Suların Geleceğini Şekillendiren Adımlar: PepsiCo Türkiye’nin “Bir Damla Bir Dünya” Projesi Tekirdağ’da Yeni Bir Dönem Başlatıyor
PepsiCo Türkiye, su kaynaklarının sürdürülebilirliği için yürüttüğü büyük ölçekli bir çaba olan “Bir Damla Bir Dünya” projesini, kapsamını genişleterek yeni bir aşamaya taşıyor. 2023 yılında Tarsus Berdan Havzası’nda başlayan, ardından Manisa, İzmir ve Adana’da başarılı biçimde uygulanan program, 2026 yılında Tekirdağ’da Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi iş birliğiyle hayata geçirilecek. Bu genişletilmiş çerçeve, Meriç-Ergene Havzası’ndaki su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir tarımsal uygulamaların yaygınlaştırılması hedefiyle adım adım ilerliyor.

Çiftçilere yönelik uygulamalarda damla sulama tekniğinin yanı sıra koruyucu tarım yöntemleri de devrede olacak. Amacımız sadece suyu tasarruflu kullanmakla sınırlı kalmayıp, toprak sağlığını ve ekosistem dengesini korumak. Bu kapsamda çiftçiler, yağışın az olduğu dönemlerde bile verimi güvence altına alacak pratiklere yönlendiriliyor ve toprağın yapısının bozulmaması için gerekli önlemler alınıyor.
3 BİN DEKAR ARAZİDE UYGULANIYOR ifadesi, bu programın ne kadar geniş bir alanda etkili olduğunu gösteriyor. 2026’ya dek, koruyucu tarım uygulamalarıyla birlikte damla sulama yayılımı daha da artacak. Böylece su kaybı minimuma indirilecek, bu sulama yöntemiyle toprağın su tutma kapasitesi güçlendirilecek ve sulama miktarları azaltılarak kaynaklar daha verimli kullanılacak.

PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay’ın açıklamaları, projenin sadece çevresel bir adım olmadığını, aynı zamanda sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğe yönelik uzun vadeli bir yatırım olduğunu net biçimde gösteriyor. Günay, su yönetiminin giderek daha kritik bir konu haline geldiğini vurgulayarak, şirketin hedeflerini şu sözlerle özetledi: su kullanımını azaltmak, kullanılan suyu geri kazanmak ve temiz suya erişimi artırmak. 2025 yılı özelinde, Tarsus, Manisa, İzmir ve Adana’daki operasyon havzalarında yaklaşık 1,14 milyon metreküp suyun doğaya geri kazandırıldığı açıklandı.
Tekirdağ’daki yeni proje, bu başarılı modelin Meriç-Ergene Havzası’na taşınmasıyla geniş bir etki yaratmayı amaçlıyor. Proje, sadece bir su tasarrufu planı değil; tarımsal verimliliği artırırken çiftçilerin gelirlerini güvenceye almak, yerel ekosistemi korumak ve bölgedeki su gerçeğini dönüştürmek için tasarlandı. Gelecekte uygulama sahalarının daha da genişlemesi mümkün görünürken, yerel çiftçiler için eğitimler, destek programları ve izleme mekanizmaları da güçlendirilecek. Bu adımlar, tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin altını çizmeye devam ediyor ve toplumsal farkındalık için güçlü bir örnek teşkil ediyor.