Körfezde Deniz Marulu Afeti: 7 Amfibiğin Seferberliğiyle İzmir’in Su Altı Mücadelesi Sürüyor
İzmir Körfezi, son günlerde özellikle Mavişehir açıkları, Gediz ağzı ve iç körfez hattında deniz marulları nedeniyle yeniden gündeme geliyor. Bu sorun, sadece yüzeyde görünen yaşamı etkilemekle kalmıyor; suyun altındaki akışkan dinamikleri, oksijen düzeyleri ve su kalitesi üzerinde de derin etkiler yaratıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZDENİZ ekipleri, riskleri sahadan ölçüp raporlayabilmek için karadan ve denizden kapsamlı bir saha çalışması yürütüyor. Ekipler, Gediz’in eski yatağı ile Ağıl Deresi arasındaki bölgede tekneyle yapılan saha tespitlerinde çok sayıda konum belirledi; fotoğraf ve video kayıtlarıyla derinlemesine bir envanter oluşturuyor. Özellikle sığ alanlarda yoğun deniz marulu oluşumu dikkat çekiyor ve bu durumun balıkçılık, turizm ve kara tahta deniz ulaşımı üzerinde dolaylı etkileri olabileceği öngörülüyor. Bu tablo, iki dereden taşınan kirliliğin deniz marulu oluşumu için elverişli bir ortam yarattığını gösteriyor.
7 AMFİBİK ARAÇLA TEMİZLİK SEFERBERLİĞİ
Deniz yüzeyine çıkan deniz marulları, çürüme sürecine girene kadar hızlı hareket edince mikroalg patlamalarını tetikleyebiliyor; bu da kötü koku, çözünmüş oksijenin düşmesi ve balık ölümleri gibi sonuçlar doğurabiliyor. Ekipler, oluşumların çürümeden toplanması için yoğun ve planlı bir temizliği sürdürüyor. Gökhan Marım’ın ifadesiyle, geçen yıl elde edilen deneyimler ışığında toplama kapasitesi artırılmış durumda. Filoma yeni eklenen 5 amfibik araçla toplam ekipman kapasitesi 7’ye yükseldi. Bu yıl mayıs ayı itibarıyla toplam toplanan deniz marulu miktarı 300 tona yaklaşırken, geçen yıla göre kayda değer bir artış kaydedildi. Sabah gün doğumundan akşam kararana kadar süren temizlik çalışmaları Körfez’de kalıcı iyileşme için temel adımlardan biri olarak görülüyor.
DİP TARAMA VE ALTYAPI YATIRIMLARI SÜRÜYOR
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Körfez’de yalnızca yüzey temizliğine odaklanmıyor; aynı zamanda yapısal müdahalelerle su ekosisteminin dengesini yeniden kurmayı hedefliyor. Dip tarama çalışmaları, sığlaşmayı önlemeye ve Körfez içi su sirkülasyonunu güçlendirmeye odaklanıyor. Bu çalışmalar kapsamında bugüne kadar 1 milyon tonun üzerinde dip çamuru bertaraf edildi ki bu rakam, bölgenin durgun su sorununu hafifletmeye katkıda bulunuyor. Özellikle Mavişehir bölgesinde derinleştirme çalışmaları, suda bulunan besin maddelerinin ve organik atıkların alt katmanlarda birikmesini azaltmayı amaçlıyor.
Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin 4. fazının devreye alınması ise sürecin kilit noktalarından biri olarak değerlendiriliyor. Artan biyolojik arıtma kapasitesi ile uçucu organik madde ve inorganik kirliliğin suya karışma ihtimali azaltılarak, deniz ekosisteminin yeniden canlanmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Balık ölümleri ve koku sorunlarının yinelenmemesi için, yüzey temizliğinin yanında altyapı yatırımlarının da birlikte sürdürüldüğü bir strateji uygulanıyor. Bu bütünleşik yaklaşım, yalnızca kısa vadeli temizliğe odaklanıp tekrarlayan sorunları erteleyecek bir yol olarak değil, uzun vadeli ekolojik akışın güçlendirilmesi amacıyla tasarlanmış kapsamlı bir programın parçası olarak görülüyor.
İzmir’in bu çalışması, kent ölçeğinde deniz ve kara arasındaki bağlantıyı güçlendiren, vatandaşlar için güvenli ve temiz bir çevre vizyonunu somut adımlarla hayata geçirmeyi hedefleyen bir model olarak dikkat çekiyor. Ekipler, aralıksız sahadaki gözlemlerini sürdürürken, halkın endişelerini paylaşması ve alınan tedbirlerin sonuçlarını net biçimde görmesi için iletişimi de güçlendiriyor. Bu süreçte, deniz marulu oluşumunun temel tetikleyicileri olan taşınan kirlilik kaynaklarıyla mücadele etmek ve körfezin ekosistemini eski dengeye kavuşturmak için ortak çalışmalar artarak devam edecek.


