Tütünün Kalbi İzmir’de Atıyor: Uluslararası Bilim İnsanları ve Sektör Temsilcileriyle Sürdürülebilir Tarımın Geleceği Akıllara Kazındı

Tütünün Kalbi İzmir’de Atıyor: Uluslararası Bilim İnsanları ve Sektör Temsilcileriyle Sürdürülebilir Tarımın Geleceği Akıllara Kazındı

Tütün sektörünün bilim ve uygulama dünyasındaki güncel dinamikleri, İzmir’in canlı atmosferinde yeniden şekillendi. ETİB’nin ev sahipliğinde İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleşen Cooperation Centre for Scientific Research Relative to Tobacco / Centre de Coopération pour les Recherches Scientifiques Relatives au Tabac (Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi) toplantısı, bu yıl küresel katılımla Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlendi. Etkinlik, 17 farklı ülkeden bilim insanları, araştırmacılar ve tütün sektör temsilcilerini bir araya getirerek, tütünün sadece ticari bir ürün olmadığını; aynı zamanda toplumsal doku ve ekonominin lokomotifi olduğunu bir kez daha hatırlattı. Geçen yıl Belgrad’da yapılan 64’üncül toplantının ardından, bu yıl İzmir’de kurulan sinerjiyle bilim ve uygulama dünyası daha yakından kaynaştı.

Etkinliğin açılışında konuşan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Selim Jimi, tütünün tarih boyunca Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yaşamında köklü bir yere sahip olduğunu vurguladı. Jimi’ye göre; Ege bölgesinin kendine özgü iklimi ve verimli toprakları, dünyadaki en kaliteli oryantal tütünlerinin temel kaynağı olarak öne çıkıyor. Ancak küresel pazarda sürdürülebilir itibarı korumak için kalite, güvenlik ve mevzuat alanında sürekli iyileştirme taahhüdü gereklidir. Başkan Jimi ayrıca, doğru ve standartlaştırılmış zirai kimyasal testlerin, dinamik küresel mevzuat risklerine karşı en güçlü kalkan olduğunu ifade etti ve yerel bilimsel ekosistem ile küresel standartlar arasındaki karşılıklı faydayı vurguladı.

Gündem, bitki koruma ürünleri ve sürdürülebilirlik odaklı olarak şekillendi. Program, küresel ticaret engellerini aşmak, ürün güvenliğini en üst düzeye çıkarmak ve paydaşlar arasında ortak bir bilimsel dil oluşturmak amacıyla kapsamlı başlıkları içerdi. Türkiye’nin tütün yetiştiriciliğinin tarihsel gelişimi ile CORESTA’nın küresel misyonu ve Zirai Kimyasal Danışma Komitesi’nin hedefleri paylaşıldı. Katılımcılar, teknik altyapıların analiz kapasitesi ve küresel standartlara katkılar üzerinde durdu. Ayrıca, bitki koruma ürünlerinin güvenli kullanımı, zirai ilaç yönetim sistemleri, mevzuat değişimleri ve sürdürülebilir tarım vizyonu ele alındı.

Program boyunca dikkat çeken konulardan biri, geçmişten günümüze DDT gibi yasaklanmış zirai ilaçların tarihsel dönüşümü ve topraktaki kalıcılığı oldu. PFAS olarak bilinen sonsuz kimyasalların tütün analizlerindeki güncel durumu da bilimsel veriler ışığında tartışıldı. Bu maddelerin çevresel etkileri ve ürün güvenliği açısından belirliliği, laboratuvar analizlerinde karşılaşılan zorluklarla birlikte ele alınarak, katılımcılara net örneklerle aktarıldı.

Analitik zorluklar ve “klasik şüpheliler” olarak adlandırılan kalıcı kimyasal bileşiklerin tespitinde karşılaşılan pratik sorunlar, uzmanlar, sektör temsilcileri ve laboratuvar yöneticilerinin katılımıyla interaktif bir panelde masaya yatırıldı. Paneldeki tartışmalar, zirai kimyasal yönetimindeki saha gerçeklerini daha iyi anlamamıza olanak tanıdı ve somut çözüm önerileri üretildi.

Etkinlik, Manisa’daki tütün tarlalarına yapılan saha ziyaretiyle ilerledi. Çiftçilerin geleneksel ve modern üretim yöntemlerini nasıl harmanladıkları yerinde deneyimlenirken, tarımın günlük pratiğine dair zengin gözlemler paylaşıldı. Tanzanya’dan Arjantin’e uzanan geniş bir uluslararası katılım ile üretim süreçleri ve tarımsal uygulamalar üzerinde bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleşti.

Etkinliğin sonunda, bölge ekonomisine ve küresel tütün zincirine katkılar açısından elde edilen kazanımlar değerlendirildi. Katılımcılar, tütün üretiminde sürdürülebilirlik, güvenlik ve mevzuat uyumu konularında yeni adımlar atma konusunda uzlaştılar ve bu adımların uygulanabilirliğini sahadan gelen pratik verilerle güçlendirdiler. Bu çeşitlilikteki bir iş birliği, gelecekte de küresel tütün ekosisteminin dayanıklılığını artıracak önemli bir örnek olarak öne çıktı. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar