Gölgesiz Işıklar: Dominik Caddesi’nde Kadının Ellerinde Yükselen Umutların Kermesi
Domino etkisi gibi yayılan bir güç hâlâ konuşuyor; kadınların el emeğiyle dokunan her ürün, paylaşıldıkça çoğalıyor ve görsel bir festival gibi Konak’ta can buluyor. 5-7 Mart tarihleri arasında Dominik Caddesi boyunca kurulan El Emeği Kermesi, sadece bir sergi alanı olmaktan çıkıp, bir dayanışma ve üretimi buluşturan canlı bir meydan okuma haline geldi. Gün boyunca çınlayan konserler ve gösteriler, kentin dört bir yanından gelen ziyaretçilere umut dolu bir deneyim sundu. Açılış konuşmasını yapan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, sahneyle buluşan kadınlarla bir arada durmanın hakikaten ne demek olduğunu hatırlattı ve aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği için atılan adımların ne kadar kıymetli olduğunu vurguladı. İçimizdeki ışık hiç sönmesin ifadesiyle, her bir kadının kendi ışığıyla dünyayı aydınlatmaya devam etmesi dileğini diledi ve bu dilek bugün kentin dört bir yanına yayılan mor balonlarla simgeleşti.
Etkinliğin ikinci gününe doğru hareket eden stantlar, kadınların el emeğini öne çıkaran renkli ve özgün ürünlerle dolup taştı. Kermes alanında sergilenen ürünler arasında örgü, dantel, takı tasarımı, doğal kozmetik, özgün ev dekorları ve yöresel lezzetler bulunuyordu; her bir ürünün arkasında ise emek ve özenin izleri vardı. Stant sahipleriyle yapılan kısa sohbetler, ziyaretçilere üretimin hikâyesini doğrudan anlatma imkanı verdi; bunu dinleyenler, sadece bir alışveriş yapmıyor, aynı zamanda bir dayanışma hikâyesine ortak oluyordu.
Birlikte söylenen şarkılar ve danslar gecenin en güzel anlarından birini oluşturdu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu’nun performansı eşliğinde solist Deniz Aygün Araal ve piyanoda Uğur Sayınbatur’un eşlik ettiği müzik, alanı saran enerjiyle birbirine karıştı. Konak Belediyesi Latin Perküsyon Grubu, Step-Aerobik Grubu ve Popkar Popüler Müzik Korosu sahnede yerini alırken, kadınlar ve destekçiler birlikte ritmin ve melodinin peşinden akıp giden bir akışa kapıldılar. Sahneye her çıkışta, sahnelenen hayatlar, kadın dayanışmasının ve toplumsal katılımın simgesi olarak yürüdü. Birlikte söylemenin gücü her notada daha net hissedildi ve herkesin kalbinde yeni bir umut tohumunun filizlendiğini anladık.
Gökyüzünde mor balonlar gökyüzüne bırakılırken, şehir sakinleri bu etkinliğin sadece bir kutlama olmadığını, aynı zamanda bir dayanışma ritüeli olduğunu gördü. Bu ritüel, kadınların ekonomik alanda daha aktif rol alabilmesi için gerekli olan alanı genişletme kararlılığını simgeliyordu. Kadın emeğinin görünür kılınmasıyla birlikte, şehirde yeni bir bakış açısı filizlendi: Emeğiyle üretim yapan kadınlar, sadece tüketici değil, üretici ve güç veren bir topluluk unsuru olarak kabul ediliyordu. Etkinliğin sonunda yapılan konuşmada Mutlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün önemini bir kez daha vurgulayarak, “İçimizdeki ışık hiç sönmesin, her bir kadın kendi ışığıyla dünyayı aydınlatmaya devam etsin” sözlerini hatırlattı ve bu sözlerin alanın her köşesinde yankılanmasına vesile oldu. Bu sözler, bu kermesin tohumlarını daha geniş alanlara taşıyacak bir çağrı olarak kayda geçti.
7 Mart günü de ziyaretçilere açık olan kermes, 12:00-21:00 saatleri arasında birbirinden renkli stantlarıyla, kadın emeğinin çeşitliliğini ve zenginliğini gözler önüne serdi. Katılımcılar, yalnızca bir alışveriş deneyimi yaşamıyor; aynı zamanda üreticiyle etkileşim kuruyor, ürünlerin arkasındaki hikâyeyi dinliyor ve dayanışmanın somut adımlarını destekliyordu. Bu deneyim, Konak Belediyesi’nin toplumsal kapsayıcılık hedefleriyle uyumlu bir şekilde, yerel ekonomiyi güçlendirmeyi ve kadınların toplumsal yaşamın tam merkezine taşınmasını amaçlayan bir vizyonun pratik yansıması olarak değerlendi. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı.