Bekar Annelerin Dijital Gücü: 100 Kadın için 24 Haftalık Dönüştürücü Yolculuk ve Toplumsal Dayanıklılık Projesi
Birlikte büyüyecek bir gelecek için adım atıyoruz. Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon bekar annenin çocuklarını tek başına büyüttüğü gerçeği, ekonomik ve toplumsal karşılıklar doğuruyor. Bu kadınlar, iş hayatından zaman zaman kopmuş ya da dalgalı bir gelirle karşı karşıya kalabiliyorlar. Ancak güçlü bir destek ve doğru yönlendirme ile bu durum, yalnızca bireysel bir yük olmaktan çıkıp aileleri ve gelecek nesilleri olumlu yönde dönüştürebilecek bir fırsata dönüşebilir. Bu nedenle QNB Türkiye ve İKADE’nin iş birliğiyle hayata geçirilen 24 haftalık program, eğitim, mentorluk ve uygulamalı atölye çalışmalarıyla katılımcılara dijital ekonominin kapılarını aralamayı hedefliyor.
Programın ana fikri, katılımcı kadınların sadece eğitim almakla kalmayıp aynı zamanda gerçek istihdama dönüşen yetkinlikler edinmeleri ve kendi gelirlerini yaratmalarıdır. Dersler dijital pazarlama, e-ticaret ve e-ihracat gibi alanları kapsarken, fintech ve dijital finans uygulamaları, yapay zeka tabanlı çözümler ve veri analizi gibi çağın becerilerini de içeriyor. Ayrıca hukuki danışmanlık, kişisel gelişim ve psikososyal dayanıklılığı destekleyen modüller ile katılımcıların kapsamlı bir destek ağına kavuşması sağlanıyor. Bu yaklaşım, sadece bireysel yetkinlikleri güçlendirmekle kalmıyor; aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık hedefleriyle bağdaşıyor.
İlk altı aylık dönemde, en az yüzde 40 katılımcının istihdama dönüşmesi veya gelir getirici bir faaliyete başlaması hedefleniyor. Bu hedef, sadece kişisel bir başarı göstergesi değil, aynı zamanda çocuklar ve yakın çevre için dolaylı bir etki yaratıyor: yaklaşık 500 kişilik bir ağ etkisi. Çocukların eğitim ve sosyal gelişimini destekleyen bu yaklaşım, ailenin bütünü üzerinde olumlu bir döngü başlatıyor. Programın sürdürülebilirliği ise, mezunlar arasında kurulan dayanışma ağıyla güç kazanıyor: mezunlar, birbirlerine mentorluk yapmaya devam ederken, yeni katılımcılar için güçlü bir rol model ve destek sistemi oluşuyor.
Toplumsal etkisi ve paydaş iş birliği Bu girişim, yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi olarak sınırlı kalmıyor; özel sektörün daha geniş ölçekte sorumluluk almasının somut bir örneğine dönüşüyor. QNB Türkiye, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık hedeflerini, bu projeyle ölçülebilir ve somut sonuçlar elde eden bir modele dönüştürüyor. Projenin değer zinciri, bankacılık dışı alanlarda da kadınların dijital ekonomide kalıcı bir yer edinmesini mümkün kılıyor. Yeliz Ataay Arıkök, Proje hakkında şu görüşleri paylaşıyor: “Kadınların ekonomik hayata tam ve etkin katılımı olmadan sürdürülebilir kalkınma mümkün değildir. Bekar anneler, hem ekonomik hem de sosyal dayanıklılık gerektiren bir sorumluluğu üstleniyor. Bu programla hedefimiz, eğitim sunmanın ötesine geçip kadınları dijital ekonomide kalıcı bir konuma taşımaktır.” İKADE Başkanı Sevtap Küçük de, dijital gelir ve e-ihracat odaklı yaklaşımla bu projeyi üç temel etki alanında topluyor: anne ve çocuk odaklılık, gelir üretimi ve toplumsal güçlenme. Onların güçlenmesi yalnızca bireysel bir kazanım değil, çocukların geleceğini de şekillendiren bir yatırımdır. Proje ortakları, paydaşlar ve katılımcılar arasındaki iş birliği, etki alanını genişleten en güçlü motor olarak öne çıkıyor.
Geleceğe dair vizyon ve devamlılık Program sonunda mezun ağı kurulduktan sonra, katılımcılar bu ağı kullanarak birbirlerine mentorluk sunmaya devam edecekler. Bu dayanışma yapısı, kısa vadeli istihdam hedeflerini aşan bir toplumsal dayanıklılık modelinin temelini oluşturuyor. QNB Türkiye, finansal destek sağlamakla kalmıyor; kapsayıcı büyümeyi ve sosyal sermayeyi güçlendiren bir ekosistem yaratmayı amaçlıyor. Bu vizyon, bankanın sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık hedefleriyle doğrudan uyum içinde. Sonuç olarak, program yalnızca ekonomik bağımsızlığı desteklemekle kalmıyor; kadınların dijital ekonomide yer edinmesiyle toplumsal yaşamın her alanında daha kapsayıcı ve dirençli bir Türkiye’nin kapılarını aralıyor.