Bir Işık Hüzmesi: Edebiyatın İyileştirici Gücüyle İzmir’in Kültür Yolculuğu
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali, edebiyat, şiir ve sanatın bir araya geldiği zengin bir buluşmaya dönüştü. Etkinlikler boyunca Zülfü Livaneli ve Haydar Ergülen’in sohbetleri sadece kelimelerden ibaret kalmayıp, yürekleri birbirine bağlayan bir köprü kurdu. Söyleşinin ardından sinemanın büyülü dünyasına götüren belgesel, Nebil Özgentürk’ün yönetmenliğinde ekrana geldi ve izleyenleri sanatı ve toplumsal hafızayı bir araya getiren derin bir yolculuğa çıkardı. Salonda olduğu kadar bahçe alanında kurulan projeksiyonlar üzerinden de izleyiciler, festivalin büyüsünü paylaşmanın coşkusunu yaşadı. Edebiyatın iyileştirme gücüyle hareket eden bu festival, “Edebiyat İyileştirir” temasıyla dört gün boyunca İzmir’i bir açık hava kütüphanesine dönüştürdü. Bu süreçte onur konuğu Zülfü Livaneli ve seçkin şair Haydar Ergülen, edebiyat ve sanatın birbirini güçlendirdiği yolları tartışırken, dinleyicilere dillerin ve imgelerin nasıl toplumsal dönüşümün motoru olabileceğini gösterdiler.
Livaneli’nin yaşam öyküsünü beyaz perdeye taşıyan belgesel, sadece bir sanatçının portresi değildir; aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihinin, müzikle, sinemayla ve edebiyatla örülmüş karmaşık dokusunu da gözler önüne seriyor. Çocukluk ve gençlik yıllarından sürgün yıllarına uzanan yolculuk, sahne sanatları ve edebiyat üretimiyle kurulan karşılaşmalarda ortaya çıkan insani boyutlarıyla işleniyor. Belgeselde kullanılan arşiv görüntülerinin zenginliği, Livaneli’nin çok yönlü üretiminin toplumsal hafızaya nasıl kazındığını somut bir dille anlatıyor. İzleyicilerin yüzlerinde beliren ilgiyi ve duyguyu, sanatın birleştirici gücüyle anlamlı bir bağa dönüştüren bu çalışma, festivalin ruhunu güçlendirdi.
Festivalin ilerleyen günlerinde program gücü çeşitlilik ve derinlik kazanarak devam etti. 26 Eylül Cumartesi programında, yazarken iyileşmenin yollarını arayan atölyeler, felsefi tartışmalar ve şiirin iyileştirici etkisini ele alan konuşmalar bir araya geldi. A. Nilgün Canel’in “Yazarken İyileşmek” atölyesi, katılımcıların kelimelerle içsel dünyalarını keşfetmelerine olanak tanırken, Ahmet İnam’ın “İyiliğin Felsefesi” söyleşisi, ahlak ve estetik arasındaki ince çizgileri irdeledi. Romanın iyileştirici gücü üzerine yapılan panelde Fabienne Leloup ve Tarık Tufan, “Roman İyileştirir mi?” sorusunu farklı perspektiflerden ele alarak edebiyat ve yaşam arasında köprü kurdu. Şiir üzerine konuşmalar da zengin bir çerçeve ortaya koydu; İlhan Sami Çomak “Şiirle İyileşmek” fikriyle sesini yükseltti, Ayşe Acar ise Anadolu’nun tarihi ve kültürel hafızasının iyileştirme etkisini konuştu. Günün sonunda, “Şiir İyileştirir” başlıklı şiir okuma etkinliği ve Petra Nachtmanova dinletisiyle duygular daha derinleşti ve festivalin ritmi giderek yükseldi.
Festivalin son günü olan 27 Eylül Pazartesi’de sanat ve edebiyatın farklı disiplinlerinden toplam bir şölen kuruldu. İzmir Sanat Merkezi önünde başlayan programda Efruze Esra, “Masallar İyileştirir” performansıyla katılımcıları büyülü bir dünyaya taşıdı. Ferit Hüseyin’in “Yunus İyiliği” adlı kitabının lansmanı, halkla kitaplar arasında kurulan canlı bir köprü oldu. Zeynep Çolakoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sanatla İyileşmek” performans sanatı ve video-art çalışması, Mete Özel, Erkut Tokman ve Monica Papi gibi isimlerin katılımıyla görsel ve işitsel bir şölen sunuldu. Günün geçtiği tempo, Ayşe Bilge Selçuk’un “İyileşmek Üstüne” söyleşisiyle derinleşti ve “Şiir ve Sinema” söyleşisi ile süslendi. Namık Kuyumcu’nun anma etkinliği altında “Can Yücel 100 Yaşında” mesajı, dinleyenlere şairin mirasını güncel bir bakışla hatırlattı. Altay Ömer Erdoğan’ın “Hüseyin Peker 80 Yaşında” sunumu ise ustalar saygısının canlı bir örneğini sergiledi. Gün, “Şiir İyileştirir” adlı şiir okuması, Murat Çidamlı’nın “Piraye” oyunu ve Tolga Oskar yönetmenliğindeki “Nilgün” belgesel gösterimiyle taçlandı ve festival, katılımcıların kalplerinde uzun süreli bir ilham izi bıraktı.
Bu zengin içerik, izmir.art ve kultursanat.izmir.bel.tr adreslerinde detaylı program ve iletişim bilgilerinin bulunduğu açık bir rehbere dönüştü. Katılım gösteren her bir kişi, edebiyatın ve sanatın paylaşım gücüyle kendi içsel dünyanın kapılarını araladı; bu süreç, İzmir’in sanat ve edebiyat sahnesinin ne kadar dinamik ve kapsayıcı olabileceğini gösterdi. Festivalin tamamı, Beyaz Haber Ajansı tarafından sunulan aktarımla geniş bir kitleyle paylaşıldı ve bu paylaşım, hafızalarda uzun süreli bir ilham kaynağı olarak yerini aldı.