Buca Onat Tüneli’nin Etkileşim Alanındaki Yıkımlar: Uzlaşıyla Güvenliğe Doğru Uzman Duruşu ve Şeffaf Süreç
İzmir’in sıcak gündemlerinden biri olan Buca Onat Tüneli projesinin etkileşim alanında kalan bazı yapılar için yürütülen yıkım çalışmaları, vatandaşların can ve mal güvenliğini ön planda tutan bir yaklaşımla sürdürülüyor. Konak Atamer Mahallesi 2613 Sokak’taki 23 numaralı yapının işlemlerinin tamamlandığı ve hak sahibi hissedarlarla sağlanan uzlaşmanın ardından yıkımın gerçekleştirildiği belirtiliyor. Bu adım, tünel inşaatı sürecinde ortaya çıkan riskleri minimize etmek ve mahalle sakinlerinin yaşam kalitesini korumak amacıyla atılan önemli bir güvenlik önlemi olarak öne çıkıyor.
Yapının yıkım süreci, konut alanlarının güvenliğini artırmanın yanı sıra çevreye ve bölgenin mimari dokusuna saygı gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Bölgede yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle ikamet eden vatandaşlar için can ve mal güvenliği açısından tehlike doğduğu ifade edildi ve bu nedenle yıkıma hız verilerek hızlıca boşaltmaların yapılması istendi. Uzlaşma süreci, hak sahibi hissedarların katılımıyla şekillenen bir yol haritası olarak değerlendiriliyor ve şeffaf iletişim üzerine kurulu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Yapı Kontrol Dairesi Başkanlığı ile Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekiplerinin koordinasyonunda yürütülen çalışmada, 2613 Sokak’ta bulunan 23 numaralı yapının güvenli bir şekilde yıkıldığı duyuruldu. Bu süreçte, yıkım süresince mahalledeki bazı evlerde eşya bulunması ve çatı katında güvercinler gibi canlıların varlığı gibi durumlar teyit edildi. Yetkili birimler bu tür durumlarda toplumsal gerginliği azaltmayı ve mahalle sakinlerinin güvenliğini önceliklendirmeyi hedefledi.
Gelişen süreçte, hissedarlara yönelik bilgilendirme ve uzlaşma yaklaşımı, projenin üzerindeki belirsizlikleri azaltmayı amaçladı. 10 Aralık 2025 tarihli İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla uygulamaya konulan “Buca Onat Tüneli Tünel Üstü Etkileşim Alanı ve Çevresinde Yer Alan Taşınmazlara İlişkin Uygulama Esasları” çerçevesinde, hasar gören yapı sahiplerine sunulan uzlaşma seçenekleri tekrar değerlendirmeye alındı. Bu esastaki süreç, hissedar vatandaşların olumlu yaklaşımıyla 16 Haziran 2026’da Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlenen bedelde uzlaşmanın sağlanmasıyla ilerledi.
Bu zorlu yolculukta atılan adımlar, sadece tek bir yapının güvenliğinin sağlanmasını değil, aynı zamanda bölge halkının geleceğe güvenle bakmasını hedefliyor. İlgiyle takip edilen süreç, teknik ekiplerin planlı ve disiplinli çalışmasıyla Hayat Kurtarıcı bir yaklaşım olarak da görülebilir. Şu ana kadar 12 binadan sekizi için yıkım talebi yerine getirilmiş durumda; kalan dört bina için de aynı hassasiyet ve hız gösterilerek işlemlerin tamamlanması planlanıyor.
Hangi adımlar atılıyor? Proje kapsamında, şikayetlere ilişkin adresler Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından kayıt altına alınmakta ve Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı’na iletilmektedir. Buradan Tehlikeli Yapı Değerlendirme Komisyonu ile teknik personellerin işbirliğiyle etkileşim alanında kalan yapılar tek tek inceleniyor. Bu incelemeler neticesinde güvenli olmayan yapılar için yıkım kararları alınırken, güvenli olanlar için ise yeniden kullanım ya da yeniden planlama seçenekleri değerlendiriliyor.
Süreç, sadece bugün için değil, gelecek nesiller için de güvenli bir yaşam alanı yaratmayı hedefliyor. Kamu yararı ve vatandaş güvenliği gözetilerek yürütülen bu çalışmalar, şeffaflık ilkesine uygun olarak belediye kanunları ve mevzuat çerçevesinde ilerletiliyor. Bu şekilde, bölgedeki dayanışma ve uzlaşma kültürü güçlendirilirken, tünel projesinin sürpriz riskler yaratabilecek etkileri minimize ediliyor. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı