Birlikte Mücadele Vizyonu: Doğa, Toplum ve İnsan Hakları İçin Dayanışmanın Sesi Bornova’da Yükseldi
Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Dr. Sırrı Aydoğan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen dayanışma yemeği, sadece bir buluşma olmaktan öte, toplumsal hafızayı canlı tutan ve gelecek kuşaklara miras kalacak bir direniş ve dayanışma manifestosuna dönüştü. Katılımcılar, Alevi-Bektaşi örgütlerinden sivil toplum temsilcilerine, yurttaşlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu buluşmada ortak değerler etrafında birleşmenin gerekliliğini bir kez daha hatırlattı. Etkinlik boyunca yapılan konuşmalar, demokrasinin, laikliğin ve doğa mücadelesinin kesişiminde yükselen güçlü bir dayanışma söylemini yansıttı ve her bir katılımcıya kendi sorumluluk alanını hatırlattı.
Birlikte hareket etmenin gerekliliği, sadece sözle değil, pratik adımlarla da gösterildi. Toplumsal hafızanın korunması, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması, benzer hataların tekrarlanmaması adına kilit bir unsur olarak vurgulandı. Başkan Ömer Eşki’nin konuşması, toplumsal adaletin inşa sürecinde yerel yönetimlerle sivil toplumun omuz omuza çalışmasının ne kadar kritik olduğuna işaret etti. Eşki, halkın ortak değerler etrafında toplanmasının, daha kapsayıcı bir gelecek için temel adımlardan biri olduğuna vurgu yaptı ve herkesin katkısının bu mücadeleyi güçlendireceğini belirtti.
“Birlikte mücadele etmek zorundayız” mesajı, konuşma dizisinde kilit bir dönüm noktası olarak öne çıktı. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Arslan, dayanışma gecelerinin anlamını derinlemesine açarken, eğitimden doğa talanına kadar pek çok alanda yüzleşilen sorunları dillendirdi. Laik ve bilimsel eğitime olan bağlılığın gereğini hatırlatan Arslan, farklı kimliklerin bir arada barış içinde yaşayabileceği bir Türkiyeyi inşa etmek için çok dilli ve çok kimlikli bir toplumsal yaşamın mümkün olduğunun altını çizdi. Onun çağrısı, yalnızca sözde kalmayan, hayatın her alanında uygulanabilir bir mücadele programına işaret etti: “İnkârcı ve tekçi anlayışlara karşı birlikte direnmeli, dayanışmayı günlük yaşamın her anına taşımalıyız.”
“Aynı sofrada, aynı mücadelede” başlığıyla sahnedeki mesajlar, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Barış Çelik’in konuşmasıyla güçlendi. Çelik, etkinliğin yalnızca bir yemek organizasyonu olmadığını, bu sofranın ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelen insanların iradesini simgelediğini belirtti. Doğa talanına karşı verilen savaşa vurgu yaparak, Akbelen’den Dersim’e uzanan direnişlerin bir bütünün parçası olduğunun altını çizdi. Aynı zamanda siyasi tutukluların özgürlüğü ve adalet mücadelesinin sürekliliğini vurgulayarak, dayanışmanın yüceltilmesi gerektiğini söyledi: “Birleşe birleşe kazanacağız.”
“Doğa, kadın ve gençlik: Üç büyük yara” başlığıyla konuşan Dersimliler Derneği adına Bahar Gürsul, doğa tahribatı ile doğrudan ilişkili toplumsal sorunları, özel olarak kadın cinayetleri ve gençlerin gelecek kaybını öne çıkardı. Doğaya yönelik baskıların, toplumsal hafızayı ve kültürü tehdit ettiğini ifade eden Gürsul, kadın haklarına yapılan saldırıların insanlığın kendisine yönelmiş bir tehdit olduğunu belirtti. Gençlerin umutsuzluğunu azaltmanın yolunun, eğitim sisteminin sorgulanabilir ve katılımcı hale getirilmesinden geçtiğini söyleyen Gürsul, “Ne de olsa kışın sonu bahardır. Umudu büyütmeye devam edeceğiz.” sözleriyle içten bir motivasyon aşıladı.
“Birlik ve kardeşlik vurgusu” mesajını, Dersimliler Derneği Bornova Şube Başkanı Fethi Duman’ın sözleri pekiştirdi. Duman, dayanışma ve kardeşlik ruhunun yalnızca sembolik bir anlam taşımadığını, bu ruhun somut adımlara dönüştüğünde toplumsal güveni ve dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Etkinliğin organizasyonunda emeği geçen herkese teşekkür ederken, birlik ve dayanışmanın günlük hayatın içine nasıl işleneceğini göstermenin gerekliliğini vurguladı. Bu konuşmalar, katılımcıların birbirleriyle kurduğu diyaloglarda, ortak hedefler üzerinden yeniden şekillendi ve toplumun farklı kesimlerinin yüzleştiği sorunlara karşı ortak çözüm arayışını güçlendirdi.
Etkinlik sonunda konuşmacılar, doğaya, insan haklarına ve toplumsal adalete odaklanan bu birliktelik ruhunun, lokal düzeyden ulusal politikalara kadar yansıyacağını belirtti. İnsanları bir araya getiren bu tür dayanışma yemeklerinin, gelecek nesillere ilham kaynağı olması ve benzer çabaların çoğalması için bir katalizör görevi görmesi dileğinde birleşildi. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı, bu önemli buluşmayı belgeleyerek toplumsal hafızanın canlı tutulmasına katkı sağladı.