İzSU’nun Kuzeydeki Büyük Projesi: Su Hatlarımız Yenileniyor ve Kayıplar Zeminden Yükseliyor
İzmir’in kuzeyine odaklanan ve ekonomik ömrünü dolduran içme suyu hatlarını dönüştüren dev bir altyapı çalışması hızla ilerliyor. 147 milyon 248 bin liralık yatırımın etkileri, sadece boru değişiminden ibaret değil; bu proje, kent genelinde su güvenliğini ve kesintisiz temin kapasitesini artırmayı hedefliyor. Karşıyaka, Bayraklı ve Çiğli’de eski ve arızalı branşmanlar yenileniyor; ihtiyaç duyulan noktalara ise yeni ana borular döşenerek, suyun daha hızlı ve güvenli bir şekilde mahallelerimize ulaşması sağlanıyor. Yatırımın sonunda Doğançay bölgesinde yaklaşık 5,5 kilometrelik bir çalışma tamamlanmış olacak ve bu rakam, şehir genelindeki su dağıtım ağını köklü bir şekilde güçlendirecek.
Projeye dair açıklamalar, özellikle yaz aylarında artan patlaklar ve su kayıplarıyla mücadelede somut bir çözüm sunuyor. Doğançay’da bugüne kadar 3,25 kilometre branşman hattı yenilendi ve 2,4 kilometre ana boru döşendi. Bayraklı’nın Doğançay Mahallesi’nde yaklaşık 1,5 kilometre branşman hattı yenilendi ve 4 kilometre yeni ana boru kurulumu gerçekleştirildi. Böylece Doğançay’da toplam yaklaşık 5,5 kilometrelik bir çalışma tamamlandı; bu, mahalledeki su akışını dengelerken patlak risklerini de önemli ölçüde azaltıyor.
Çalışmaların mahalle bazında yansıması, yerel halkın günlük yaşamında belirgin bir biçimde hissediliyor. Doğançay Mahallesi Muhtarı Arzu Nisan, eski branşmanların yaz aylarında yüksek sıcaklık ve basınca maruz kaldığını, sık sık patlaklar nedeniyle su kaybının yaşandığını ifade etti. Nisan, “Branşmanlarımız çok eskiydi. Sıcaktan, soğuktan ve su basıncından etkileniyordu. Özellikle yaz aylarında hemen hemen her sokakta 4-5 noktada patlak meydana geliyordu. Bu konuda İZSU ile bir toplantı yaptık. En çok su patlağı yaşanan ve branşmanların çok eski olduğu noktalarla ilgili yazışmalarımızı yaptık. Branşmanlarımız yenilenmeye başladı ve sıkıntının büyük bölümü giderildi” dedi.
Çiğli bölgesinde de içme suyu altyapısını güçlendirme çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Aydınlıkevler, Balatçık, Gazi Mustafa Kemal ve Cumhuriyet mahallelerinde giderek genişleyen bir yenileme süreci yaşanıyor. Aydınlıkevler’de 636 metre branşman hattı yenilenirken, 220 metre yeni ana boru döşendi. Balatçık’ta 914 metre branşman hattı yenilendi ve 227 metre yeni ana boru kuruldu. Gazi Mustafa Kemal Mahallesi’nde 405 metre, Cumhuriyet Mahallesi’nde ise 236 metre yeni ana boru getirildi. Cumhuriyet Mahallesi’nde ayrıca 38 metre branşman hattı yenilendi.
Bu çalışmaların kentte yarattığı güven duygusu da kayda değer. Aydınlıkevler Mahallesi Muhtarı Mürvet Karakoç, yaklaşık 45 yıllık mahallede son dönemde sık sık görülen boru patlakları ve su kayıpları nedeniyle zorlu günler yaşadıklarını aktardı. Karakoç, “İklim şartları nedeniyle su kıtlığıyla karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, patlaklar nedeniyle yaşanan su kayıpları canımızı yakıyordu. İZSU yetkilileriyle çok rahat iletişim kurabiliyoruz. Sağ olsunlar, her konuda destek oluyorlar. Mahallemiz için yatırım talebinde bulunduk, onlar da bize çok güzel yardımcı oldular. Yaklaşık 15 sokağımızda altyapı yenileme çalışması yapıldı. Vatandaşlarımız da biz de çok mutluyuz. Artık su kayıpları yaşamayacağız, altyapımız yenilenmiş oldu. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu kapsamlı yatırım, kentte sadece teknik bir iyileştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve gündelik yaşam kalitesi hedefleriyle uyumlu bir dönüşüm amacı taşıyor. Su teminindeki güvenlik, arz güvenliğinin artması ve yaz aylarındaki talep dalgalanmalarına karşı direnç kazanması, İzmir’in gelecekteki su yönetimi stratejilerinin temel taşları olarak vurgulanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, kuzey bölgelerinde başlayan altyapı yenilemesi, kentin diğer bölgelerine yayılarak tüm ilçelerde benzer iyileştirmelerin tetikleyici gücü olacak.
Kaynak olarak KAHA Kapsül Haber Ajansı’na atıfta bulunulan bilgiler, bölgedeki yatırımın kapsamını ve mahalleler arasındaki etkileşimini öne çıkarıyor. Bununla birlikte proje, halkla iletişimin ve yerel katılımın da önemini hatırlatıyor; çünkü altyapı yenileme çalışmaları, günlük yaşamı doğrudan etkilediği için toplumsal faydayı artıran bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.