Hocalı’nın Unutulmayan Sessizliği: 613 Canın Ardında Yansıyan Direniş ve Birlik Mesajları
Bir zamanlar Ermenistan’a bağlı kuvvetlerin Hocalı kasabasında gerçekleştirdiği acımasız katliamın 33. yıl dönümünde, Bornova’da yaşayanlar ve İzmir’in farklı köşelerinden gelenler, trajedinin tanıklıklarını yeniden gündeme taşıdı. Yıllar geçse de, 613 Azerbaycanlı sivilin hayatını kaybettiği bu kara sayfa, toplumsal hafızamızda derin izler bırakmaya devam ediyor. Program sabahın erken saatlerinde Azerbaycan Dostluk Parkı’nda başladı; daha sonra akşamüstü Kızılay Mahallesi’nde devam eden törenler, iki ayrı mekanda da aynı kararlılığı yansıtıyordu. Bu buluşmalar, sadece bir anma faaliyeti değil, gelecek kuşaklara aktarılacak güçlü bir mesaj niteliği taşıdı.
Konuşmalar, anılar ve duygular Karacaoğlan Mahallesi’ndeki törende, saygı duruşuyla başlayan anlar, Azerbaycan Ulusal Marşı ve İstiklal Marşı’nın eşzamanlı çınlamasıyla güç kazandı. Katılımcılar, yaşananları hatırlatmanın ve unutturmamanın sorumluluğunu paylaştılar. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin, “Soykırımlar unutulursa tekrarlanır” sözleri, yalnızca bir uyarı değildir; aynı zamanda barış ve insanlık için yükselen bir çağrıdır. Eşki’nin konuşması, geçmişin karanlık sayfalarını gün ışığına çıkarmakla kalmayıp, geleceğe dair umut dolu bir vizyon da sunuyordu. Ayrıca, Bulgaristan’da yaşamını yitiren Türkan Feyzullah bebeğe dair anıların da ortak bir dayanışma ile hatırlanması, insanlığın kırılgan yanını hatırlatıyordu.
“Hocalı bir katliamdan öte, soykırımdır” ifadesi, törende en çok yankılanan cümlelerden biriydi. Başkan Eşki, Hocalı’daki vahşetin yalnızca bir gasp değil; evrensel değerlerimizi sarsan bir utanç sayfası olduğunu vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu olayları resmen soykırım olarak tanıması gerektiği yönündeki düşüncesini paylaşan Eşki, bu yaklaşımıyla uluslararası dayanışmayı ve adalet arayışını güçlendirmeyi amaçladı. Eşkinin açıklamaları, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarını daha da pekiştirdi ve bölgedeki barış umudunu canlı tuttu.
Karabağ Zafer Anıtı için umutlar ve kardeşlik köprüleri Konuşmalar arasında, Karabağ’da yaşanan trajedinin zihinsel ve duygusal etkileri üzerinde duruldu. Birleşmiş Dünya Azerbaycanlılar Teşkilatı Derneği Başkanı Gürsel Özdemir, Bornova Belediyesi’ne teşekkür ederek, Çamdibi Atatürk Parkı’na bir Azerbaycan Karabağ Zafer Anıtı yapılması yönündeki ortak projeyi paylaştı. Bu adım, sadece bir anıtı simgelemekle kalmıyor; aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel bağların, genç kuşaklar için vadettiği barış mesajının somutlaşması anlamını taşıyor. Azerbaycan Cumhuriyeti Diaspora Bakanlığı Türkiye Temsilcisi Cavid İsmayıl ise 44 gün süren savaştan sonra toprakların geri alınmasıyla başlayan barış sürecinin, bölgede istikrar ve güvenlik için kilit bir dönemeç olduğunu belirtti. İzmir Azerbaycanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Eşref Tuna ise dayanışmanın gücüne dikkat çekti.
Şiir, balonlar ve gökyüzüne yükselen umutlar Programın duygusal anı, Roza İbadova’nın sahneden yükselen şiir performansı ile taçlandı. Şiirin coşkusuyla birlikte, törende kırmızı karanfiller anıtın önüne bırakılarak, kayıpların hatırası bir kez daha tazelenmiş oldu. Akşam saatlerinde Kızılay Mahallesi’ndeki parkta çocuklar için gökyüzüne bırakılan balonlar, hayatını kaybeden masumları anarken, insanların birlikte hatırlama kararlılığını güçlü bir şekilde ortaya koydu. Gökyüzüne yükselen balonlar, 33 yıl öncesinin acısını sadece anımsatmakla kalmayıp, geleceğe dair umutları da taşıdı. Törenin sonunda, başkan Ömer Eşki ve katılımcılar, “Hocalı’yı unutmadık, unutturmayacağız” mesajını bir kez daha yüksek sesle tekrarladı.
Bu anma programı, geçmişi anımsamanın ötesinde, toplumsal hafızayı canlı tutarak, barış ve insan hakları için söylemleri güçlendirme amacı taşıdı. İnsanlığın ortak acılarına sahip çıkmanın ve bu acılar üzerinden bir sonraki nesillere dirençli bir barış mirası bırakmanın önemi bir kez daha vurgulandı.