Japonya’ya Gıda İhracatı İçin Yeni Bir Dönem: Türkiye’nin Hedefi 1 Milyar Dolar ve Büyüyen Fuar Hikayesi

Japonya’ya Gıda İhracatı İçin Yeni Bir Dönem: Türkiye’nin Hedefi 1 Milyar Dolar ve Büyüyen Fuar Hikayesi

Gıda ticaretinin küresel arenada hangi ülkeler için vazgeçilmez olabildiğini FOODEX Japan Fuarı üzerinden sahnede net bir şekilde gördük. Türkiye, Japonya’ya olan gıda ihracatında 2025 yılında 337 milyon doları aşan bir performans sergileyerek dikkat çekti. Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, orta vadede hedeflerini daha iddialı bir düzeye taşımak istediklerini belirtirken şu vurguyu yapıyor: “Bu fuar, 1 milyar dolar hedefine giden yolda kilit bir adımdır.” Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatının büyük bir kısmını Ege bölgesinden gerçekleştirdiğini hatırlatan Işık, fuar kapsamında düzenlenen tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin büyük ilgi gördüğünü belirtti.

FOODEX Japan Fuarı yalnızca bir sergi alanı olmaktan öte, bölgesel bir ticaret merkezi hüviyetinde. Muhammet Öztürk başkanlığındaki Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, fuarın Türk firmalarına yeni iş bağlantıları kurma ve Uzak Doğu pazarını yakından tanıma fırsatı sunduğunu ifade etti. Zeytinyağından makarnaya kadar geniş ürün yelpazesinin Japon ve uluslararası alıcılara sunulduğu bu çaba, Türk şirketlerinin kalite odaklı ürünlerle uyumlu bir pazarlama stratejisi geliştirmesine olanak tanıdı.

Türk Mutfağı ve Türk Ürünlerinin Uluslararası Gözdesi Fuarda gerçekleştirilen tadım etkinlikleri, Michelin yıldızlı Şef Osman Serdaroğlu’nun katkılarıyla Türk ürünlerinin Japon damak tadına uygun biçimde sunulmasına olanak tanıdı. Türk somonu ve orkinosu ile hazırlanan suşi ve saşimi, Türk şarapları ve kahvesi, zeytinyağı seminerleri ve Türk çayı semineri gibi deneyimler ziyaretçilerin büyük beğenisini kazandı. Bedri Girit başkanlığındaki Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2025 itibarıyla Japonya’ya yapılacak ihracatın yüzde 33’üne denk gelen 113 milyon dolarlık su ürünleri hacminin öne çıkacağını açıkladı. Bu ileriye dönük tablo, Türkiye’nin su ürünleri dış ticaretinde de güçlendirilmiş bir konuma yükseldiğini gösteriyor.

Kurumsal Temaslar ve Stratejik İş Birlikleri Fuara katılan Türk heyeti, yalnızca sergi alanında durmadı; Türkiye ile Japonya arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi adına önde gelen kurum ve kuruluşlarla temaslar kurdu. Japonya Ulusal Deniz Suyu Balık Yetiştiriciliği Birliği, Japonya Kuruyemiş Birliği, Otsuma Kadın Üniversitesi ve Japonya Bitkisel Yağ Derneği gibi kurumlarla kurulan temaslar, gelecekteki ticari iş birliklerinin zeminini güçlendirdi. Emre Uygun’un başkanlığındaki Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, Japonya’nın Türk zeytinyağı pazarındaki hızlı değişime tanıklık ederken, bu alanda uzun vadeli ortaklıklar için görüşmeleri sürdürdü.

Türkiye’nin hangi ürünlerle öne çıktığı konusuna bakacak olursak; taze veya soğutulmuş balıklar, makarnalar ve kuskus, zeytinyağı, kurutulmuş üzüm ve çeşitli meyve-sebze suları, balık filetoları, konserve domatesler, kurutulmuş meyveler, fındık, turunçgiller ve dondurulmuş balıklar gibi geniş bir yelpaze öne çıktı. 2026 fuarına baktığımızda, milli katılım 45 firma ve bireysel katılım 4 firma ile toplam 49 Türk firması katılım gösterdi. Fuar 4 gün sürdü ve 73.842 ziyaretçi tarafından gezildi. Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul ile Ticaret Başmüşavirleri Mukaddes Nur Yılmaz ve Sedat Yıldız, stantları ziyaret ederek katılımcılarla görüş alışverişinde bulundu.

Etkinliğin arkasındaki stratejiyi ve gelecek vizyonunu özetleyen konuşmalar, yalnızca mevcut hacmi korumakla kalmayıp, hedeflenen 1 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmak için atılması gereken adımları da netleştirdi. Işık’tan Öztürk’e, Girit’e ve Uygun’a kadar gelen uzman yorumları, Türk firmalarının Japonya’da rekabet gücünü artırmak adına kalite odaklı stratejileri nasıl uygulayacağını gösterdi. Ayrıca fuarın sonunda, 2024/25 sezonunda Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında Japonya’nın ikinci sıraya yükseldiği bilgisinden hareketle, kısa vadede bu pazarda 100 milyon dolara ulaşma hedefinin gerçekçi olduğuna vurgu yapıldı.

Sonuç olarak, bu fuar, Türkiye’nin Japonya’ya yönelik gıda ihracatında yalnızca rakamlarla değil, kalite odaklı ürün portföyü, stratejik iş birlikleri ve kültürel etkileşimlerle güçlenen uzun vadeli bir ilerlemenin sembolü haline geldi. 2026 ve sonrası için öngörülen büyüme, Türk üreticilerin global arenada daha büyük bir paya sahip olması için gerekli olan altyapıyı ve sinerjiyi sunuyor. Kaynak ve katılımcı profili detayları, bu dinamik sürecin bir parçası olarak ilerideki raporlarda daha da netleşecek.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar