Yaşamları İyileştirmek: Legrand Türkiye Grubu’nun Sürdürülebilirlik Yolculuğu ve Sosyal Sorumluluk Vizyonu
Legrand Türkiye Grubu’nun sürdürülebilirlik yaklaşımı, kadınların ve gençlerin gelişiminden çalışan eğitimlerine, enerji verimliliğinden döngüsel ekonomiye kadar uzanan bir dizi çalışma ile ele alınıyor. Yaklaşım, çevresel etkilerin azaltılmasının ötesinde sosyal ve ekonomik boyutları da kapsayarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor ve yaklaşık 20 yıldır yol gösterici bir çerçeve sunuyor. 2025–2027 Kurumsal Sosyal Sorumluluk Yol Haritası, beş temel eylem alanını belirliyor: çeşitlilik ve kapsayıcılık, iklim ve döngüsel ekonomi, müşteriler için değer yaratma ve sorumlu işletme. Bu yol haritaları, paydaş görüşleri ve önem/öncelik anketleriyle şekillenirken kapsayıcılığı güçlendirmek adına kolektif bir yönlendirme sağlıyor.
Fırsat Eşitliğinden Geleceğin İş Gücüne Legrand Türkiye, insan odaklı çalışmalarının merkezine fırsat eşitliğini koyuyor. 2018’den beri süregelen ellegrand projesiyle kız çocuklarının teknik alanlara ilgisini desteklerken, kadın çalışanların kariyer gelişimini teşvik eden programlar da kurum içinde karşılık buluyor. Eğitim bursları, teknik ekipman desteği ve mentorluk gibi uygulamalarla kadınların teknik alanlarda daha görünür hale gelmesi hedefleniyor. Ayrıca Arborus’un Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Çeşitlilik Sertifikası (GEEIS)’nı Türkiye’de alan ilk üretim şirketi olmanın uluslararası bir tanınırlık yarattığı belirtiliyor. Gençlerin iş dünyasına hazırlığını destekleyen Genç Kurul ve Yönetici Aday Programı (YAP) gibi uygulamalar, gençlerin kariyer yolculuklarını çeşitli aşamalarda destekliyor. 2025–2027 yol haritasında, yönetim pozisyonlarında kadın temsiliyeti ile genç çalışanlara her yıl yeni fırsatlar sunulması hedefleniyor.
Çalışanlardan İş Ortaklarına Uzanan Sorumlu İş Anlayışı Legrand Türkiye Grubu, yalnızca fırsat eşitliğiyle sınırlı kalmıyor; çalışanların gelişimini, iş sağlığı ve güvenliğini, iş ahlakı ve uyumu, insan haklarını ve tedarikçilerle güvenilir ilişkileri de kapsayan sorumlu bir iş yapış biçimini benimseyerek kurumsal değerlerini pekiştiriyor. 2025–2027 KSS Yol Haritası kapsamında çalışanların beceri geliştirme çalışmalarına ağırlık verilirken, iş ortaklarıyla olan tedarik zincirinde insan hakları standartlarının gözetilmesi önceliklendirilmiş durumda. Plan, 2027 yılına kadar çalışanların %90’ına yıllık eğitim sunulmasını ve çalışan başına en az 10 saatlik eğitim hedefini içeriyor.
Çevresel Etkiyi Değer Zinciri Boyunca Ele Alıyor Sürdürülebilirlik yaklaşımının bir diğer önemli boyutu, çevresel hedefler ekseninde şekilleniyor. 2025–2027 yol haritası kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, döngüsel ekonomi ve eko-tasarım kriterlerinin yaygınlaştırılması önceliklendirilirken, sürdürülebilir malzeme kullanımı da artırılıyor. Operasyonların ötesinde müşterilere sunulan çözümler üzerinden çevresel etki ölçülüyor. Enerji verimliliği projeleriyle üç yıl içinde 20 milyon ton karbondioksit emisyonunun önlenmesi ve 2050’ye kadar Net Sıfır hedefine ulaşılması hedefleniyor. Böylece çevresel sorumluluk, Legrand’ın kapsamlı değer zincirinde etkili bir yaklaşım olarak benimseniyor.
Bu çerçevede, Yaşamları İyileştirmek ilkeminin kurumun tüm paydaşlar üzerinde yarattığı etki, “Yaşamları İyileştirmek” vizyonunun somut uygulamalarıyla günlük işlere dönüşüyor. Legrand’ın kurumsal değerleri sadece organizasyon içinde değil, çalışanlar, iş ortakları, müşteriler ve toplum üzerinde de dengeli bir etki yaratmayı amaçlıyor. EcoVadis’in 29 Temmuz 2026 tarihli değerlendirmesinde Legrand 88/100 puanla Platin Madalya elde etti ve yine üst yüzde 1 içinde yer aldı. Çevre kategorisinde 100/100 puan alan şirket, Sürdürülebilir Tedarik ve İnsan Hakları alanlarında da güçlenmiş durumda.
“Yaşamları İyileştirmek İlkemizi Bütünsel Bir Anlayışla Hayata Geçiriyoruz” Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk, ilkenin ürün ve çözümlerden çalışma kültürüne, paydaş ilişkilerinden toplumsal ve çevresel etkimize uzanan bütünsel bir yaklaşım olduğunu vurguluyor: Kadınların teknik alanlardaki gelişimi, gençlerin kariyer yolculuklarına alan açılması, çalışan yetkinliklerinin güçlendirilmesi ve çevresel etkimizin azaltılması gibi başlıklar birbirinden bağımsız unsurlar değil; uzun vadeli ve sorumlu bir değer yaratma stratejisinin parçaları olarak ele alınıyor. Önümüzdeki dönemde ölçülebilir hedeflerle bu çalışmaların daha da ilerletilmesi hedefleniyor.