Dış Ticarette Şimdiye Kadar En Detaylı Görünüm: Temmuz 2026 İhracat ve İthalat Raporuyla Türkiye’nin Ekonomik Nabzı
Temmuz 2026 için yayımlanan dış ticaret verileri, Türkiye’nin dış borçlanma maliyetleri ve cari işlemler açığıyla ilgili karar alıcılar için kritik bir gösterge sunuyor. Bakanlığın açıklamasına göre Temmuz ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre %2,9 artışla 25 milyar 621 milyon dolar olurken, ithalat %5,2 yükselişle 32 milyar 989 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu sayılar, yılın üçüncü çeyreğine girerken Türkiye’nin küresel tedarik zinciri dengelerini nasıl yönettiğine dair ipuçları veriyor. Dış ticaret hacmi ise %4,1 artışla 58 milyar 610 milyon dolara çıkarak karşılaştırmalı bir tablo oluşturuyor.

İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yıla göre 1,7 puan azalarak %77,7 seviyesinde kaldı. Enerji hariç bakıldığında bu oran %89,4’e, enerji ve altın hariç hesaplandığında ise %90,8’e ulaştı. Bu rakamlar, enerji maliyetlerindeki dalgalanmanın dış ticaret dengesine etkisini net olarak gösterirken, iç talep ile üretim arasındaki dengenin de yangın ışıklarıdır.
AB’nin ihracatta ön planda olması dikkat çekici. Ülke grupları bazında Temmuz’da en çok ihracat Avrupa Birliği’ne (AB-27) yapıldı. AB ülkelerine gerçekleştirilen ihracat 10 milyar 159 milyon dolar olurken, Yakın ve Ortadoğu ülkelerine 4 milyar 1 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine ise 3 milyar 913 milyon dolar ihracat yapıldı. Bu tablo, Türkiye’nin bölgeler arası ticaret stratejisini şekillendirecek verileri içeriyor.

Almanya, ABD ve İngiltere’nin payı özelinde bakıldığında Temmuz ayında Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler sırasıyla Almanya, ABD ve İngiltere oldu. Almanya’ya 2 milyar 41 milyon dolar, ABD’ye 1 milyar 689 milyon dolar ve İngiltere’ye 1 milyar 328 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti. İhracatta ilk 10 ülkenin toplam payı %44,8 olarak hesaplandı; bu, Türkiye’nin dış talep yapısında bazı bölgesel yoğunlaşmalar olduğunu gösteriyor.

İthalatta Çin önde gelen ülkeler arasına Çin 5 milyar 48 milyon dolar ile liderlik ediyor. Bunu 2 milyar 522 milyon dolar ile Almanya ve 2 milyar 117 milyon dolar ile Rusya takip ediyor. İlk 10 ülkenin toplam ithalattaki payı ise %53,5 seviyesinde. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde Çin’in konumunun hala merkezi olduğunu gösteriyor ve Türkiye’nin zincirler üzerindeki kırılganlıklarını analiz etmek için önemli bir veri seti sunuyor.
İhracatın bölgesel dağılımı ve ürün yapısı açısından bakıldığında, imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %94,4 ile zirvede. Geniş Ekonomik Gruplar (BEC) içinde hammaddeler ve tüketim malları, yatırım mallarıyla karşılaştırıldığında ön plana çıkıyor. Ancak ihracatta imalat sanayisinin ağırlığı, yüksek katma değerli ürünlerin payını artırma yönünde bir sinerji yaratıyor. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,0 ve madencilik ile taş ocakçılığı %1,8 olarak kaydedildi. İthalatta ise imalat sanayisi %82,2 payla başı çekiyor; bu durum, Türkiye’nin iç talebi karşılamak için sanayi ağırlıklı bir ithalat yapısı benimsediğini gösteriyor.
İç talep ve yatırım cepheleri için 2026 Ocak-Temmuz dönemi verileri, ihracatın %3,4 artışla 161 milyar 601 milyon dolara yükseldiğini, ithalatın ise %4,7 artışla 222 milyar 109 milyon dolara ulaştığını gösteriyor. Dış ticaret hacmi bu dönemde %4,1 artarak 383 milyar 710 milyon dolar oldu. Bu rakamlar, küresel ekonomideki belirsizliklere karşı Türkiye’nin dayanıklılık göstergelerini güçlendiriyor.