Türkiye ile Küresel Sermaye Buluşması: GPCA ve Globalturk Capital’in Finans Dünyasında Yeni Dönem Sinyalleri
Bir dükkan gibi açılan kapı aralandığında, global yatırım dünyasının nabzını tutan nadir bir buluşma gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Global Private Capital Alliance (GPCA) ortaklığında düzenlenen bu özel etkinlik, Londra’nın finans merkezinde küresel özel sermaye fonlarının üst düzey temsilcilerini, yatırım bankalarını ve çok uluslu şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe katılanlar arasında 40 konuşmacı ve panelist ile yaklaşık 250 üst düzey yönetici bulunuyordu; hepsi de yatırım kararlarının şekillendiği anlarda, yeni stratejiler ve ortaklık fırsatları üzerinde yoğunlaşıyordu. Etkinlik, sadece bir panel veya oturumlar kompleksi değildir; aynı zamanda yatırım dünyasının geleceğini yazan bir platform olarak öne çıktı.
Girişimlerin ve yatırımların yeniden konumlanması kavramı, bu buluşmada en çok konuşulan başlıklardan biriydi. Jeopolitik gerilimlerin artması, küresel ticarette değişen dengeler ve yapay zekâ gibi teknolojik dönüşümlerin hız kazanması, yatırımcıların bakış açısını değiştirdi. Bir yandan maliyet-davranış dengesi, diğer yandan da likidite akışlarının yönetimi, kısa vadeli kararları değil uzun vadeli stratejileri baskılıyor. GPCA’nın yıl sonundaki araştırmaları, 2025 itibarıyla yükselen pazarlara olan yatırımın önemli ölçüde artacağını gösteriyor; bu da yatırımcıların daha selektif ve odaklanmış hareket edeceğini gösteren net bir tablo sunuyor.
Üst düzey katılım ve çok taraflı diyaloglar ile açılış, Londra Borsası CEO’su Dame Julia Hoggett’nin vizyon dolu konuşmasıyla başladı. Globalturk Capital’in kurucu ve yönetici ortağı olan Barış Öney ile GPCA Orta ve Doğu Avrupa Liderliği Üyesi, Türkiye Temsilcisi rolünü üstlenen konuşmacılar, finans dünyasının merkezine Türkiye’nin stratejik konumunu yerleştirdi. Türkiye Cumhuriyeti’nden üst düzey iştirakçiler ile Türk maliye politikalarının geleceğine dair bakış, katılımcılar için net yol haritaları oluşturdu. Bu etkileşim, sadece Türkiye’nin yatırım potansiyelini değil, aynı zamanda bölgesel işbirliklerini ve küresel sermayenin Türkiye’ye olan ilgisini de güçlendirdi.
Güçlü veriler, net mesajlar sunan oturumlarda, Türkiye’nin yatırım iklimiyle ilgili somut veriler paylaşıldı. 2025 yılında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık 13,1 milyar dolar olması bekleniyor ve bunun yüzde 85’inin gayrimenkul dışı yatırımlardan oluştuğu belirtiliyor. Bu tablo, Türkiye’nin artık sadece “yatırım yapılabilir” bir pazar olmanın ötesine geçtiğini, aynı zamanda yatırımcılara çıkış fırsatları da sunabilen dinamik bir ekosistem olarak konumlandığını gösteriyor. Türkiye’nin bu konumu, yatırımcılar için çeşitlendirme, güvenli limanlar ve sürdürülebilir getiri odaklı bir portföy oluşturma açısından kritik bir rol oynuyor.
Türkiye Yeni Dönemde Stratejik Bir Yatırım Merkezi başlığı altında sunulan sunumlar, ülkenin üretim kapasitesi, iç pazarı ve stratejik ticaret koridorlarındaki konumunun, küresel yatırımcılar açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu vurguluyor. Unicorn seviyesine ulaşan şirketler ve hızla büyüyen girişim ekosistemi, yatırımcıları Türkiye’nin genç ve dinamik iş dünyasına çekiyor. Bu, yerel sermayenin rolünü güçlendirirken, kamu ve özel sektör tarafından kurulan Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Fonları (GSYF’ler) gibi araçların da orta ölçekli işlemlerde alternatif finansman olarak önem kazanması anlamına geliyor. Böylece banka kredisi ve halka arz dışındaki sermaye kaynakları da çeşitlenmiş oluyor.
“Türkiye, yatırım yapılabilir ve çıkış yapılabilir bir pazar olarak konumunu güçlendirmekte; bu da yatırımcılar için kısa vadeli getirilerin ötesinde uzun vadeli dayanıklılık ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli sunuyor.” şeklinde Barış Öney’in değerlendirmesi, katılımcılar arasında yankı buldu. Etkinlik, Türkiye’deki iş dünyasının ve fon yöneticilerinin uzun yıllardır test ettiği dayanıklılık ve adaptasyon kabiliyetinin yatırımcılar için bir avantaj olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, Batı’dan farklı coğrafyalara yönelmesi beklenen sermaye için Türkiye’nin stratejik konumu, projeler ve yatırımlar için güçlü bir katalizör olarak öne çıktı.
Globalturk Capital’in küresel ağları ve Türkiye arayüzü başlığıyla özetlenen oturumlarda, 2015’ten bu yana Londra, İstanbul, New York ve Washington DC’da düzenlenen etkinliklerin yatırımcılar ile iş dünyasını buluşturduğu ve Türkiye ile çevresindeki yatırım fırsatlarına dikkat çektiği mesajı yinelendi. Bu buluşmalar, farklı bölgelerden gelen fonların Türkiye’ye yönelmesini kolaylaştıran köprüler kuruyor ve geçmişte yatırım yapmamış fonların radarına girmesine zemin hazırlıyor. Etkinlikte yer alan sponsorlar ve destekçiler, ekosistemin büyümesine doğrudan katkı sağlayan önemli aktörler olarak öne çıktı.
Sonuç ve ileriye dönük bakış – Etkinlik, sadece konuşulan rakamlar ve anlık trendlerle sınırlı kalmadı; aynı zamanda gelecek için bir yol haritası sundu. Türkiye’nin yatırım ortamında sizler için hangi alanlar öne çıkıyor? Girişim sermayesi ve teknoloji yatırımları, sürdürülebilir enerji ve altyapı projeleri, dijital ekonomi ve fintech gibi alanlar, gelecek yıllarda yatırımcı ilgisinin odak noktaları olacak. Globalturk Capital, Londra Borsası ile yürüttüğü bu tür etkinliklerle küresel yatırımcıları Türkiye ile buluşturmaya devam ediyor ve bu bağlamda yeni iş birliklerinin, ortaklıkların ve finansman modellerinin yolunu açıyor. Katkıda bulunan kurumlar: Alkima Partners, Baker McKenzie, Bek Ventures, Esas Holding, Esin Avukatlık Ortaklığı, Evercore, Evren Üçok, Greymore, Info Yatırım, Mastercard, Mediterra Capital, Meta, Oyak, Turkven, TFI Holding; destekçi kurumlar ise Atelier Rebul ve 360+ Media Technologies olarak öne çıktı. Kaynak: KAHA Kapsül Haber Ajansı.