Çeşme’nin Köklü Törü Büyüsünü Germiyan’a Sırlayan İki Gün: Toprağın Sesi, Kadınların Hafızası ve Ekmeklerin Işığı
Germiyan Köyü’nün toprak altından yükselen hikâyesi, bu yıl 12. Germiyan Şenliği’nde yeniden can buluyor. Bereketli Toprakların Büyüsü temasıyla düzenlenen bu iki günlük buluşma, sadece bir kutlama değil; kuşaktan kuşağa uzanan üretim geleneklerinin canlı sembolüdür. Zamanın tozlu yollarını aşıp gelen misafirler, köy meydanında ve evlerin avlusunda bir araya gelerek emeğin ve kültürün ortak dilini konuşurlar. Burada her atölye, her gösteri ve her bir tat, geçmişin hafızasını günümüze taşıyan bir sözleşmedir.
İlk gün, sabahın ilk ışıklarıyla başlayan program, ziyaretçileri sergi salonlarının sıcaklığına ve atölyelerin nabzını hızlandıran ellerin seslerine çağırır. “Kızı Okumuş, Annesi Dokumuş” sergisi eski hatıraların renkli iplikleriyle insanı sarmalar; Eski Hatıralar Fotoğraf Sergisi, köyün geçmişine dair kırıntıları bir araya getirir. Şefika Kaya ile Tatlı Tarhana Yapımı, Nuran Erden ile “Her Parmak Bir Yaprak” ortak hatıra ağacı çalışması, Ramazan Ertan ile Katmer Yapımı, Gizem Şenpınar ile Otlu Pizza ve Melek Mutlu ile Geleneksel Germiyan Ekmeği Yapımı gibi atölyeler, her katılımcının elinde yeni bir öykü doğurur. Bu öyküler, akışkan bir gelecek için köy yaşamının hafızasını canlı tutar.
Söyleşiler ve müzikler, köyün ritmini derinleştirir 13.30’da Nayim Gül ve Adnan Çobanoğlu’nun sahneye çıktığı söyleşi, küreselleşme ve tüketim çılgınlığı arasındaki gerilimi ortaya koyar. Konuşma, doğanın korunmasıyla tarımsal üretimin sürdürülmesi arasındaki dengeyi sorgular ve katılımcılara kendi üretim yolculuklarını yeniden düşünme cesareti verir. Öğleden sonra Çeşme Belediye Bandosu ile Kent Enstitüsü Folklor Ekibi’nin gösterileri, klarnet ve davul performanslarıyla zenginleşir; akşam güneşi Germiyan İlkokulu bahçesini sıcak bir konser uğultusuna dönüştürür.
İkinci gün de aynı titreşimi sürdürür; tavla turnuvası gibi köy yaşamının oyunlarını yeniden hatırlatan etkinlikler, Dilek Özer ile Çekişte Zeytin Yapımı ve Önemi, Cengiz Toper Kaya ile Kvass Yapımı atölyeleri, katılımcılara doğayla iç içe olmanın basit ama derin zevklerini sunar. Köy meydanında gerçekleştirilen gösterilerde kadın efeler ve zeybekler, geleneksel dokunuşlarıyla ziyaretçilere görsel bir şölen verir.
Saat 15.00’te yapılacak olan ‘‘Germiyan’ın Yaşalmış Çınarları Anlatıyor’’ söyleşisi, Yadigar Bal, Gülten Burşuk, Leyla Kaya ve Nuran Erden’in anı dolu paylaşımlarıyla köy yaşamının üretiminden emeğe uzanan uzun geçmişini canlı bir şekilde aktarır. Ardından geleneksel Germiyan Ekmek Yarışması için hazırlıklar doruk noktasına ulaşır; yarışmanın heyecanı saat 16.00’da zirveye çıkar ve dereceye girenler saat 17.30’daki törenle ödüllendirilir. Bu ekmekler yalnızca lezzet değildir; köyün dayanışma, sabır ve el emeğiyle yoğrulmuş birer semboldür.
Toplumun hafızası, kentliyle buluşuyor Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli’nin konuşması, Germiyan’ın toprağıyla, üretimiyle ve kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyelerle kurduğu bağları vurgular. Şenlik, köyün sakinleriyle kentli arasındaki iletişimi güçlendirir; ziyaretçilere, yalnızca görüp geçecekleri değil, kendi yaşamlarını dönüştürecek deneyimler sunar. Bu iki gün boyunca Germiyan Köyü’nün kültürel mirası, lezzetleri ve hafızası, herkesin kalbinde yeni bir yer edinir.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)