Işığın İzinde: Altın Portakal’ın Belgesel Saati ve Jürinin Parlak Yolu
Pelin tozu gibi ince ama kuvvetli düşüncelerle, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jürileri netleşti. Bu yılın yarışması, sadece bir ödül dağıtımı değil; belgesellerin sesinin güç kazandığı, sinemanın toplumsal bellekle buluştuğu bir kutlama niteliği taşıyor. 31 Ağustos 2026 Pazartesi gününe kadar başvuruların kabul edileceği yarışmada, En İyi Belgesel Film ödülü 300 bin TL ile taçlandırılacak; Belgesel Film Jüri Özel Ödülü ise özel heykelciğiyle onurlandırılacak. Bu ödüller, sadece birer para ödülü değil, sanatçıların çalışmalarını daha geniş kitlelere taşıyacak birer kapı aralığıdır.
Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jürisinde deneyimli ve tutkulu kalemlerle tanışıyoruz. Dr. Öğr. Üyesi Sabire Soytok, uzun yıllardır sinema sanatının peşinde koşan bir eğitimci ve yönetmen. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Fotoğrafçılık bölümünden mezun olduktan sonra, kurucu öğretim görevlisi olarak Erciyes Üniversitesi’nde çalıştı ve 2000 yılında tekrar Dokuz Eylül’e geçti. Onun yazarlığı ve metin üretimi, belgesellerin dünyasını zenginleştiren bir vahiy gibi; ‘Avantürün Kraliçesi’ Birsen Kaya ve ‘Tariş 100 Yıllık Mücadele’ gibi projelerin kalemini güçlendirdi. Ayrıca çeşitli uluslararası festivallerde koordinatörlük ve jüri üyeliği yaparken, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Mahallemizde Film Çekiyoruz projesinin film tasarım koordinatörlüğünü yürüttü. Günümüzde Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarım Bölümü’nde öğretim üyesi olarak gelecek nesillere ışık tutuyor.
Ulusal Belgesel Film Yarışması jüri üyelerinden yapımcı ve yönetmen Selçuk Metin, sinemanın peşinde koşan bir yol gösterici olarak karşımıza çıkıyor. Lüleburgaz’da doğan Metin, Uludağ Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nü bitirdikten sonra 1998-2019 yılları arasında İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nda (İKSV) çalıştı; festivallerin tanıtım filmlerini hazırladı ve törenlerin sahne yönetmenliğini üstlendi. 2019’da Porte Film’i kurarak belgesel yapımcılığına odaklandı. Onun yönetiminde belgeseller, biyografik anlatılarla izleyiciye tarihsel bir yolculuk sunuyor. Özellikle ‘Ve Perde! Haldun Taner’, ‘La Diva Turca Leyla Gencer’, ‘İyi Ki Yapmışım – Metin Akpınar’, ‘YAPARSIN ŞEKERİM – Haldun Dormen’, ‘CANİKO – Yıldız Kenter’ gibi çalışmalarla belgesel sanatına damgasını vurdu. 2021’de ‘GENCO – Genco Erkal’ belgeseliyle Antalya’da özel gösterim başarısını elde eden Metin, 2026’da da Emel Sayın, Gürer Aykal ve Barış İçin Müzik belgesellerinin yapım sürecini sürdürmektedir.
Aslı Akdağ, Ulusal Belgesel Film Yarışması jürisinde yer alan bir başka önemli isim. Hukukla başladığı kariyerinde, Film ve Drama Yapımcılığı alanında yüksek lisansını tamamlamış bir yapımcı ve fikri mülkiyet hukuku uzmanıdır. İlk uzun metraj belgeseli ‘Genç Pehlivanlar’ (2016) Berlin Gençlik Kısa Film Bölümü’nde Jüri Özel Mansiyon Ödülü’nü kazanmasıyla adını duyurdu. Ardından ‘Bekleyiş’ (2021) ile Antalya’dan Jüri Özel Ödülü, Ankara Film Festivali ile Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde En İyi Belgesel ödüllerini kazandı. Ayrıca, kurmaca projelerle de adından söz ettiren Akdağ, ‘Sisler Krallığı’nı kadınların deneyimlerini ve toplumsal dönüşümü merkeze alacak projeler olarak geliştirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl, belgesel alanında aldığı ödüller ve yaratıcı başarılarıyla festival atmosferine yeni bir soluk getirdi.
Geçmiş yıllarda da Ulusal Belgesel Film Yarışması’nı aydınlatan isimler bugün sahnede başarıyla anılıyor; örneğin geçen yıl En İyi Belgesel Film Ödülü’nü ‘Roman Gibi’ yöneten Tayfun Belet’in eseriyle kazanılması ve ‘Yerli Yurtsuz’ adlı belgeselin Belgesel Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmesi, belgesel alanının dinamikliğini ve çeşitliliğini gözler önüne serdi. Bu yılın ödülleri, 31 Ekim 2026 Cumartesi günü Antalya’daki görkemli törenle açıklanacak; izleyici ve sinemaseverler, sahnede belgesel sanatının yüreklerini ısıtan anları kaçırmamak için sabırsızlanıyorlar.
Bu heyecan verici süreç, sadece bir yarışmanın ötesinde, Türkiye’nin belgesel sinemasının uluslararası arenadaki görünürlüğünü güçlendirecek bir adım olarak görülüyor. Belgesel üreticileri, yönetmenler ve sanatın aydınlık yolcuları için Altın Portakal, yeni projelerin doğduğu, fikirlerin olgunlaştığı ve toplumsal dönüşümün sinema ile buluştuğu bir laboratuvar görevi görüyor. Bu anlamda Ulusal Belgesel Film Yarışması, baskın ve duygusal hikayelerin, gerçekliğin cesur yansımalarının ve insan odaklı anlatımların merkezi haline geliyor. Sahnede konuşan her ses, belgesel kameralarının arkasında duran her emek, bu festivalin enerji akışını besliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı