YEYTA Modeliyle Türkiye’de İlk ve Entegre Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşması: Rönesans Enerji ve Rönesans Gayrimenkul Yatırım Yetkinliği ve Uygulama Detayları
Türkiye’nin enerji dönüşüm hedefleri doğrultusunda, Rönesans Enerji ve Rönesans Gayrimenkul Yatırım arasında imzalanan Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması (YEYTA) modeli, uzun vadeli ve ölçeklenebilir bir yeşil enerji çözümlerinin uygulanabilirliğini ortaya koymaktadır. Bu model kapsamında enerji üretim kapasitesi, yatırım maliyetleri ve işletme süreçlerinin tek bir enerji şirketinin sorumluluğunda toplanmasıyla tüketicinin sermaye yükü olmadan yeşil enerjiye erişimi mümkün kılınmaktadır. YEYTA, enerji üretim kapasitesinin kurulumundan devreye alınmasına, operasyonel yönetimden bakım ve tedarik zinciri yönetimine kadar tüm aşamaların entegre edilmesini öngörür. Böylece tüketici, kendi enerji ihtiyacını güvenilir ve temiz bir kaynaktan karşılamaya odaklanırken finansal ve operasyonel riskleri enerji şirketine devreder.
İzmir’de 35 MWm kurulu güce sahip rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de 16 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali (GES) olmak üzere toplam 51 MW kapasiteyle hayata geçirilen bu yatırım, yıllık yaklaşık 142 milyon kWh üretim hedefiyle Türkiye’nin bölgesel enerji dengelerine de katkı sağlamaktadır. Bu kapasiteye ilişkin üretim hedefinin gerçekleştirilmesi, bölgesel çevresel etkileri azaltırken, enerji arz güvenliğini güçlendirecektir. Ayrıca, Rönesans Gayrimenkul portföyünün toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık %70’inin bu üretim birimlerinden karşılanması planlanmaktadır. Bu oranın elde edilmesi için saha planlaması, bakım takvimi, verimlilik izleme ve performans analitiği çalışmalarının entegre edildiği bir operasyonel çerçeve uygulanmaktadır.
Rönesans Holding Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, YEYTA modelinin Türkiye’de bir ilki temsil ettiğini belirtirken, şu noktalara vurgu yapmaktadır: yatırım maliyetinin tamamı Rönesans Enerji tarafından karşılanır; proje geliştirme, inşaat, tedarik, finansman, devreye alma ve işletme süreçleri Rönesans Enerji tarafından yürütülür; tüketici, kendi ihtiyaçlarına yönelik yeşil elektrik tedarik ederken herhangi bir yatırım yükü üstlenmez. Bu yapı, sera gazı emisyonlarının ve elektrik maliyetlerinin düşürülmesini amaçlar. Ayrıca tüketicilere lisanssız üretim haklarını 20 yıl vadeli bir sözleşme ile güvence altına alma imkanı sunar. Bu modelin sektörel ve makro ölçekte toplam verimliliği artırdığı, yatırım ve işletme risklerini azaltarak ekonomik değer yaratdığı ifade edilmektedir.
Rönesans Gayrimenkul Yatırım Portföyü ve Enerji Yönetimi konusunda yapılan açıklamalarda, 2017 yılından beri uygulanan enerji yönetimi ve tasarruf önlemlerinin, varlıkların merkezi otomasyon ve enerji izleme sistemleriyle proaktif bir şekilde yönetilmesini sağladığı vurgulanmaktadır. LED dönüşüm projelerinin bu süreçte destekleyici bir rolü bulunmaktadır. Özellikle alışveriş merkezlerinde 2025 yılı sonu itibarıyla, 2017 yılına göre birim inşaat alanı başına ortak alan elektrik tüketiminin %60,4 oranında azaltıldığı belirtilmektedir. Yeşil enerjiye geçiş amacıyla yürütülen projeler, 2028 itibarıyla tüm projelerin enerji ihtiyacını %100 yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedeflemektedir. Bu hedef doğrultusunda YEYTA imzalanması, portföydeki gayrimenkullerin elektrik tüketiminin yaklaşık %70’inin yeşil enerji kaynaklarından karşılanacağını ifade etmektedir.
Rönesans Enerji ve Pazar Etkileri açısından bakıldığında, şirketin geliştirdiği yenilikçi ve güvenilir yeşil enerji çözümleriyle iş ortaklarının sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlama kapasitesi güçlüdür. Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecine ivme kazandırmayı amaçlayan bu yaklaşım, enerji maliyetlerinde öngörülebilirlik ve arz güvenliği sağlayacak bir modele işaret eder. Projenin teknik boyutunda, RES ve GES birimlerinin entegrasyonu, güç yönetimi, güvenlik, izleme ve bakım süreçlerinin optimizasyonu için akıllı yönetim sistemleri ve veri analitiği kullanımı öne çıkmaktadır. Finansal yapıda ise uzun vadeli sözleşmeler, verimlilik odaklı yatırım dönüşüm süreçleri ve risk yönetimi mekanizmaları, yatırımcı güvenini artıran unsurlar olarak belirginleşmektedir.
Rönesans Enerji Hakkında: Rönesans Holding ile TotalEnergies ortaklığıyla faaliyetlerini sürdüren Rönesans Enerji, beş yıl içinde yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırım hedefiyle 2.000 MW kurulu güce ulaşmayı amaçlamaktadır. Kısa ve orta vadede üretimin yaklaşık %50’sinin, uzun vadede ise %100’ünün güvenilir yeşil kaynaklardan sağlanması hedefi, portföydeki büyüme ve ulusal enerji güvenliği açısından kritik bir rol oynamaktadır. Şu anda 12 şehirde 21 proje üzerinde çalışmalar yürütülmekte olup, 577 MW operasyon halinde bulunan kapasitenin yanında, 1.350 MW’lık bir portföy inşa ve geliştirme aşamasında bulunmaktadır.
Rönesans Gayrimenkul Yatırım Hakkında: Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım kolu olan RGY, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Samsun gibi şehirlerde Hilltown, Piazza, Optimum, Maltepe Park ve Kozzy AVM’ler ile hizmet vermektedir. Portföyünde bulunan ve yönetimini üstlendiği 15 varlığın sürdürülebilirlik performansı açısından BREEAM In-Use “Outstanding” sertifikası alması, şirketin küresel ölçekte ileri düzey bir sürdürülebilirlik yaklaşımını benimsediğini göstermektedir. Yıllık olarak yaklaşık 114 milyon ziyaretçi ağırlayan portföy, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı projelerle desteklenmektedir. Bu kapsamda YEYTA modelinin uygulanması, portföydeki varlıkların enerji ihtiyacının yeşil enerji kaynaklarıyla karşılanması ve uzun vadeli finansal verimlilik açısından stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Not: Bu kapsamlı yaklaşım, müşterilerin kendi faaliyet alanlarına odaklanmalarını, sermaye yatırımlarını azaltmalarını ve enerji maliyetlerini dengelemesini hedefleyen entegre bir model olarak tasarlanmıştır. YEYTA, hem şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına olanak tanır hem de Türkiye’nin yeşil enerji kapasitesinin artırılmasına katkı sağlar.
Bu doküman, YEYTA çerçevesinde yürütülen projelerin teknik, finansal ve operasyonel yönlerini ayrıntılı olarak açıklamaktadır. Proje, iki ayrı enerji türünün entegre edildiği tek bir yapı altında uygulanmaktadır: İzmir’de rüzgâr enerjisi santrali (RES) ve Kırşehir’de güneş enerjisi santrali (GES). Her iki santral de yenilenebilir enerji üretimini güvenli ve verimli bir şekilde gerçekleştirecek şekilde tasarlanmıştır. RES için 35 MWm ve GES için 16 MWp kapasite, yenilenebilir enerji üretim potansiyelinin maksimize edilmesi amacıyla konumlandırılmıştır. Bu kapasite birleşimiyle yıllık üretim hedefi 142 milyon kWh olarak belirlenmiş olup, bu üretim Türkiye’nin toplam talebinin karşılanmasına önemli katkı sağlayacaktır.
Teknik Uygulama ve Entegrasyon: RES ve GES için kullanılan alanlar, bölgenin rüzgâr ve güneş potansiyelinin en yüksek olduğu noktalarda optimize edilmiştir. Elektrik üretimini güvence altına almak için yenilenebilir enerji kaynakları ile bağlı akıllı ağ (smart grid) çözümleri kullanılmaktadır. Ayrıca enerji depolama ve aktif güç yönetimi sistemleri ile üretim dalgalanmalarının etkisi en aza indirilmektedir. Performans verileri sürekli olarak izlenir ve operasyonel kararlar veri odaklı olarak alınır.
Finansal Çerçeve ve Risk Yönetimi: YEYTA kapsamında yatırım maliyeti Rönesans Enerji tarafından karşılanır. Finansman akışları, uzun vadeli sözleşmeler ve enerji fiyatlarının öngörülebilirliğini artıran risk yönetimi mekanizmaları ile desteklenir. Sözleşme süresi 20 yıl olup, tüketicinin yatırım yükü olmaksızın yeşil elektrik tedarik etmesini sağlar. Finansal model, döviz riski, faiz oranı değişiklikleri ve satış fiyatı dalgalanmalarına karşı önlemler içermektedir.
Operasyonel Yönetim: Proje tesliminden sonra işletme aşamasında Rönesans Enerji, bakım, tedarik zinciri yönetimi, performans izleme ve raporlama süreçlerini yürütür. Varlık yönetimi açısından, varlıkların yaşam döngüsü boyunca en yüksek verimlilik hedeflenir ve siber güvenlik ile altyapı güvenliği en üst düzeyde sağlanır.
Sürdürülebilirlik ve Toplumsal Etkiler: YEYTA modeli, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlar ve enerji maliyetlerini düşürürken, yerel ekonomilere istihdam ve yatırım getirisi sağlar. Portföy ortakları ve tüketiciler, lisanssız üretim haklarına sahip olarak uzun vadeli enerji temininden yararlanır ve enerji piyasalarının dinamikleri doğrultusunda esneklik kazanır. Bu yaklaşım, şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına ve ulusal enerji güvenliğinin güçlendirilmesine olanak tanır.