Kuru İncir İçin Yeni Sezonun Büyük Hamlesi: Üretici Gücü ve Küresel Pazarların Dönüşümüyle 60 Bin Ton Hedefi
Yeni bir sezon öncesi kuru incir ihracatında Türk üreticileri, kalite ve güvenlik standartlarını yükselterek hem iç pazardaki tedarik güvenliğini güçlendiriyor hem de dünya pazarlarında rekabetçi konumunu pekiştiriyor. 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlenen ilk yükleme tarihi, ihracat zincirinin her aşamasında dikkatli bir koordinasyon ve sıkı kontrollerin başlangıcını simgeliyor. Bu adım, sadece ihracat rakamlarını artırmakla kalmıyor; aynı zamanda üreticilerin sürdürülebilir üretim pratiklerini benimsemesini teşvik eden bir dönüştürücü etki de yaratıyor.
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay’ın vurguladığı gibi, kalite ve gıda güvenliği odaklı çalışmalar meyvelerini vermeye başladı. Üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları ve diğer ölçüm aletleri ile aflatoksin riskinin minimuma indirilmesi için tarımsal alanlarda uygulanabilir denetim mekanizmaları kuruldu. Bu sayede üreticilerin hasat ve kurutma süreçlerinde hangi adımların kritik olduğuna dair farkındalık artıyor. Güvenli gıda zinciri, sadece ihracat değil, yerel tüketici için de temiz ve güvenilir bir ürün anlamına geliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın koordinasyonunda kurutma süreçleri için kurulan kerevetler ve üretici bilgilendirme broşürleri, çiftçilerin teknik bilgiye kolay erişimini sağlıyor. Böylece kaliteli ve sağlıklı kuru incir elde etmek için uygulanması gereken standartlar daha net hale geliyor. Bu çaba, hem üreticilerin maliyetlerini optimize etmelerine hem de ülke ekonomisine katma değer yaratmalarına olanak tanıyor.
Geçmiş sezonun verileri ışığında, 2025/26 sezonunda Türkiye’nin kuru incir ihracatı 55 bin tonla yaklaşık 343 milyon dolar döviz girdisi sağladı. Sezon sonu hedefinin 350 milyon doların üzerine çıkacağı öngörülüyor ve 2026-27 sezonunda 60 bin ton sınırını aşma hedefi netleşiyor. Bu hedefler, küresel talep hareketleriyle uyumlu biçimde büyüme potansiyelini gösteriyor.
Uzakdoğu pazarlarındaki payın %16’ya yükselmesi, Avrupa Birliği’nin ise talep ettiği 17.775 tonla lider konumunu sürdürmesi, sektörün coğrafi çeşitlendirme ve pazar güvenliği stratejilerini teyit ediyor. Gabay’in açıklamaları, ticaretin sadece rakamsal değil, kalite odaklı bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Amerika kıtası için yaklaşık 16 bin tonluk ihracatın sürdürülmesi, pazar çeşitliliğini önemli ölçüde güçlendiriyor.
Uzakdoğu ülkelerine yapılan satışlarda kaydedilen %29’luk artış, bu bölgenin büyüme potansiyelini net biçimde gösteriyor. Hindistan, Çin ve Japonya gibi ülkelerde yürütülen tanıtım çalışmaları meyvelerini veriyor ve bu ülkelerdeki talebin gelecekte %25 paylaşım hedefiyle daha da büyütülmesi planlanıyor. İhracat stratejilerinde hedeflenen yeni rotalar ve promosyon faaliyetleri, bölgesel dalgalanmalara karşı dayanıklılığı artıracaktır.
Şu an için Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolar, Almanya 44,5 milyon dolar ve Fransa 44 milyon dolar ile önde gelen ülkeler arasında bulunuyor. Çin’in ihracat yoluyla Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya yükselmesi, Çin pazarının giderek daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Kanada ise 13,5 milyon dolarlık hacmiyle listede beşinci sırada yer alıyor. Bu tablo, dünya pazarlarının çeşitliliğini ve büyüme potansiyelini gözler önüne seriyor. Üretici ve ihracatçı birlikleri için bu veriler, hedeflenen yatırım ve operasyon planlarının yönünü netleştiriyor.