Madrid’deki Fruit Attraction Zirvesinde Türkiye’nin Yaş Meyve Sebze İhracatı Parlayan Yıldızını Gösterdi: Hedef 20 Milyon Dolar Yolda
İzmir (İGFA) – 2026 yılının ocak–eylül döneminde yaş meyve sebze ihracatını %42 artışla 2 milyar 229 milyon dolardan 3 milyar 170 milyon dolara yükselten Türkiye’nin önde gelen ihracatçıları, yıl sonu hedeflerini Madrid’de düzenlenen Fruit Attraction Fuarı ile daha görünür kılmayı başardı. Avrupa’nın en önemli taze meyve ve sebze fuarlarından biri olan bu etkinlik, 6–8 Ekim 2026 tarihlerinde IFEMA MADRID’de, İspanya Meyve Sebze Üretici ve İhracatçıları Federasyonu FEPEX iş birliğiyle milyonlarca ziyaretçiyi ağırladı. Fuarda taze ürünler, lojistik çözümleri, yardımcı sanayi ve inovasyon teknolojilerini tek çatı altında görmek mümkün oldu; Türkiye’nin ihracatçıları, üç gün boyunca dünyanın dört bir yanından gelen ithalatçılarla potansiyellerini görüşüp tartışma fırsatı yakaladı. İhracatçılar Birliği Başkanı Cengiz Balık’ın ifadeleriyle “Gelecek için taşıdığımız en güçlü köprü, pazar çeşitliliği ve kalite odaklı üretim” vurgusu, katılımcıların motivasyonunu ve sektöre olan güveni pekiştirdi. İspanya’ya yapılan ihracat ise geçmiş yıllara kıyasla hızlı bir yükseliş gösterdi. 2025 Ocak–Eylül döneminde 2,4 milyon dolar olan değer, 2026 Ocak–Eylül’de %233’lük artışla 8 milyon doları aştı; özellikle kiraz, nar ve mandalina en çok talep gören ürünler olarak öne çıktı. Bu ivme, Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda İspanya’ya 10 milyondolardan başlayıp 20 milyon dolara çıkması hedeflerini net biçimde ortaya koyuyor. Katılımcılar arasında yer alan yerel üreticiler ve ihracatçılar, fuar kapsamında Avrupa’nın farklı ülkelerinden alıcılarla kurdukları temaslar sayesinde mevcut pazarları güçlendirdi ve yeni iş birlikleri için adımlar attı. Avantajlar açısından bakıldığında, Türkiye’nin sıcak ve soğuk zincirinin güvenilirliği, lojistik altyapısının iyileştirilmesi ve kalite kontrol mekanizmalarının sıkı uygulanması, ilerleyen dönemde ihracat hacmini daha da büyütmeye olanak tanıyacak gibi görünüyor. Ayrıca fuarda, genç üreticilerin danışmanlık hizmetleri, teknolojik altyapı yatırımları ve sürdürülebilir tarım uygulamaları konularında bilgi paylaşımı yapılması, sektörde inovasyon ekosisteminin güçlenmesini sağladı. Tarımsal üretimde kalitenin sürekliliği için sertifikasyon ve standart izlenebilirlik konularında da yeni iş modelleri ve ortaklıklar kuruldu. Türkiye’nin katılımı, sadece rakamsal büyüme olarak değil, kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik odaklı bir imajla da pekişti. Bu fuarın ardından ihracatçı birlikleri, pazarlama stratejilerini güncelleyerek hedef pazarlar için özel kampanyalar ve ürün portföyleri oluşturacak. İlerleyen dönemde, yeniden yapılandırılmış tedarik zincirleri ve tarım teknolojileriyle entegrasyon sayesinde ihracat rotaları genişleyebilir ve küresel rekabet gücü artabilir. Üretici ve ihracatçıların bilgi edinme, işbirliği kurma ve kapasite geliştirme talebi fuar boyunca yüksek seviyede hissedildi ve bu, sektörün bütünleşik büyüyüşünü pekiştirdi.