Tarımda Dönüşüm İçin Dikili’nin Tarıma Dayalı İhtisas OSB’siyle Avrupa’ya Açılan Kapı: AgroAyvalık 2026’da Bölgesel Stratejiler ve Genç Nesil

Tarımda Dönüşüm İçin Dikili’nin Tarıma Dayalı İhtisas OSB’siyle Avrupa’ya Açılan Kapı: AgroAyvalık 2026’da Bölgesel Stratejiler ve Genç Nesil</main_title>

Ayvalık’ta düzenlenen AgroAyvalık 2026 Tarım ve Hayvancılık Fuarı sadece bir sergileme değil, bölgenin tarımsal geleceğini şekillendiren bir sahne oldu. Fuarın ev sahipliğini üstlenen Ayvalık Belediyesi’nin organizasyonuyla gerçekleşen etkinlikte, Kuzey Ege’nin belediye başkanları ve üreticileri, tarım politikaları ve kırsal kalkınma konusunda açık bir diyalog kurdu. Panel kapsamında konuşan Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, girdi maliyetlerindeki artış, üretimin sürdürülebilirliği ve gıda güvenliğinin korunması için atılması gereken somut adımları paylaştı. Ayrıca Dikili’de yükselişe geçen Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (TDİOSB) projesinin bölgeyi Avrupa’nın önemli tarımsal ihracat kapılarından biri haline getireceğini vurguladı. Bu bölgesel dönüşüm, bölgedeki çiftçiler için yeni iş alanları, istihdam ve rekabet gücü yaratma potansiyeli taşıyor.

Ayvalık Belediyesi’nin sıcak ev sahipliğinde başlayan AgroAyvalık 2026’da Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı, tarım ve kırsal kalkınma stratejilerini karşılıklı fikir alışverişiyle belirledi. Üç başkanın ortak mesajı, yerel üreticiye destek verilirken bölgesel ekonominin güçlendirilmesi yönünde net bir vizyon ortaya koydu. Panelde konuşmacılar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için sadece finansal desteklerin yeterli olmadığını; teknolojik altyapı, kadın-erkek eşitliğiyle tarımda inovasyon, eğitim ve genç istihdamının da kritik olduğunu belirtti.

CHP GENEL BAŞKANI’NIN SELAMI AYVALIK’A ULAŞTI programın açılışında, İzmir’deki toplu açılış törenine katıldıktan sonra Geleneksel olarak selamlar veren CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in mesajı, salonda büyük bir memnuniyetle karşılandı. Bu selam, bölgedeki siyasi birliktelik ve sürdürülebilir tarım politikalarının toplumsal ortak akıl ile ilerletilmesi gerektiğini hatırlattı. Genel Başkan’ın ilettiği sıcak ve kapsayıcı mesaj, farklı siyasi görüşlerden aktörleri tarım konusunda ortak hedefler etrafında buluşturdu.

ÜÇ BAŞKANDAN ORTAK KIRSAL KALKINMA MESAJI Panelde ev sahibi olarak söz alan Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, yerel üreticiye verilen desteklerin bölgesel ekonomiye nasıl nefes aldırabileceğini ayrıntılı örneklerle anlattı. Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı ise belediyeler arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve üreticilerin entegre projelerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Bu ortak ses, bölgenin tarımsal değer zincirini güçlendirmek adına somut iş birlikleriyle ilerlemeyi hedefliyor. İlgili kurumların ve özel sektörün ortak çalışmasıyla, mikro ölçekli girişimlerden tarımsal ihracata uzanan bir yol haritası çizildi.

“BU TOPRAKLARIN EVLADIYIM”Kırgöz, konuşmasına köklü bağlarını ve kişisel deneyimlerini aktararak başladı. Altınova Salihler Köyü’nden gelen bir çocuğun tarımın dilini nasıl öğrendiğini ve bu topraklarda yetişmenin sorumluluğunu nasıl taşıdığını anlattı. Bu kişisel anekdot, çiftçinin günlük dertlerini ve üretimin akademik veya kurumsal söylemlerden çok, insanın içine işleyen bir uğraş olduğunu hatırlatır şekilde işlendi. 마련 olan bu kişisel dokunuş, dinleyicilerin tarımı sadece ekonomiyle değil, kültürel miras ve toplumsal bağlamla da ilişkilendirmesini sağladı.

“KENDİ KENDİNE YETEN ÜLKEDEN İTHALATÇI KONUMA DÜŞTÜK”Başkan Kırgöz, Türkiye’nin tarım politikalarındaki gerilemesini çarpıcı örneklerle özetledi. Gıda güvenliğinin stratejik bir güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan açıklamada, günümüz Türkiye’sinin bazı temel gıda girdilerini ithal etmek zorunda kaldığını, bu durumun ise kırılganlığı artırdığını belirtti. Üretimin artırılması gerektiğine işaret eden konuşmacı, özellikle mazot, gübre, tohum ve ilaç gibi girdilerden ÖTV ile KDV’nin kaldırılmasının üretimi canlandıracağını, gençlerin tarıma kazandırılması için Tarım Meslek Liseleri’nin yeniden açılması ve hazine arazilerinin uygun şartlarda kiralanmasının önemli olduğuna dikkat çekti. Hollanda örneğini hatırlatan Kırgöz, verimli toprakları değerlendirerek Türkiye’nin tarım ürünü ihraç eden bir ülke konumuna dönüştürme hedefini paylaşırken, gençlerin tarıma olan ilgisini artıracak politikaları da gündeme taşıdı.

GENÇLERİ TOPRAKLA BARIŞTIRMAK ZORUNDAYIZ!Türkiye’de çiftçilikle uğraşanların yaş ortalamasının 50’nin üzerinde olduğuna dikkat çeken Kırgöz, mevcut ekonomik baskılar nedeniyle gençlerin tarımdan uzaklaşma eğilimini eleştirdi. Çiftçilerin girdi maliyetlerindeki artış ile ürün fiyatlarındaki dengesizlik, gençlerin mesleğe olan güvenini zayıflatıyor. Bu bağlamda, Çiftçimizin girdi maliyetlerini düşürmek ve üretimini sürdürülebilir kılmak adına somut adımlar atılması gerektiği vurgulandı. Tarım Kanunu’nun 21. maddesinin uygulanması ve Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 1’lik desteğinin çiftçilere eksiksiz verilmesi önerileri, gençlerin tarıma olan güvenini yeniden inşa etmeyi hedefliyor. Ayrıca, tarım meslek liselerinin yeniden açılması ve mezunlarına hazine arazilerinin uygun şartlarla kiralanması gerektiğini belirten Kırgöz, Hollanda örneğini hatırlatarak Türkiye’nin verimli topraklarla dünyaya tarım ürünü ihraç eden bir ülkeye dönüşmesi gerektiğini söyledi.

YEREL YÖNETİMLER OLARAK ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZEkonomik zorluklara rağmen, ilçe belediyelerinin bütçelerinin daraldığı bir dönemde bile üreticiye can suyu olmaya devam eden belediyeler, tarımsal girdileri destekleyici bir dizi uygulamayı hayata geçirdi. Dikili’de çiftçinin ürününü tozdan, topraktan ve kırmızı örümcek hastalığından korumak için asfaltlanmamış alan bırakılmaması yönünde bir taahhüt sürdürülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içinde fide, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar için destekler, gübre, tohum, ilaç yardımları ile balıkçılar için boya yardımı, buz makineleri ve derin dondurucular gibi farklı alanlarda girdi desteği sağlandı. Ancak bu destekler, küresel rekabet ve artan maliyetler karşısında tek başına yeterli olmayacaktır; sürdürülebilir tarım için yenilikçi finansman modelleri ve özel sektör iş birlikleri gerektiği üzerinde duruldu.

DİKİLİ’DEN DÜNYAYA AÇILAN KAPI: TARIMA DAYALI İHTİSAS OSBTDİOSB’nin altyapı çalışmaları tamamlanmak üzere ve bölge için tarihi bir dönüm noktası olarak tanımlanan bu proje, tarımsal üretimin sanayiyle entegrasyonunu hedefliyor. Başlangıçta bazı yanlış algıların oluştuğu bu süreçte, projenin amacı ve katılımcı yapısı netleştirildi. Proje, tarıma elverişli olmayan, bataklık ve taşlık arazilere odaklanarak üretimin çeşitlendirilmesini ve dış pazarlara yönlendirilmesini amaçlıyor. Dünya Bankası ve Avrupa Bankası kredileriyle finanse edilen yatırım, Dikili Belediyesi’nin yüzde 6,5 hissesi ve yönetim kurulu üyeliğiyle yönetiliyor. Ayvacık tünelleri ve yeni otoban hatları sayesinde Dikili’den çıkan ürünlerin Avrupa kapısına ulaşması da süreçteki lojistik avantajları güçlendiriyor. Bu yatırımın bölgeye hem istihdam hem de ihracat kapasitesi kazandıracağı öngörülüyor.

DİKİLİ’DEN DÜNYAYA AÇILAN KAPI: TARIMA DAYALI İHTİSAS OSBİcraatın tarımsal üretimi taşımacılık ve işleme aşamasına kadar genişleterek, bölgenin rakip güçlerle rekabet edebilir bir konuma gelmesini sağlaması bekleniyor. Ayrıca deniz ürünleriyle tarımın birbirini desteklediği entegre bir ekosistem kurma amacı da bu planın önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

DİKİLİ’DEN DALGA DALGA YAYILAN GÜÇLENME MESAJIDeniz ve tarım arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kırgöz, son yıllarda deniz ekosisteminin baskılanmasıyla karşılaşan balıkçılık sektörünün de toparlanması gerektiğini ifade etti. Denizin dibi trolle taranan bölgelerinin artık eski verimliliğini sürdürmediğini, bu durumun bölgenin gıda güvenliği ve ekonomik geleceği açısından tehdit oluşturduğunu belirtti. Tarım ve deniz ürünlerinin aynı ekosistemin parçası olduğunu hatırlatan konuşmacılar, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımıyla her iki alanın da güçlendirilmesini hedeflediklerini belirtti.

“ÜRETMEK ERDEMDİR, ÇİFTÇİLİK GURURUMUZDUR”Umut dolu bir kapanışla konuşmayı sonlandıran Kırgöz, kimsenin karamsarlığa kapılmaması gerektiğini belirtti. Üretmek erdemdir; çiftçilik ise bu toprakların en temel değeri olarak görünüyor. Gelecek günlerde çiftçilerin çok daha üretken ve kazançlı olmaları için, kurucu değerler ve Atatürk’ün ifadesiyle köylünün milletin efendisi olması vizyonunu canlı tutmanın önemine vurgu yaptı. Fuarın Kuzey Ege’de geleneksel olarak yapılan bir markaya dönüşeceğine olan inancı pekişti ve bu süreçte emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar