Ege İhracatçı Birlikleri’nin Yeni Ofansifi Başları: Koordinatörlük ve Başkan Yardımcılıklarında Derinleşen Vizyonlar ve İstihdamın Yeni Ufukları
Şubat ayı sonlarında başlayan ve nisanda coğrafyayı sarsan genel kurul maratonunun ardından, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Başkanlar Kurulu’nun yeni kadroları şekillendi. Bu süreç, sadece isim değişikliklerinden ibaret değil; aynı zamanda bölgenin ihracat potansiyelini artırmaya dönük kapsamlı bir yol haritasının da başlangıcı olarak görülebilir. Koordinatör Başkan Yardımcılıkları için Mehmet Fatih Uysal ve Turan Göksan seçildi; her iki isim de kendi sektörlerinde uzun yıllara dayanan tecrübe ve geniş vizyon taşıyor. Şimdi, bu yeni dönemde hangi hedeflere odaklanacaklarını, hangi adımlarla ihracatı güçlendireceklerini birlikte inceleyelim.
Koordinatör Başkanlık ve Koordinatör Başkan Yardımcılığı’nın stratejik önemi EİB bünyesindeki Koordinatör Başkan ve yardımcıları, bölgenin tüm birlikleriyle koordineli hareket ederek ihracat artışını tetikleyen kilit rolü üstlenirler. Bu yapı, farklı sektörlerden gelen haber akışını tek bir çatı altında toplamakla kalmaz; aynı zamanda stratejik projelerin uygulanabilirliğini artırır ve kamu kurumlarıyla olan iletişimi güçlendirir. 2026-30 döneminde bu mekanizmanın nasıl işleyeceğini, hangi projelerin önceliklendirilmesini ve yenilikçi ticaret heyetleri ile UR-GE projelerinin nasıl ölçekleneceğini mercek altına alıyoruz.
Mehmet Fatih Uysal, Koordinatör Başkan Yardımcısı olarak, uzun yıllardır üretimden ihracata uzanan bir kariyere sahip. Norm Holding ailesinde edindiği deneyim, onu yalnızca bir yönetici değil, strateji odaklı bir vizyoner olarak da tanımlıyor. EİB’deki göreviyle, emek yoğun sektörler ve tedarik zinciri dinamikleri üzerinde özellikle duracak; UR-GE projelerini kapsayıcı bir tedbir paketine dönüştürmeyi hedefliyor. Bölgesel katma değerli üretime odaklanarak, yerli üretimden ihracata dönüşüm için sürdürülebilir bir yol haritası oluşturulması bekleniyor.
Turan Göksan, Başkan Yardımcısı olarak tekstil ve hammaddeler başta olmak üzere pek çok sektörde edinmiş olduğu deneyimleri, modüler ve yenilikçi üretim süreçlerine taşıyacak. Akça Holding bünyesinde uzun yıllardır sürdürdüğü çok paydaşlı iş modelleriyle, yerinde üretim ve küresel rekabet arasındaki ince bağı kurması bekleniyor. Göksan’ın vizyonunda verimlilik artışı, dijitalleşme ve uluslararası iş ağlarının güçlendirilmesi gibi başlıklar önceliklidir. Bu sayede bölge ihracatı, konjonktürel dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir yapıya kavuşabilir.
İki liderin verdiği mesaj, sadece sayı odaklı artışlardan ibaret değil. İşgücü yetiştirme, Ar-Ge ve inovasyon odaklı projelerin teşvik edilmesi ve ihracat kültürünün genişletilmesi gibi hedefler, uzun vadede bölgenin küresel pazarlardaki konumunu güçlendirecek dinamikler olarak öne çıkıyor. Özellikle kimya, otomotiv, yenilenebilir enerji ve makine gibi kilit sektörlerin Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki kritik rolü, EİB çatısı altındaki birlikler tarafından daha aktif bir şekilde temsil edilecek. Bu kapsamda, URGE Projeleri ve TURQUALITY programları gibi destek mekanizmalarının daha yaygın ve etkili kullanımı için çalışmalar hız kazanacak.
Öztürk ve Uysal’ın ortak mesajı ise şu: “18,5 milyar dolar bandında sıkışan ihracatımızı iki haneli büyüme hedeflerine taşıyacağız.” Bu hedef, yalnızca rakamlar üzerinden ilerlemeyecektir; pazar çeşitlendirme, yeni alıcı bağlantıları ve yerli üretimin uluslararası pazarlara entegrasyonu konularını da kapsayacak. Özellikle kimya, otomotiv ve enerji dönüşümünün altını çizerek, bu sektörlerdeki firmaları bir araya getirip ortak projeler üretmeyi planlıyorlar. EİB’nin bu yeni dönemde yetersiz görünen ancak potansiyele sahip alanları belirleyip, bu alanlarda odaklı çalışmalar yürütmesi bekleniyor.
Geleceğe dönük adımlar olarak; çalışma saatlerinin verimliliği, uluslararası fuar katılımlarının sayısının artırılması, yalın üretim ve dijitalleşme gibi konularla desteklenen bir yol haritası öne çıkıyor. Ayrıca Kentler arası ticaret heyetleri ve ÜRGE projeleri sayesinde, bölge ihracatçılarının küresel tedarik zincirinde daha göze çarpan bir oyuncu haline gelmesi hedefleniyor. Bu süreçte EİB’nin matbu ve dijital iletişim kanalları aracılığıyla üyeler arası sinerji artırılacak; karar mekanizmaları daha hızlı ve şeffaf bir şekilde işleyecek.
Son olarak, yeni başkanlar kurulu ile gençleşen kadro, yenilikçi davranış modelleri ve veriye dayalı karar alma süreçleri ile tanınacak. Bu formül, sadece ihracatı artırmakla kalmayacak, aynı zamanda mezkur bölgede iş yapma kültürünü daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir hale getirecek. Bölgenin dinamikleriyle uyumlu, yaratıcı ve uygulanabilir bir vizyonla hareket eden bu ekip, 2026-2030 döneminde EİB’nin rekabet gücünü önemli ölçüde güçlendirecek gibi görünüyor.