Geleceğin Tekstil ve Moda Sektörü İçin Sürdürülebilir Mentorluk Zirvesi: Meslek Liselerinden Sektöre Köprü

Geleceğin Tekstil ve Moda Sektörü İçin Sürdürülebilir Mentorluk Zirvesi: Meslek Liselerinden Sektöre Köprü

İzmir merkezli bir dönüşüm hikâyesi olarak başlayan ve 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeni bir boyut kazanacak olan Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi, gençleri sadece teoriyle sınırlamadan, gerçek dünyayla buluşturmayı hedefliyor. Bu kez, mentorlar, firmalar ve okullar arasındaki iletişimi daha şeffaf ve sürekli bir iletişim ağına dönüştürerek, öğrencilerin kariyer kararlarını bilinçli bir şekilde şekillendirmelerini sağlamak için yola çıktı. Projenin öncelikli amacı, öğrencilerin hazır giyim ve tekstil sektörünün dinamiklerini ilk elden deneyimlemelerini ve bu deneyimi mesleki tercihlerine somut bir şekilde dönüştürebilmelerini sağlamaktır. “Öğrenci sektörü tanımadan doğru bir tercih yapamaz” ifadesi, bu yaklaşımın özünde yatan ana fikri özetliyor: Öğrenciler, hangi mesleğin onları heyecanlandırdığını ve hangi firma kültürünün onlar için uygun olduğunu, sektörde görünür olan gerçek uygulamalar üzerinden anlayabilmeli. İlk dönem ziyaretleri İzmir’in merkezi bölgelerinde, Moda Tasarım Teknolojileri Alanı bulunan meslek liseleriyle başladı ve öğrencilerin sektörü yakından tanıması için bir dizi etkinlik planlandı.

Proje kapsamında başlangıçta 10 mesleki ve teknik Anadolu lisesi dahil edildi; bu okullar ve 40 firmanın eşleşmesi, birebir iletişimin oluşturulması ve pratik deneyimlerin zeminini hazırladı. Sınıflarda yürütülen projelerde öğrenciler, teknik gezilerle üretim süreçlerini adım adım gözlemledi; kumaşlar, aksesuarlar ve diğer malzemelerin nasıl temin edildiğini sektör temsilcilerinden öğrenme imkanı buldular. Ayrıca kariyer günleriyle öğrencilerin alan tercihlerini pekiştirmek için sektör profesyonelleriyle doğrudan etkileşim kurmaları sağlandı. Bu sayede öğrenciler, kendilerini hangi alanlarda geliştirebileceklerini ve hangi pozisyonların gelecekte öncelikli olacağını daha net gördüler.

Gökten gelen sorulara cevaplar: Öğrenciler, modanın üretim zincirindeki her adımı merak ediyor; tasarımdan üretime, kalite kontrolünden tedarik zincirine kadar bir bütün olarak bakış açısı kazanıyorlar. Proje yöneticileri ve sektör temsilcileri, öğrencilerin bu meraklarını cesaretlendirmek için interaktif atölyeler ve canlı gösterimler tasarlıyorlar. Fabrika turu sırasında, bir başlangıç tasarımının nasıl son haline geldiğini görmek, öğrencilerin hayallerini somut hedeflere dönüştürüyor. Böylece bir öğrencinin mesleğini tanıması, yalnızca bir ders notu değil, gerçek bir kariyer planına dönüşüyor.

Mentorluk ve gönüllülük üzerine güçlü bir anlayış : EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, projenin temelinin kendi geleceğine sahip çıkmak olduğunu vurguluyor; sektörün gençlerle birlikte büyümesini görmekten büyük memnuniyet duyuyor. Akçakaya’ya göre, bu yaklaşım yalnızca maddi destekten ibaret değil; sürdürülebilirlik, gönüllülük ve süreklilik kavramlarını kapsıyor. Her firmanın katkısı farklı olabilir; önemli olan bu katkının uzun vadeli bir kazanıma dönüştürülmesidir. “Meslek lisesi öğrencisi sektörün en büyük potansiyellerinden biri” ifadesi, gençlerin potansiyellerinin fark edilmesi ve bu potansiyelin doğru yönlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Bağcı, hazır giyim sektörünün güçlü üretim altyapısının sürdürülmesi için gençlerin kazanılması gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım, gençlerin bir fabrikayı, tasarım ofisini ve üretim sürecini ziyaret ederek çalışma kültürünü yakından tanımasını sağlıyor. Bağcı, meslek liselerinde okuyan öğrencilerin sektörle erken temas kurmasının, onların kariyer kararlarını daha bilinçli yapmalarına katkı sağlayacağını belirtiyor. Proje başında tüm okulları ziyaret etmek ve öğretmenlerin fedakârlıkla sürdürdüğü çalışmalara teşekkür etmek, okul-sanayi bağının güçlenmesini sağlayan önemli bir adım olarak görülüyor. “Gençlerimizin sektörün geleceğinde yerleri olduğunu göstermek istiyoruz” mesajı, bu vizyonu net biçimde özetliyor.

ETHİB Sanayi- Üniversite İş Birliği Eğitim Komitesi Başkanı Tevfik Aksu ise projenin yalnızca öğrencileri değil, sektörü de kapsayan bir bağ kurmayı hedeflediğini belirtiyor. 10 meslek lisesini düzenli olarak ziyaret etmek, her okulun ihtiyaçlarını yakından takip etmek ve gönüllü firmaların desteğini güçlendirmek amacıyla bir iletişim ekibi kuruldu. Aksu, öğrencilerin tekstil ve hazır giyim sektörünü yakından tanımalarını ve sektöre ilişkin farkındalıklarını artırarak aidiyet duygusunu geliştirmeyi hedeflediklerini ifade ediyor. “Mentorlük modelini kalıcı hale getirmek istiyoruz” derken, eğitim süreçlerinin yıl boyunca kesintisiz bir iş birliği içinde yürütülmesi gerektiğine inanıyorlar. Projeyi dinamik kılan şeylerden biri de yeni fikirlerin hayata geçirilmesi: Örneğin okullarda bir moda kütüphanesi kurulması, güncel tasarım ve üretim kaynaklarına ulaşım imkanlarının artırılması gibi yenilikler hayal ediliyor. Bu yönde atılan adımlar, sadece bir eğitim programı değil, iki yıl, beş yıl ve daha uzun vadede sürdürülebilir bir ekosistemin kurulmasına işaret ediyor.

EGSD Eğitim Komitesi Başkanı Zeynep San ise sektöre doğrudan temasın öğrencilerin gelişimindeki rolünü vurguluyor. Fabrika ziyaretleri ve canlı deneyimler, saatlerce sürebilecek anlatıların kısa ve etkili bir şekilde aktarılmasını sağlıyor. Öğrencilerin işletmeleri görmesi ve sektör temsilcilerinin deneyimlerini paylaşması, öğrenmeyi sadece teorik bilgiden ibaret olmayan, pratik ve uygulanabilir bir deneyime dönüştürüyor. Proje kapsamında geleceğe yönelik fikirler her zaman değerlendiriliyor ve gerçek ihtiyaçlar doğrultusunda çözümler üretiliyor. Bu yaklaşım, moda ve tekstil alanında yeni kariyer yollarını belirgin kılan, öğrencilerin kendilerini geleceğin iş gücünün bir parçası olarak görmelerini sağlayan bir köprü işlevi görüyor.

Sonuç olarak, İzmir’deki bu köprü, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir çalışma değil; geleceğin tekstil ve hazır giyim sektörünün kalıcı bir ekosisteme dönüşmesi için atılan ciddi bir adımdır. Projenin kapsamı, okullardan firmalara, eğitim komitelerinden gönüllü destekçilere kadar geniş bir paydaş yelpazesini kapsıyor ve gençlerin sektöre güvenli bir geçiş yapmalarını, becerilerini geliştirmelerini ve kariyerlerini kendi elleriyle şekillendirmelerini mümkün kılıyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar