Madımak’ın Yıl Dönümünde Laiklik ve Dayanışma Çağrısı: Eşit Yurttaşlık ve Hafıza Mücadelesi

Madımak’ın Yıl Dönümünde Laiklik ve Dayanışma Çağrısı: Eşit Yurttaşlık ve Hafıza Mücadelesi

2 Temmuz’un yankısı, sadece geçmişte yaşanan bir trajediyi hatırlatmakla kalmaz; bugünümüzü ve geleceğimizi de şekillendiren bir çağrıyı içerir. Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer’in Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde yayımladığı mesaj, laiklik, eşit yurttaşlık ve dayanışma prangalarını yeniden kurmayı hedefleyen bir manifesto niteliği taşıyor. Bu metin, yalnızca bir anı değil, bir duruş, bir sorumluluk ve bir karakter beyanıdır.

Benzer, yılların birikimiyle güçlenen bir hafızanın sesini yükseltiyor ve toplumsal barışa yönelen saldırıların asıl hedefinin insan olduğunun altını çiziyor. Facianın üzerinden yıllar geçse de, o günlerde yitirilen canların hatırası yaşamın her alanında birer uyarı olarak duruyor. 33 aydının, sanatçının ve iki otel görevlisinin aramızdan ayrılışı, kimliklerimiz ne kadar çeşitli olursa olsun bir arada yaşamayı gerektiren bir toplumsal sözün taşıyıcısıdır. Bu söz, sadece geçmişi anmakla kalmaz; geleceğe dair bir kararlılık taşır.

Günümüzde dayanışma ve eşit yurttaşlık düşüncesi, bireylerin din, dil, inanç ya da kimlik farkı gözetmeksizin aynı hak ve özgürlüklere sahip olması gerektiğini savunur. Benzer’in mesajı, bu değerleri korumanın ve güçlendirmenin eylem gerektirdiğini hatırlatır: İnsan onurunu hedef alan her türlü zihniyeti gerileten adımlar atılmalı, suskunluk yerine dayanışma ve aktif mücadele yeşertilmelidir. Sivil toplumu güçlendirmek için diyalog ve gönüllü dayanışma ön planda tutulmalıdır.

Laikliğin ve eşit yurttaşlığın gerekliliği, sadece devlet politikalarıyla sınırlı kalmamalı; mahallelerden başlayarak toplumun her kesimine sirayet eden günlük davranışlara da yansıtılmalıdır. Madımak ışığında, inançlar arası güveni oluşturan, farklı kimlikleri eşit haklar altında buluşturan bir medeniyet inşa etme sorumluluğumuz vardır. Yıkıcı ve düşmanlık üreten söylemler yerine, ortak değerler etrafında kenetlenmek, birbirimizin geçmişine saygı duymak ve geleceğe umutla bakmak gerekir.

Bu vesileyle, aksiyona dönük bir dayanışma ağı kurulması çağrısı yükseliyor: Eğitimde, kültürde ve sosyal hayatta eşit fırsatlar sunan politikaların uygulanması; Alevi yurttaşlarımız başta olmak üzere tüm toplulukların güvenli ve kapsayıcı yaşama alanlarına sahip olması; toplumsal hafızanın korunması için anma ritüellerinin ve arşiv çalışmalarının güçlendirilmesi. Madımak’ı anarken, yalnızca acıyı değil, dayanışmayı, birlikteliği ve özgürlüğü de yüceltiyoruz.

Bugün bize düşen görev, geride bıraktığımız acıyı incitmeden, onun üzerinden gelecek için inşa ettiğimiz kararlılığı büyütmektir. İnsanı inancından, kimliğinden ve düşüncesinden dolayı hedef alan bu zihniyete karşı durmak; laiklik, eşit yurttaşlık, özgürlük ve kardeşçe yaşam değerlerini savunmak için omuz omuza yürümektir. Madımak’ı unutmamak, yalnızca geçmişi hatırlamak değil; bu ülkenin geleceğini karanlığa teslim etmemektir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar