Kadın Girişimci Koç: Bahçeden Salep Üretimine, Türkiye’nin Girişimcilik Zirvesine Uzanan Başarı Hikâyesi
İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde başlayan bir tutku, bugün çok daha geniş bir ekosistemi inşa eden bir başarıya dönüştü. Yasemin Erday Koç, Meslek Fabrikası’nın Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursuna katılarak yalnızca kendi ihtiyacını karşılamak üzere salep yetiştirmeyi öğrenmişti. Ancak kursun ve toplumsal desteklerin etkisiyle kendi bahçesinde fidelerini toprakla buluşturduktan sonra üretici olmaya karar verdi ve üretim ile ticaretin adımlarını birer birer attı. Bu yolculuk, mahalledeki diğer kadınlara ilham vererek onların da üretime katılmasını sağladı. Şimdi Koç’un hedefi, kendi üretimini artırmanın yanı sıra yerel üreticileri güçlendirmek, endemik bitkileri korumak ve sürdürülebilir tarımı yaygınlaştırmak olarak öne çıkıyor. “2 bin fide ile dikime başladım” sözleriyle başlayan süreç, bugün daha geniş bir üretim alanını ve farklı bitki türlerini kapsayan bir çeşitlilik kazanıyor.
Koç’un tarımsal yolculuğu, yalnızca kendi ailesinin tüketimini karşılamakla sınırlı kalmadı; mahalledeki üç kişinin daha salep üretimine başlamasına öncülük etti ve çocukların endemik bitkileri tanımasına yönelik farkındalık çalışmaları yürüttü. Ayrıca lavanta, biberiye ve mercanköşk gibi aromatik bitkilerden elde ettiği yağlarla kendi sabununu üretmeyi başardı. Bu çaba, doğal üretim alanlarının değerinin anlaşılmasına ve kadınların ekonomik özgürlüğünü güçlendirmeye katkıda bulundu.
Koç, emekliliğini dolu dolu kullanarak yeniden hayata sarılan bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. Ziraat mühendisliği kökenli ve 26 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra emekliliğini yaşayan Koç, Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimle yeni bir kariyerin kapısını araladı. Aralık ayında ilk salep yumrularını bahçesine dikmesinin ardından mayıs-haziran döneminde ilk ürünlerini toplammayı hedefledi ve bu süreçte yerel üreticilerle dayanışma içinde hareket etmenin ne kadar kıymetli olduğunun altını çizdi. “İlk başta sadece kendi salebimizi üretmek istiyordum; ancak eğitim bana çevremdekilere de bu endemik bitkiyi tanıtma ve üretim ağını büyütme imkanı verdi.” sözleriyle kursun dönüştürücü etkisini vurguladı.
Toplumsal etki ve gelecek hedefleri Koç’un deneyimi, sadece bir kişinin başarısı olarak kalmıyor; mahalledeki kadınlar için bir kariyer kapısı açıyor ve endemik bitkilerin yaygınlaşması için güçlü bir model oluşturuyor. Öğrencileri ve mahalle sakinlerini bahçesinde ağırlayarak, çocukların doğal ve yerel bitkileri görsel olarak tanımalarına olanak tanıyor. Ayrıca salep üretiminin hangi bitkiden elde edildiğini merak edenleri aydınlatarak, tüketicinin bilinçli tercih yapmasına katkıda bulunuyor. Koç, “Meslek Fabrikası benim hayatıma bakış açımı değiştirdi; kendim için bir şeyler yapmak amacıyla başladığım bu süreç, şimdi başkalarının da hayatını değiştirebilecek bir kariyere dönüştü” diyor.
Meslek Fabrikası’nın kadınlar ve gençler için taşıdığı önemi vurgulayan Koç, Halkapınar Kurs Merkezi binası meselesini de gündeme taşıyor. Bina kaygısının ötesinde kurumun beyni olarak görülen bu merkez için gerekli adımların atılması, gelecekteki eğitim projelerinin sürdürülebilirliğini güvence altına alacak. Koç, bu yapının İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kalbinde kalmasının önemine değinerek, topluluk odaklı çalışmaların devamını temenni ediyor.