İzmir’in Dev Ailesi: Winner ve Fil Halkasının Öyküsü, Sevgiyle Uzayan 24 Yıllık Bir Destan
İzmir Doğal Yaşam Parkı’nın yaklaşık 6 tonluk devi Winner, 24’üncü yaş gününü özel bakım ve sevginin en güzel ifadesiyle kutladı. Ayakları nazikçe yıkanan, tırnakları temizlenen ve günlük sağlık kontrollerine alınan bu özel gün, sadece bir doğum günü kutlaması değil, bir ailenin yıllardır sürdürdüğü güven dolu ilişkiyi de gözler önüne serdi. Winner’ın bakımı sırasında ekiple kurduğu bağ, yıllardır kendisiyle ilgilenen veteriner hekimler ve bakıcıların özverisiyle pekişiyor ve parkın en görkemli sakinlerinden biri olan bu fil ailesinin sağlığına adanmış bir yaşam sürdürmelerine olanak tanıyor.
İzmir Doğal Yaşam Parkı’nın en özel sakinlerinden Winner, doğum gününde yine ilgi odağı oldu. Asya fillerinin nesli tükenme tehlikesi altında olduğu dünyada, Winner ve eşi Begümcan ile birlikte yavruları İzmir, Deniz ve Ege’nin varlığı, Türkiye’nin tek fil ailesini oluşturuyor. Yaklaşık 6 ton ağırlığındaki Winner, parkın en etkileyici figürlerinden biri olarak dikkat çekiyor. 24’üncü yaş gününde ona özel bakımlar uygulanırken, ekip bu özel anı onunla birlikte doyasıya yaşattı.
Ekiple uyum içinde bakım İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Doğal Yaşam Parkı’nda görev yapan Veteriner Hekim Duygu Aldemir, fil bakımının ne denli titizlik gerektirdiğini vurguladı. Aldemir, “Türkiye’nin tek fil ailesine sahibiz. Onların bakımı tabii ki meşakkatli. Bakıcı arkadaşlarımız onlarla bireysel olarak ilgileniyor. Özellikle doğum günlerinde onlara özel ilgi gösteriyoruz. Kendileri de bundan çok hoşlanıyor” dedi. Fillerin ayaklarının haftada iki kez dikkatli kontrol edildiğini belirten Aldemir, bakım sırasında fillerin de ekiple uyum içinde hareket ettiğini ifade ederek, “Tek tek ayaklarını kontrol ediyoruz. Tırnak aralarındaki kirleri temizliyor, dezenfeksiyonlarını yapıyoruz. Sağlıklı olmaları bizim için çok önemli” diye konuştu.
Her birinin ayrı bir hikayesi var Dışarıdan bakıldığında filler birbirine benzer gibi görünse de, onları yıllardır izleyen ekip için her biri benzersizdir. Aldemir, “Biz fillerimizi kolaylıkla tanıyabiliyoruz. Dışarıdan biri baksa bile hepsi aynı görünebilir; ancak bizim için her birinin kendine özgü kemik yapısı, boya ve hortum renklerinde farklar var. Onları yakından tanımak, hareketlerinden kim olduklarını ayırt edebilmek uzun yılların emeğidir.”
Onların ne hissettiğini anlamaya çalışıyoruz Fillerle çalışırken empati kurmanın en kritik unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Aldemir, davranışları yakından izleyerek mutlu etmeyi ve refahlarını sağlamayı amaç edindiklerini söyleyerek devam ediyor: “Davranışlarında bir gariplik gördüğümüzde kaynağını hızla bulup çözüme odaklanıyoruz. Burada hedef, onları gerçek anlamda mutlu yaşatabilmek.”
Tıpkı evlatlarımız gibi Sekiz yaşında bir çocuğu olan Aldemir, fil ailesine duydukları sevgiyi şu sözlerle ifade ediyor: “Biz burada bakım vereniz. Anne olarak, hekim olarak ve sorumlu kişiler olarak evlatlarımıza gösterdiğimiz özeni, onlara da aynen gösteriyoruz. Böyle bir sorumluluğu taşımak bizi çok mutlu ediyor. Gözlerinin içine bakıp iletişim kurduğumuzda, onların da sevincini görmek bize tarifsiz bir mutluluk veriyor.”
İzmir’de büyüyen fil ailesi Winner ve Begümcan’ın aile fertleri zamanla İzmir’de büyüdü. Begümcan 1996 doğumlu, 1998’de İzmir’e gelmiş; Winner ise 2002 yılında İsrail’in Ramat Gan Hayvanat Bahçesi’nde doğdu ve 2008’de İzmir’e getirildi. İlk yavruları İzmir 2011’de dünyaya gelirken, Deniz 2014’te, en küçük üye Ege ise 2021’de aramıza katıldı. Bu uzun yolculuk, parktaki her bireyin güvenli ve sevgi dolu bir ortamda büyümesini sağlayan bir aileye dönüştü.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı