700 Yıllık Çeşme Kültürü: Bursa’nın Su Mirası Konak Kültürüyle Yeniden Yansıyor
Geleneksel çeşmelerin kent hafızasında ne kadar derin bir yer tuttuğunu gözler önüne seren “700 Yıllık Çeşme Kültürü” sergisi, Konak Kültürevi’nde izleyiciyle buluştu. Nilüfer Kent Konseyi Kent Kültürü Çalışma Grubu’nun ilk sergisi olarak açılan bu etkinliğe, kent yöneticileri ve binlerce davetli iştirak etti.
Çeşmelerin yalnızca mimari bir unsur olmadığını söyleyen konuşmacılar, bu yapıtların geçmişin anılarını taşıdığını vurguladı. Emre Karagöz, çeşmelerin kent yaşamının ayrılmaz parçaları olduğunu belirterek, gönüllülerin kent kültürü çalışmalarında önemli bir rol oynadığını ifade etti. Kent Konseyi Başkanı Aydın ise serginin kentin tarihsel dokusunu aydınlatarak farkındalık yarattığını söyledi.
BURSA ÇEŞMELERİNİN ÖZGÜN HİKAYELERİ konulu bölümde, Kenan Yetişen ve ekip arkadaşları serginin odak noktasını dört bir yanından topladıkları fotoğraflarla zenginleştirdi. Yetişen, incelemeleriyle Bursa’daki su mimarisinin üç belirgin özelliğini öne çıkardı: Çeşmelerin coğrafyaya göre şehir merkezinde ağaca çınar, dağ yöresinde meşe, deniz kıyısında ise zeytin ağaçlarının dibine konumlandırılması; camilerin içlerine estetik öğeler olarak entegre edilen çeşmelerin sürdürülmesi; sokak köşeleri, mezarlıklar ve apartman girişlerinde rozet gibi kullanılan çeşmelerin kentin gündelik yaşamında nasıl iç içe geçtiğidir.
3 Nisan’a kadar ziyaretlere açık olan sergi, açılışın ardından katılımcılara sergi farkındalığını pekiştirmeleri için unutulmaz bir deneyim sundu. Program sonunda, emeklerinden dolayı Karagöz ve Aydın tarafından Kenan Yetişen’e teşekkür plaketi verildi. Sergi, Konak Kültürevi’nde sanatseverleri karşılamaya devam ediyor ve 3 Nisan Cuma gününe kadar ziyaretçi kabul ediyor.