Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret ile Türkiye’nin İlham Veren Kadınları Buluşuyor
İzmir’in dinamik iş dünyası, sanat ve sivil toplum dallarında öne çıkan kadınlar, Cesaretin Adı: Kadın Zirvesi-103 Yıllık Cesaret buluşmasıyla bir araya geldi. Gün boyunca süren panellerde deneyimli gazetecilerin moderasyonunda ilerleyen oturumlar, sadece başarı öykülerini paylaşmakla kalmadı; aynı zamanda kadınların iş dünyasında karşılaştıkları zorlukları, toplumsal beklentileri ve cesaretin getirdiği dönüşümü de derinlemesine ele aldı. Moderatörlerin yönlendirdiği samimi ve dinamik sohbetler, katılımcıların kişisel ve profesyonel yolculuklarına ışık tutan, ilham verici anlara dönüştü. Bütün kadınlar emektardır sözünün yankısı, etkinliğin ilk anlarından itibaren salonu dolduran enerjiyle hissedildi ve kadınların güçlenmesi için atılan adımların çeşitliliğini gözler önüne serdi.
Programın en etkileyici yönlerinden biri, kadın girişimcilerin ve liderlerin gerçek yaşam deneyimlerini paylaşmalarıydı. Turizmden teknolojiye, modadan üretime uzanan geniş bir yelpazede sahne alan konuşmacılar, kendi yol haritalarını anlatarak, genç kuşaklar için somut hedefler koydu. Müjde Tönbekici’nin işletme yönetimindeki vizyonu, kadın çalışanların motivasyonunu artıran bir iş kültürü inşa etmenin püf noktalarını ortaya koydu. Ece Sarıoğlu, yaratıcılığın ve sürdürülebilirliğin iş modellere nasıl entegre edilmesi gerektiğini örneklerle açıklarken, Günce Kazazoğlu da küresel hedefler doğrultusunda Londra’da bir mağaza açmanın planlarını paylaştı. Aleyna Yıldız Gültekin, teknoloji dünyasında önyargılarla mücadele ederken aldığı cesur kararları ve sektördeki yenilikçi yaklaşımını aktardı. Emel Aksoy Gündemir, kadınların profesyonel alanda nasıl görünür ve başarılı olabilirlerinin altını çizdi; bu süreçte haklar için verdiği mücadeleyi ve deneyimlerini paylaştı. Serap Çatalyürek ise doğa dostu ürünler ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerine yaptığı çalışmaları anlatarak, çocuklarımız ve geleceğimiz için sorumluluk sahibi bir üretim anlayışını vurguladı. Sümeyye Kınalı ise iş ve aile yaşamını dengede tutmanın zorluklarını samimi bir dille dile getirerek, “biz sadece iş kadını değil, her rolü aynı anda taşıyan bireyleriz” mesajını pekiştirdi.
Kadın Sağlığı ve İş Yaşamı panelinde, sağlık geleneksel iş yaşamı ile nasıl kesişiyor sorusuna yanıtlar arandı. Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Prof. Dr. Emine Nur Tozan ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hatice Aktan, sağlık sorunlarının çalışma hayatına etkisini güncel verilerle aktarırken, yaşam kalitesini artıran yaklaşımların neler olduğu üzerinde durdu. Moderatör Hülya Meral ise “görünmeyen gerçekler” başlığı altında kadınların sağlık sorunlarının iş performansına olan etkisini net verilerle ortaya koydu. ODTÜ’lü Prof. Dr. Soner Yıldırım ise öğrenmenin insan-zeka-ortak zeka kavramları üzerinden nasıl bir dönüşümü tetiklediğini, bilginin bugün karşı karşıya olduğumuz zorlukları aşmada nasıl bir köprü görevi gördüğünü açıkladı. Biz aslında çok fazla bir şey istemiyoruz diyen panel, toplumsal eşitlik ve adaletin günlük hayata nasıl yansıması gerektiğini sorguladı.
Medya ve toplum arasındaki ilişki de zirve boyunca öne çıkan konular arasındaydı. Moderatör Bedia Ceylan Güzelce liderliğinde gerçekleştirilen “Sahnede ve Medyada Kadın ve Topluma Etkisi” panelinde Yaprak Özer, Ayşe Kökçü ve Fügen Toksü, kadınların temsil oranı ve karar alma süreçlerindeki konumlarını masaya yatırdı. Türkiye’de rol modellerin çoğalmasının toplumsal dönüşüm için ne sonuca yol açabileceğini tartışan panelistler, görsel ve yazılı medya üzerinden kadınların güçlerini görünür kılarak kalıcı etkiler yaratmanın önemine vurgu yaptı.
“İş dünyasında kadın olmak” başlıklı son panelde, Füsun Kuran, Mutlu Erturan ve Yasemin Yaşa Erkut, cam tavan, vitrin kadın ve annelik cezası gibi dinamiklerin nasıl aşılabileceğini konuştu. Konuk konuşmacılar, kariyer yolculukları sırasında karşılaştıkları engelleri nasıl aştıklarını ve güncel dönüşüm taleplerine nasıl yanıt verdiklerini samimi örneklerle anlattı. Program, eğitimci-yazar Ahmet Şerif İzgören’in katılımıyla başarıyla sürdürülerek katılımcılara pratik yaşam dersleriyle dolu ilham verici bir kapanış sundu.
Etkinliğin sonunda salonu terk ederken, Öznur Tugay “İzmir’de ilk defa birbirimizin elini tuttuk ve bu dayanışma dalgasını daha da büyütmek için buradayız” diyerek grubun birlik ve dayanışma vurgusunu pekiştirdi. Bu zirve, kadınların iş hayatında karşılaştıkları engelleri aşma yolundaki kolektif gücü ve dayanışmanın gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Girişimci, akademisyen, sanatçı ve medya temsilcilerinin ortak hedefi ise daha kapsayıcı, adil ve yaratıcı bir gelecek için çalışmaya devam etmek oldu. © BYZHA Beyaz Haber Ajansı tarafından haberleştirilmiştir.