Unutulmayan Vicdan: Srebrenitsa’nın Anmasıyla Barış ve Adalet İçin Yükselen Sesler
Konak Belediyesi’nin Konak Kent Konseyi ve Gültepe Makedonya Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneğiyle birlikte düzenlediği Srebrenitsa Katliamı anması, derin bir hesaplaşmayı ve vicdanı taşan bir dayanışmayı gözler önüne serdi. Programa katılanlar, geçmişin acı dolu hatıralarını sadece anmakla kalmıyor, bugün ve gelecekte barışın, adaletin ve insan haklarının evrensel değerlerini savunmaya yönelik somut adımlar atmanın da altını çiziyordu. Başkan Mutlu’nun ifadesiyle, Srebrenitsa’yı anmak yalnızca bir mirası hatırlamak değil; insanlığa karşı işlenen suçlara karşı ortak bir vicdan geliştirmek için harekete geçmektir. Unutup unutturmamak arasında adeta bir sözleşme gibi kurulan bu anma, izleyenlere tüm dünyada barışın ve hukukun üstünlüğünün ne denli vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.
Anma töreninin başlangıcında, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanan kalabalık, geçmişin acı izlerini paylaşmakla birlikte geleceğe yönelik sorumluluklarını da ifade etti. Konak Belediyesi Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun yanı sıra belediyenin meclis üyeleri, İzmir Kent Konseyi ve Konak Kent Konseyi’nin temsilcileri, Rumeli Balkan derneklerinin önderleri, muhtarlar ve vatandaşlar burada bir araya geldi. Topluluğun sesinde, yalnızca yas değil, aynı zamanda dayanışma ve umut da yükseliyordu. Başkan Mutlu’nun vurguladığı gibi, Srebrenitsa’nın acısı, insan haklarının kırmızıçizgileriyle boğuşan her topluluk için ortak bir hatıradır ve bu hatıradan doğan sorumluluklar asla sona ermeyecektir.
Srebrenitsa’nın 31. yıl dönümü vesilesiyle yapılan konuşmalar, sadece geçmişe dönüp bakmakla kalmayıp, bugün karşı karşıya olduğumuz zorlukları da aydınlatan bir rehberlik sundu. Başkan Mutlu, Avrupa’nın ortasında yaşanan bu trajedinin, dünyadaki tüm savaşlara ve zulümlere karşı evrensel bir hatırlatıcı olduğunu belirtti. “Dünyanın gözleri önünde 8 binden fazla Boşnak’ın katledildiği bu süreç, bugün de insan hakları ve onuru için verilecek mücadelenin simgesidir” dedi. Bu sözler, savaşların sadece coğrafi sınırları değiştirdiğini, ancak acının ve kaybın evrensel bir dil oluşturduğunu hatırlattı. Srebrenitsa’yı unutturmamak hedefiyle, barış ve adalet sesinin Bosna-Hersek’teki anma törenlerinde de yankılanması için yol haritası ortaya kondu.
Etkinlikte ayrıca Srebrenitsa trajedisine karşı duyarlılığın nasıl toplumsal hafızaya dönüştürülebileceği ve ne tür dayanışma pratiklerinin geliştirilebileceği üzerine görüşler paylaşıldı. İzmir Gültepe Makedonya Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Birol Özkardeşler, Srebrenitsa annelerinin acısının zamanla dinmediğini, evlatlarının mezarları başında halen gözyaşı döküldüğünü ifade etti. “Bizler Balkan kökenli vatandaşlar olarak Bosna’nın acısını kendi acımız gibi hissediyoruz. Bu acı, tarihimizin, kültürümüzün ve gönül bağımızın ortak olduğunun en somut kanıtıdır” dedi. Bu sözler, çoğulcu toplumlar için bir dayanışma mesajı niteliği taşıdı ve diasporal kimliklerin bile ortak bir acıya karşı nasıl birleşebileceğini güzel bir dille gösterdi.
Derneklerin ve sivil toplumun temsilcileri de Türk kamuoyunun ve uluslararası toplumun bu tür trajedilere nasıl daha hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edebileceğini konuştu. İnsanlığın ortak vicdanının sınandığı bu bağlamda, Katliamın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen acıların dinmediği, toplu mezarlara ve DNA incelemelerine rağmen hâlâ kimliklerin netleşmediği gerçeğiyle yüzleşildi. Bu durum, hatırlamanın ve adaletin süreklilik arz etmesi gerektiğini bir kez daha teyit etti. Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu’nun ortak açıklamada ifade ettiği gibi, soykırımlar unutulduğunda tekrar eder. Bu nedenle hafızayı canlı tutmak ve toplumsal barışı kılcal damarlarımızla dahi korumak adına verilen mücadele devam edecektir.
Etkinliğin sonunda paylaşılan mesajlar ve yapılan açıklamalar, sadece bir anma töreninin ötesine geçerek, yerel düzeyde barış kültürünü güçlendirme amacı taşıdı. Katılımcılar, geçmişin derslerini ders niteliğinde almak ve gelecekte benzer acıların tekrarlanmaması için dayanışmayı büyütmek konusunda kararlı olduklarını ifade ettiler. Srebrenitsa Katliamı’nın anısı, yalnızca bir hesaplaşma değil, insan haklarını savunma ve herkes için özgür, güvenli bir dünya kurma yönündeki çabanın da simgesi haline geldi. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı.