Okuma Yazma Devrimi: Konaklı Kadınlar Basmane’de Kendi Ayakları Üzerinde Durmayı Öğreniyor

Okuma Yazma Devrimi: Konaklı Kadınlar Basmane’de Kendi Ayakları Üzerinde Durmayı Öğreniyor

Konak Belediyesi’nin, Konak Halk Eğitimi Merkezi iş birliğiyle Basmane Semt Merkezi’nde açtığı Okuma Yazma Kursu, kadınlara yalnızca harfleri öğretmiyor; onların özgüvenlerini, hayallerini ve bağımsızlıklarını da yeniden inşa ediyor. Kurs, kısa süre içinde katılımcıların hayatlarında belirgin dönüşümler yaratıyor. Haftanın iki günü, yoğun bir tempoyla sürdürülen dersler, dört gözle beklenen bir hedefe doğru ilerliyor: Hiçbir kadın, okumayı başaramayacağını düşünmesin ve kendi ayakları üzerinde durabildiğini hissedebilsin.

Kurs, Basmane Semt Merkezi’nin tarihi dokusuyla uyumlu bir öğrenme ortamı sunuyor. Eski taş duvarlar ve avlunun sakin atmosferi, kadınların sıkılmadan çalışmalarını teşvik ederken, aralarda çay ve kahve molaları da biraz olsun sosyal bağları güçlendiriyor. Dersler, yalnızca okuma ve yazmayı öğretmekle kalmıyor; katılımcılar arasındaki dayanışmayı da pekiştirerek bir kardeşlik ağı kuruyor. Aziziye Semt Merkezi’nde de benzer kadrolarda eğitimlerin sürdüğü bilgisi, semtler arası etkileşimi artırıyor ve her iki merkezin de toplumsal faydasını yükseltiyor.

Kursun eğitmeni Eylem Aktay, uzun yıllardır Halk Eğitim Merkezleri’nde çalışıyor ve bu kursun Konak için çok değerli olduğunu belirtiyor. Gündüzlerden günde 8 saatlik dersler, kimi katılımcılar için ulaşım zorluklarını aştıkları bir program sunuyor. Başlarda hiçbir harf bilmeyen kadınlar, kısa sürede not almak, kelime ve cümle kurmak gibi temel becerileri edinirken, şimdi ise günlük yaşamlarının akışını değiştirecek becerileri kazanmanın sevincini yaşıyorlar. Aktay, eğitim sürecinin bir motivasyon kaynağı haline geldiğini vurgulayarak, belediyenin böyle bir proje için sunduğu desteğin kritik önemine dikkat çekiyor.

Kursta yer alan kadınlardan Selma Çiçek’in öyküsü, kursun toplumsal etkisini somutlaştırıyor. Günlük hayatta karşılaştığı zorluklar, okuma yazma bilmediyse sözlü zorbalığa maruz kalmasına neden oluyor; dolmuşun nereye gittiğini öğrenmek için şoföre sormak zorunda kalması gibi anlar, kendine güvenini etkileyen deneyimler olarak kayda geçiyor. Çiçek, bu kursa katılarak kendi sözcüklerini bulmanın ve anlamını çözmenin, yaşam kalitesini nasıl yükselttiğini şu sözlerle özetliyor: “Bir kelime bile olsa öğrenmek hayata farklı bir pencereden bakmamı sağladı.”

Kursun bir başka ismi ise Melike Emrek’in heyecanlı yolculuğu. “Bir harf bile olsa öğrenmek iyidir” diyen Emrek, öğrenmenin ötesinde hayaller kurmaya başlamış durumda. Özellikle uzun yıllar süregelen zorluklar nedeniyle eğitimden kopmayan ve şimdi diplomasını alıp ehliyetini hedefleyen kadınlar arasında yer alıyor. Emrek’in dileği, yalnızca kendi hayatını değiştirmekle kalmayıp, çevresine de örnek olmak. Burada edinilen bilgi ve becerilerin, günlük yaşamın pratiğine dönüştüğünü gözlemlemek mümkün.

Kursun öğrencilerinden Meryem Delican’ın hedefleri biraz daha iddialı. Hayal kurarken adımlarını da planlayan Delican, önce ehliyet almak ve ardından mühendislik yolunda ilerlemek istiyor. Bu hedefler, ailenin sorumlulukları ve yaşam koşullarıyla mücadele eden kadınların bile kendi potansiyellerini keşfetmelerinin mümkün olduğunun bir kanıtı olarak öne çıkıyor. Delican, “Burayı çok seviyorum. Bu binanın benim için ayrı bir önemi var; çünkü burada kendimi yeniden tanımladım” diye konuşuyor.

Okuma yazmayı öğrenen her katılımcı, sadece kelimeleri öğrenmiyor; kendine güven, sorumluluk ve gelecek planları da kazanıyor. Kursun sonunda elde edilecek diplomaların, ilkokul mezunu olmak gibi geleneksel değerin ötesinde, katılımcıların yaşamlarına yeni bir sayfa açması hedefleniyor. Kadınlar artık günlük hayatlarında daha bağımsız kararlar alabiliyor, toplumsal iletişimlerinde daha güçlü bir ses çıkarabiliyor ve kendi hikayelerini yazmaya başlamış oluyorlar.

Kısaca, Konak Belediyesi ve Konak Halk Eğitimi Merkezi işbirliğinde yürütülen Okuma Yazma Kursu, kadınların hayatlarında sadece harflerle sınırlı bir ilerleme değil, kendi ayakları üzerinde durabildikleri, özgüvenlerini ortaya koyabildikleri ve topluma aktif katılımcı olabildikleri bir dönüşüm sürecini tetikliyor. Kursun etkileri, semt merkezlerinin sınırlarını aşarak mahalleler ve yaşamlar boyunca hissediliyor; bu da, eğitime yapılan yatırımın en somut, en umut veren sonuçlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu yolculuk, emek, sabır ve dayanışmanın birleştiği bir okuryazarlık hareketine dönüşüyor ve her bir katılımcının geleceğe yönelik umutlarını güçlendiriyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar