Kültürün Buluştuğu Kapılar: Hafızanın Pınarından Akıp Giden Mübadele Hikayesi
Efes Selçuk Belediyesi Efes Selçuk Belediye Kütüphanesi ve Sosyal Etkinlik Merkezi, geçmişin izlerini bugünle buluşturan bir sahneye dönüştü. Nüfus mübadelesinin hafızalarda bıraktığı derin etkileri, sanatın diliyle ve genç gözlerin umut dolu bakışlarıyla yeniden keşfetmek için düzenlenen bu etkinlik, kent halkının kalbine dokunan bir yolculuk olarak şekillendi. Etkinlik, yalnızca bir aktarma değil; geçmiş ile gelecek arasındaki köprülerin kurulduğu, duyguların ve düşüncelerin ortak çatının altında toplandığı bir anı vadesine dönüştü.
İlk dakikadan itibaren mekânda yükselen piyano melodileri, kursiyer Fatih Özayaz’ın dokunduğu notalarla dinleyicilerin ruhuna işledi. Ardından Selçuk Kent Konseyi Okuma Grubu’nun hazırladığı “İki Yaka Tek Kalp” adlı gösteri sahne aldı. Oyunun yazım ve yönetimini Edebiyat Öğretmeni Ayşe Yazar üstlendi; sahnede mübadelenin iki yakasında kalan insanların derin hüznünü ve umudunu bir araya getirerek izleyende duygusal bir yolculuk başlattı. Öğrencilerin performansı, geçmişin acılarını yalnızca hatıraya değil, bugünün insanlarına da aşılayacak bir empati damarını canlandırdı.
Gösterinin ardından sahneye çıkan mülkiyet ve belediye çalışanları İbrahim Ünsal ile Melis Taşkınçay tarafından seslendirilen mübadele türkülerinin tınıları, salonu saran bir şarkı gibi mekânı doldurdu. Her bir nota, bir anının yeniden konuşmasına ve paylaşılan hafızanın canlı kalmasına vesile oldu. Bu anlar, kentin kütüphanesinin kapılarının herkese açık olduğu söylemiyle daha da anlam kazandı; çünkü kütüphane sadece kitapları saklayan bir yer değildir, gençlerin hayallerine yol veren bir ilham kaynağıdır.
Kısa bir konuşma yapan Efes Selçuk Belediye Başkan Yardımcısı Bilgi Keskin, kütüphanenin kent yaşamındaki kıymetini vurguladı. “Çocuklarımız burada kitap okur, ders çalışır; aynı zamanda kendi duygularını ve düşüncelerini ifade edebilecekleri güvenli bir alan bulurlar. Bugün burada gördüğümüz tablo, kütüphanenin ruhunu somut olarak gösteriyor: Mekânlar insanlar için anlam üretir ve bu anlam, gençlerin yeteneklerini gün yüzüne çıkarır.” dedi.
Etkinlik boyunca Ayşe Yazar’ın önderliğinde yürütülen çalışmaların mübadele mirasının farkındalığını artırdığına dikkat çekildi. Öğrencilerin içselleştirdiği mesajlar, sadece geçmişin acılarını hatırlatmakla kalmıyor; bugün ve yarın için barış ve karşılıklı anlayış inşa etmenin yollarını da arıyor. “Mübadelenin bıraktığı izler, yalnızca geçmişin sayfalarında kalmamalı; onları yenilemek, sahip olduklarımızı paylaşmak ve birbirimizi anlamak için kullanmalıyız.” diyen Yazar, bu çalışmanın sürdürülebilir bir kültürel hafıza projesi olarak devam etmesini arzuladığını belirtti.
Birlikte paylaşılan bu deneyim, kütüphanenin sadece birkaç saatlik bir buluşmadan ibaret olmadığını gösterdi. Her bir katılımcı, kendi geçmişiyle hesaplaşıp bugünle bağ kurdu; gençler için umut dolu bir gelecek inşa etmeye giden yolda cesur adımlar atıldı. Yerel yönetimin desteklediği bu tür etkinlikler, kültürel hafızanın canlı tutulması ve toplumsal dayanışmanın pekiştirilmesi hedefleriyle hem eğitim camiasına hem de geniş hedef kitleye ilham veriyor.
İzleyici ve katılımcılar, mübadele destanını sadece geçmişin bir hatırası olarak görmekten çıkıp, bugün ve yarın için bir sorumluluk olarak benimsediler. Bu sorumluluk, kütüphane kapılarının ardında yankılanan seslerle ve paylaşılan hikâyelerin ortak hafızasında yaşamaya devam edecek. Etkinliğin sonunda ortaya çıkan kutlama havası, içeriğiyle uyumlu bir şekilde, bir toplumun hafızasını canlı tutmanın önemini bir kez daha hatırlattı.
Kütüphanemizin kapıları herkese açıktır; çünkü bilgi, paylaşım ve sanat, yalnızca bireysel bir çaba değildir. Toplumsal hafıza ve kültürel miras, kolektif bir çalışmanın ürünüdür ve bu çalışmanın her adımı, toplumun daha kapsayıcı ve duyarlı bir geleceğe doğru ilerlemesini sağlar. Bu tür etkinlikler, gençlerimizin yeteneklerini parlatırken, dinamik bir kent kültürünün de temel taşlarını döşer. İlerleyen zamanlarda planlanan çeşitli atölye ve söyleşilerle bu işbirliği daha derinleşecek; kütüphanenin kurucu ruhu olan “bilgiye erişim, gönüllere dokunmak” yaklaşımı, kent yaşamının merkezinde yer almaya devam edecektir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı