknolojilere yatırım, verimliliği artırabilir ve ihracatın kalitesini yükseltebilir. Bölgesel çeşitlendirme, pazarlama stratejileri ve uluslararası pazarlara yönelik agresif temaslar, EİB’nin gelecekteki performansını şekillendirecek temel dinamikler olarak öne çıkıyor. Her bir birlik için hedefler netleşirken, pazarlardaki dalgalanmalara karşı esnek üretim ve tedarik zinciri planları büyük önem taşıyor. Bu veriler, sadece rakamlar değil, bölgenin ekonomik canlılığı ve küresel ticaretteki yerini güçlendiren bir hikâyedir.



