Kemeraltı: Şehrin Açık Hava Müzesi ve Zamanın İşaretleriyle Dokunan Bir Büyü

Kemeraltı: Şehrin Açık Hava Müzesi ve Zamanın İşaretleriyle Dokunan Bir Büyü

İzmir’in kalbinde atılan her adım, adeta tarihimi duyan bir ritimle çarpıyor. APİKAM’ın salonunda buluşan bu özel akşam, Kemeraltı’nın sokaklarında saklı kalan anıları aydınlatmak için bir araya gelenler için hazırlanmış bir yol haritası gibi. 18 Mayıs Pazartesi akşamı, 18.00-19.30 saatleri arasında, İzmir’in en canlı ve çok katmanlı tarihi meydanlarından birinin kalbinde, açık hava müzesinin derinlikleriyle yüzleşeceğiz. Burası sadece bir dükkanlar geçidi değil; binlerce yıllık ticaretin, kültürel etkileşimin ve kimliklerin birbirine karıştığı, canlı bir tiyatro sahnesidir.

APİKAM Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı’nın zarif moderasyonunda, Ege Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden saygın Prof. Dr. Şakir Çakmak konuk konuşmacı olarak aramızda olacak. Konuşmalar, Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan İzmir Tarihî Liman Kenti sınırları içinde bulunan Kemeraltı’nın zenginleşen dokusunu derinlemesine incelecek. Amaç, sadece bir kent tarihinin kronolojisini sunmak değil, bugün yaşananları geçmişin ışığında yeniden görmek ve her bir ziyaretçinin kendi hikayesini orada bulmasını sağlamak.

Kemeraltı’nın sokakları bir arkeolojik katmanlar gibi açığa çıkan hikâyelerle doludur: taşların altında saklı olan ticaretin ritmi, kahvehane sohbetlerinin nabzı, sandalların ve pazar tezgahlarının öğütlediği sabrı, farklı kültürlerin bir araya geldiği anların hissedildiği anlar. Bu konferans, bu derinlikleri gündeme getirerek, katılımcılara Kemeraltı’nı sadece bir alışveriş merkezi olarak görmekten öteye taşıyıp canlı bir hafıza alanı olarak deneyimletmeyi amaçlar.

Birlik ve dayanışmanın da konuşulacağı bu akşam, İzmir’in sakinlerine ve şehir dostlarına, geçmişle bugün arasındaki köprüleri güçlendirme çağrısını taşıyor. Her birimiz bu meydanda kendi anılarımızı, yenilenme isteğimizi ve şehrin bize fısıldadığı gelecek vizyonunu duyabiliriz. Bu nedenle, Kemeraltı’nın büyüsü sadece gözle keşfedilecek bir güzellik değildir; aynı zamanda dokuduğu kültürel zenginliğin sahiplenilmesini bekleyen canlı bir mirasın sesidir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar