İzmir’in Sessiz Savaşı: Drone, Larva ve Amfibik Araçlarla 12 Ay Süren Vektörle Mücadeleyle Şehir Korunuyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliği nedeniyle sivrisinek ve diğer vektörlerin üreme döngülerinde görülen ilerleyişe karşı yılın her ayında savaşı sürdürüyor. Kent genelindeki 254 bin üreme noktasında yürütülen çalışmalar, sadece yaz mevsimine sıkışmış bir çaba olmaktan çıkıp, kışın da devam eden sistematik bir halk sağlığı hizmetine dönüştü. Bu küresel sorunla mücadelede bilimsel yaklaşım, teknolojik donanım ve saha tecrübesi iç içe geçiyor.
Çalışmalar, 373 personel, 85 araç, 5 drone ve amfibik araç gibi güçlü bir operasyonel altyapı ile yürütülüyor. Ekipler, üreme noktalarını tek tek tespit ediyor, veriyi dijital ortama aktararak Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) altyapısında sürekli olarak güncelliyor. Böylece çöp konteynerlerinden yağmur suyu mazgallarına, süs havuzlarından inşaat alanlarına kadar sivrisineklerin üreyebileceği her alan kontrol listesine alınmış oluyor.
İzmir’in geniş sulak alanları ve deltalarındaki özel ekibin çalışmaları, vektör mücadelesinin en kritik parçasını oluşturuyor. Gediz Deltası, Küçük Menderes Deltası ve Bakırçay Havzası gibi ekosistemler, sadece biyolojik çeşitlilik için değil, halk sağlığı için de dikkatle izleniyor. Drone teknolojisi ile özellikle su yüzeylerinde ve ulaşılması zor alanlarda düzenli tarama yapılarak larva öncesi müdahale imkanı sunuluyor. 2025 yılında bir drone ile başlayan uygulamalara 2026’da beş dronun katılımıyla verilen destek, toplam ilaçlama etkinliğini artırıyor.
Larvalara odaklanan yaklaşım, sivrisineğin erişkin evresinin kontrolünden çok daha etkili sonuçlar doğuruyor. Bu nedenle kış ayları dahil olmak üzere, üreme alanlarında devam eden tespit ve biyolojik kökenli larvasit uygulamaları, yılın dört mevsimini kapsayacak şekilde planlanıyor. Böylece genç bireylerin çoğalma zinciri kırılarak nüfusun hızla çoğalmasına zemin hazırlayan etmenler etkisiz hale getiriliyor.
İzmir genelindeki yaklaşık 254 bin üreme noktası, CBS altyapısına entegre edilerek düzenli olarak izleniyor. Bu noktalardan bazıları; çöp konteynerleri, rögarlık alanlar, yağmur suyu mazgalları, fosseptikler ve süs havuzları gibi alanları kapsıyor. Ayrıca eski lastikler, plastik bidonlar ve geçici su birikintileri gibi potansiyel yığışım noktaları da program dahilinde değerlendiriliyor. Bu kapsamda uzunluklar kilometrelerle ifade ediliyor: açık yağmur suyu mazgal sistemi, kanalizasyon hattı ve bacaları ile birlikte, ilçelerin her köşesindeki riskler analiz edilerek planlı müdahaleler yürütülüyor.
Ekipler, özellikle sulak alanlarda dronlar ve amfibik araçlar sayesinde müdahaleyi hızlı ve etkili kılıyor. Gediz Deltası ve Bakırçay Havzası gibi bölgelerde 149 ve 30 kilometrekarelik sulak alanlar özel çalışmalarla taranıyor. İzmir Kuş Cenneti’nin 149 kilometrekarelik alanı da özel programlar kapsamında ilaçlanıyor. Teknolojik imkanların entegrasyonu, sahada karşılaşılan zorlukları aşmayı kolaylaştırırken, verinin anlık olarak paylaşılmasını ve karar alma süreçlerinin hızlanmasını sağlıyor.
Yetkililer, “Mücadelede başarı yalnızca yazın değildir” diyor. Kış aylarında başlayan larva çalışmaları, yaz mevsiminde müdahalenin artmasını sağlayan temeller atıyor. Padoklar, siteler ve kamu alanları dahil olmak üzere her türlü üreme alanında düzenli tarama ve kontrollü uygulamalar periyodik olarak sürdürülüyor. Özellikle haziran, temmuz ve ağustos aylarında müdahale sıklığı hava koşullarına bağlı olarak 14 günün altına düşüyor; bu, hidrolik şartlara göre planlanan dinamik bir programın ürünü.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mücadele stratejisinde toplumsal katılım ve bilgilendirme de kritik rol oynuyor. Halk, kayıt altına alınan üreme noktalarının yerlerini ve hangi biyolojik ürünlerin kullanıldığını dijital platformlar üzerinden takip edebiliyor. Böylece vatandaşlar da kendi çevrelerinde alınan önlemleri ve alınan tedbirleri anlayabiliyor.
Kullanılan biyolojik larvasitler, çevreye zarar vermeden, güvenli bir şekilde uygulanıyor. Bu yaklaşım, ekosistem dengesini korurken insanların sağlığını da güvence altına alıyor. Tüm uygulamalar bir dijital izleme sistemiyle kayıt altına alınıp, performans göstergeleriyle değerlendiriliyor.
Kaynaklar: BYZHA Beyaz Haber Ajansı ve ilgili belediye verileri, bilimsel raporlar ve saha teknik dokümanları ile desteklenerek hazırlanıyor. Ayrıca ekipler, halkla iletişi
enin sürekliliğini sağlayan bilgilendirme çalışmalarını da sürdürerek, şehirdeki yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.