Bayındır Kızıloba’da Yenilenen Umut: Okul Şenliği ve Köyümüze Hizmetin Yeni Öyküsü
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bayındır Kızıloba İlkokulu’nu köklü bir yenilenme hamlesiyle yeniden hayata geçirerek, çocukların güvenli ve konforlu bir eğitim ortamına kavuşmasını sağladı. Projenin her aşaması, okulun günlük yaşamına dokunan ince ayrıntılarla şekillendi. Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, tadilat ve restorasyon çalışmalarını yerinde incelerken öğrencilerle ve köy halkıyla bir araya gelerek ihtiyaçları dinledi; bu ziyaret, sadece fiziksel iyileştirmeyi değil, topluluk dayanışmasını da ön plana çıkardı. Başkan, “İzmir’in merkezi neyse bizim için Bayındır’ın Kızıloba’sı da, İzmir’imizin 600 köyü de odur” sözleriyle, kentin tüm parçalarının eşit değer taşıdığını bir kez daha vurguladı. Bu kapsamda Okul Aile Birlikleri Destek Projesi çerçevesinde yürütülen bakım, onarım ve yenileme çalışmaları, çocukların hijyenik ve güvenli bir öğrenim ortamında yetişebilmesini hedefliyor. Bayındır Kızıloba İlkokulu da bu hedef doğrultusunda kapsamlı bir dönüşüm geçirdi.
Okul, yeni eğitim öğretim dönemine daha güçlü bir yüzle adım attı; bu önemli süreci kutlamak için köyde renkli bir şenlik düzenlendi. Başkan Tugay, sınıfları gezerek çocuklarla sohbet etti, onların günlük yaşamlarına dair ayrıntıları not etti ve bir öğrencinin sırasına oturarak sürpriz bir hediye olarak okul çantalarını dağıttı. Şenlik, yalnızca bir kutlama değildir; aynı zamanda köy halkının beklentileri, ihtiyaçları ve umutlarıyla bağlantılı bir diyalog platformu olarak öne çıktı. Köylülerle buluşan Tugay, taleplerin not alınması ve ilerleyen süreçte hayata geçmesi için kararlı bir plan ortaya koydu. “İlk defa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı köyümüze geldi” ifadesi, köy halkının heyecanını özetler nitelikteydi. Bu ziyaret, belediyenin köylere olan bağlılığını ve sürdürülebilir hizmet anlayışını somutlaştırdı.
Köyün ihtiyaçları konusunda net bir çerçeve çizen Tugay, “İzmir’in merkezi neyse bizim için Bayındır’ın Kızıloba’sı da, İzmir’imizin 600 köyü de odur. Her zaman her köy için bir adım, her zaman her çocuk için bir umut var” diyerek, belediyenin yaklaşımını bir kez daha ifade etti. “Elimizden geleni yapmaya her zaman hazır olacağız” mesajı, bu ziyaretin ardından dairesel bir dayanışma ağı kurulması yönünde güçlü bir sinyal verdi. Köylerin ve köylülerin önemine vurgu yapan Tugay, “Türkiye Türkiye ise, İzmir İzmir ise bu köylerle başlayan bir hikâye. Köylerimizi asla ihmal etmeyeceğiz; merkezi neyse Bayındır’ın Kızıloba’sı da odur” sözleriyle süreklilik ve güven tazelendi. “Okul, evden sonra en önemli mekân” diyen Tugay, okulun restore edilmesiyle ailenin ve toplumun çocuklar üzerindeki etkisini bir kez daha hatırlattı. Okul aile birlikleriyle yapılan düzenli iletişimin, çocukların istek ve ihtiyaçlarının karşılanması için kritik olduğuna dikkat çekildi.
Atatürk’ün ilke ve değerlerini hatırlatan Tugay, okulun sadece bilgi edinilen bir yer olmadığını; aynı zamanda milli değerlerin, vatandaşlık bilincinin ve ülkeye olan aidiyetin de öğrenildiği bir mekân olduğunu vurguladı: “Okul, geçmişten bugüne ve geleceğe köprü kurar.” “Ülkeme hizmet etmek için ne gerekiyorsa yapacağım” ifadesi, genç kuşaklara örnek teşkil ediyor ve toplumsal dayanışmanın merkezine öğretmen ve ebeveynleri yerleştiriyor.
Kendisi de köy okullarında ilkokula başlamış bir lider olarak, Tugay, çocukların hayallerini büyütmenin yolunun eğitimde adalet ve erişimde eşitlik olduğuna inanıyor. “Madem doğru olan okumaktır, okumaya devam edeceğiz. Her evladın bu ülkeyi sevmesi ve yeteneklerini en iyi şekilde kullanması için mücadelemizi sürdüreceğiz” diyen Tugay, bu kararlılıkla hareket ettiği için köy halkı da kendisini destekliyor. “Öğretmenler meşale gibi” sözleriyle, eğitimin toplumun aydınlanmasındaki rolüne değinen Tugay, öğretmenlerin fedakârlığını ve toplum için değerini öne çıkarıyor.
Belediye görevlileriyle birlikte yürütülen çalışmalar, yalnızca fiziksel iyileştirmelerle sınırlı kalmıyor; okul çevresinin güvenliğini artıran altyapı yeniliklerini de kapsıyor. Zeminler güçlendirilip seramik kaplamalarla yenilendi, iç ve dış cephe boyaları tazelendi, demir aksamlar onarıldı ve giriş kapıları güncellendi. Bahçede çocukların güvenli oyun oynaması için kauçuk zeminle kaplama yapıldı; oyun alanının zemin hazırlığı ise çocukların sağlığını koruyacak şekilde planlandı.
Ayrıca bakım, onarım ve yenileme çalışmalarının ötesinde ailelere yönelik eğitim programları da hayata geçirildi. Babalık Farkındalık Eğitimi, babalık rolünün çocuk gelişimindeki etkisini inceleyerek iletişim becerilerini güçlendirmeyi hedefledi. Kadınlara Yönelik Aile ve Çocuk İletişimi Eğitimi çocukların sağlıklı iletişim kurmasını ve ev içindeki destekleyici ortamı güçlendirmeyi amaçladı. Çocuklara Yönelik Yaklaşım ve İletişim Eğitimi’nde ise kendilerini ifade etmek, duyguları tanımak ve empati geliştirmek gibi beceriler ön planda tutuldu. Aile içindeki sağlıklı iletişim için sınırlar ve duygu paylaşımı konusunda çalışmalar yürütüldü. Ayrıca Akıl Destek Programı kapsamında psikologlar, kayıp ve travma yaşayan çocuklara yönelik destekler sunmak için ev ziyaretleri düzenledi.
Sonuç olarak, bu enerji dolu süreç, sadece bir okulun dış cephesinin parlaklık kazanmasıyla sınırlı kalmadı; çocukların, anne-baba ve öğretmenlerin birbirine daha güvenli ve açık bir iletişim kurabildiği, topluluk dayanışmasının güçlendiği bir dönem olarak kayıtlara geçti. Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA) tarafından bildirildi ve toplumsal hafızaya kazındı.