%100 Ekolojik Pazarın Kapadokya’dan Kayseri’ye Uzanan Organik Başarısı: Tüketiciye Doğrudan, İstikrarlı ve Güvenilir Gıda Akışı
İklim kriziyle mücadelede üretim zincirlerini güçlendiren, bazı belediyelerle üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının eşsiz iş birliğini hayata geçiren Kayseri ekolojik pazarları, her hafta sonu Erciyesevler pazar alanında vatandaşlarla buluşuyor. Bu projede, Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği (KAPTAR), Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Kocasinan Belediyesi ve Kayseri Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün ortak aklının ürünü olan %100 Ekolojik Pazarlar ağı, yerel üreticilerin sertifikalı organik ürünlerini doğrudan tüketiciye ulaştırmayı amaçlıyor.
Birlikte hareket eden üreticiler, Kayseri’nin 7 ilçesindeki yaklaşık 500 dekar alanda 30 çiftçiyle çalışıyor ve bu üretim kapasitesini tüketiciyle aracı olmadan paylaşarak hem gıda güvenliğini güçlendiriyor hem de yerel ekonomiyi canlandırıyor. %100 Ekolojik Pazarlar, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik ilkesini ön planda tutuyor ve tüketicileri bilgilendirerek doğa ile uyumlu üretim biçimlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor.

İklim değişikliğinin sahalarında yarattığı baskıların üstesinden gelmenin yolu olarak görülen bu proje, KAPTAR Yönetim Kurulu Başkanı Yeşim Bekyürek’in açıklamasıyla destekleniyor. Bekyürek, iklim şartlarının üretim koşullarını zorlaştırdığını belirtirken, pazarlarımızı güçlendirmeye devam etmenin toplumsal ve ekolojik faydalarını vurguluyor. “Üretici ve tüketici bir araya geldiğinde güvenli gıda zinciri kurulur, tüketici de kararlarını yerel ve güvenli ürünler üzerinden verir.” diye ekliyor.
Zehirsiz gıdaya erişim için örnek model başlığı altında toplanan veriler, bu markalı deneyimin gücünü gösteriyor. Üreticiden tüketiciye doğrudan pazarlama modeliyle hareket eden pazarımız, güvenilir ve sertifikalı organik ürünlerin ulaşımını kolaylaştırıyor. Yöresel ve mevsimsel ürünler müşteriye aracısız şekilde ulaştırılıyor ve böylece tüketici güveni artıyor. 2025 yılına dair veriler, 171.917 kilogram taze sebze ve meyvenin satıldığını, üreticilerin toplam cirosunun 6.46 milyon TL’ye ulaştığını ortaya koyuyor. Son on bir yılda ise yaklaşık 1.84 milyon kilogram ürün satışıyla elde edilen toplam gelir 22.03 milyon TL’yi bulmuş durumda.
Bu veriler, sadece rakam değil, yerel ekonominin canlanması ve üreticinin bağımsızlaşması anlamına geliyor. Üretici örgütlenmesinin güçlenmesi, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin koordinasyonuyla organik pazarların büyümesini tetikliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile belediyelerin bu tür iş birliklerini desteklemesi, hem üretim hem pazar ayağının sağlamlaşmasına, hem de organik ürünlerin fiyatlarının dengelenmesine katkıda bulunuyor.
Yerelde sürdürülebilirlik ve tüketici eğitimi Bu pazar, sadece ürün satışıyla sınırlı kalmıyor. İklim kriziyle mücadelede bilinçli tüketimi teşvik eden kampanyalar, ziyaretçilere organik tarımın temel ilkelerini öğreten kısa etkinlikler ve üreticiden tüketiciye doğrudan iletişimi güçlendiren sohbet oturumlarıyla zenginleşiyor. Bu sayede tüketici, pazarda gördüğü ürünün gerçek görsel ve kokusal özelliklerini, üretim süreçlerini ve güvenlik standartlarını kendisi deneyimleyerek öğreniyor.
Üretici ve tüketici arası güven bağı Bu model, sadece satışa dayalı bir alışveriş değildir; aynı zamanda görsel materyaller, üretim süreçlerinden gelen bilgi akışı ve üretici- tüketici arasındaki iletişimle güçlenen bir güven bağıdır. Etkinlikler ve eğitim programlarıyla tüketicinin karar alma süreçleri şeffaflaşıyor, bu da pazarların sadece bir satış noktası değil, sürdürülebilirlik için bir öğrenme platformu haline gelmesini sağlıyor.