Çocuk Dostu Kent İçin Üreten Zihinler: Karabağlar Akademi 2. Yaz Programı Sahaya İnteraktif Bir Yolculuk Başlatıyor
Karabağlar Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyeleri arasındaki iş birliği yeni bir dönemi başlattı. Bu yıl ‘Çocuk Dostu Kent’ temasıyla hayata geçirilen Karabağlar Akademi 2. Yaz Programı, üç hafta boyunca Karabağlar Şehitler ve Selvili mahallelerinde sahayı adeta sınıf olarak kullanacak. Farklı disiplinlerden gelen üniversite öğrencileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve belediye birimleriyle birlikte çocuk odaklı kent projeleri üzerinde çalışacak ve saha deneyimlerini toplumsal faydaya dönüştürmeyi hedefleyecekler.
Açılışta konuşan Karabağlar Belediye Başkan Yardımcısı Özlem Şenyol Kocaer, geçen yıl elde edilen deneyimin bu yıla çok değerli bir birikim kattığını belirterek, öğrencilerin yalnızca akademik kalmayıp Praktik proje çözümlerine dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. Kocaer, çocuk dostu kent yaklaşımının herkes için daha güvenli ve yaşanabilir bir şehir yaratmanın anahtarı olduğunu, yerel yönetim ile üniversite iş birliğinin sahaya çıkarak uygulanabilir çözümler üretmesini amaçladığını vurguladı.
Akademi sahaya taşınıyor Program koordinatörlerinden Büşra Koç, önceki yıl elde edilen deneyimlerin bu yıl daha da ileri götürüleceğini ifade etti. Farklı üniversitelerden toplam 17 öğrencinin Karabağlar’da saha araştırmaları yapacağını söyleyen Koç, çocuk dostu kent anlayışının yalnızca mekânsal düzenlemelerle sınırlı kalmayacağını, mahalleleri çocuklarla birlikte keşfedecek, mahalle sakinlerini dinleyecek ve ihtiyaçlara uygun çözümler geliştireceklerini belirtti. Teknik ve sosyal bilimleri aynı masada buluşturan bu yaklaşım, projelerin uygulanabilirliğini artırmayı amaçlıyor.
Geçen yılın çıktıları hakkında bilgi veren Özge Uzun, saha araştırmaları, teknik geziler ve grup çalışmalarının ardından mahallenin kendi ihtiyaçlarına uygun proje önerileri oluşturulduğunu hatırlattı. Bu yıl da benzer yöntemlerle daha kapsamlı çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Çocuk dostu kent, ortak akılla mümkün görüşünü paylaşan Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hikmet Gökmen, kentlerin dönüşümünün ancak yerel yönetimler, akademi, meslek insanları, sivil toplum ve yurttaşların birlikte çalışmasıyla gerçekleşebileceğini ifade etti. Küçük ölçekli, fakat etkili dokunuşların bile kent yaşamını değiştirebileceğini vurguladı; güvenli bir yaya geçidi, gölge sağlayan ağaçlar ya da çocukların özgürce oynayabileceği bir sokağın bile büyük farklar yaratabileceğini söyledi.
Doç. Dr. Gözde Ekşioğlu Çetintahra ise çocuk dostu kent kavramına farklı bir bakış açısı getirerek, çocukların gelecekte gülümseyerek hatırlayacakları anılar biriktirebilecekleri kentlerin gerçek anlamda çocuk dostu kentler olduğunu belirtti. Ekşioğlu, yalnızca parklar ve oyun alanları üretmenin yeterli olmadığını, çocukların güvenli büyüyebilecekleri, hayal kurabilecekleri ve yaşam deneyimleri oluşturabilecekleri mekânların tasarlanması gerektiğini vurguladı.
Sosyolog ve emekli öğretim görevlisi Prof. Dr. Uğur Tekin, kentlerin rant odaklı değil insan odaklı planlanması gerektiğini ifade ederek, çocuk dostu kent anlayışının kamusal alanları güçlendiren ve çocukların doğayla buluşmasını sağlayan yaşam alanlarını önceliklendirmesi gerektiğini belirtti. Karabağlar Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü’nde görevli Sosyolog Taner Yavuz ise mahallelerin demografik yapısında çocuk nüfusunun değişkenlik gösterdiğini belirterek, özellikle tek ebeveynli aileler ve sosyal risk altındaki çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici çalışmaların önemine dikkat çekti.
Karabağlar Belediye Başkan Vekili Burcu Uğantaş ise açıklamasında Karabağlar Akademi’nin belediye açısından yalnızca akademik bir etkinlik olmadığını belirtti. Program kapsamında geliştirilecek önerilerin belediyenin karar süreçlerine yön vereceğini, geçen yıldan kalan uygulamaların ise hayata geçmeye başladığını kaydetti. Öğrencilerin özgür bakış açısının belediyeye yeni ufuklar kazandıracağını vurgulayarak, “Sizlerin üreteceği fikirler bize ilham verecek ve kentimizi birlikte geliştireceğiz.” dedi.
Geniş iş birliği içerisinde yürütülen programın ana paydaşlığı Dokuz Eylül Üniversitesi’ne aitken İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Demokrasi Üniversitesi de akademik paydaş olarak katkı sunuyor. Superpool, Şehir Dedektifi, Yaya Derneği ve UrbanTank gibi sivil toplum kuruluşları da sürece güç katıyor. Üç hafta sürecek program, saha araştırmaları, seminerler, teknik geziler ve mahalle çalışmalarıyla çocuk dostu kent yaklaşımına yönelik proje önerileri üretecek. Hazırlanan çalışmalar, final sunumuyla kamuoyuyla paylaşılacak; böylece kent yaşamına yön veren fikirler, belediye karar süreçlerinde kendini gösterme imkanı bulacak.