Türk Gıda Sektörü, New York Sahnesinde 62 Katılımlı Unutulmaz Bir Başarı Hikayesi Yazdı: Turkish Tastes ile ABD Pazarında Yeni Ufuklar Açılıyor
New York’ta düzenlenen Summer Fancy Food Show 2026, Türk gıda sektörü için sadece bir fuar değil, uzun vadeli bir hedefe doğru atılan önemli bir adım olarak kayda geçti. New York’taki Javits Center’ın iki ayrı katında 836 metrekarelik dev pavilyonla yer alan Türkiye pavilyonu, ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Bu yıl fuarın 70’inci edisyonu olması ve Türkiye’nin milli katılım kapsamında 49 firmanın, UR-GE kümesinden katılan 13 firmanın da dahil olduğu toplam 62 katılımcıyla kendini gösterdiğini görünce, sektörün birliktelik ve güç birliğinin nasıl sonuçlar doğurabildiğini net biçimde görmek mümkün oldu.
Turquality desteğiyle yürütülen Turkish Tastes Projesi, fuarın en enerjik köşelerinden biri olarak ön plana çıktı. Canlı mutfaklar, profesyonel şeflerin hünerlerini sergilediği anlar ve deniz ürünlerinden baharatlara, kahveden zeytinyağına kadar geniş bir ürün yelpazesinin tadımları, alıcılar için adeta bir davetiye gibiydi. Üst düzey şefler, bir şarap uzmanı ve bir zeytinyağı uzmanı ile üç gün boyunca sahnede yer alarak, Türk mutfağının derinliklerini ve çeşitliliğini ziyaretçilere aktardılar. Bu deneyimler, katılımcı firmaların yeni iş bağlantıları kurması açısından çok verimli geçti.
Türkiye pavilyonunda sergilenen geniş ürün gamı, ziyaretçilere Türk üreticiliğinin kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik açısından nasıl fark yarattığını gösterdi. Zeytin ve zeytinyağı, kuru meyveler, kuruyemişler, deniz ürünleri, bakliyat, konserve ürünler, meyve suları, makarna, dondurulmuş gıdalar, baharatlar ve tatlı/haftalarca sürecek özel menülerle desteklenen canlı mutfak gösterileri, fuarda en çok konuşulan konular arasına girdi.
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir’in açıklamaları, bu başarının sadece anlık bir ilgi olmadığını gösteriyor. Demir, ABD’nin yıllık 240 milyar dolarlık gıda ithalatı yapan dünyanın en büyük pazarlarından biri olduğuna değinerek, “Türk gıda sektörü olarak bu dev pazardan pay almak için hedeflerimizi net belirliyoruz” dedi. Ocak-Haziran dönemi için Türkiye’nin ABD’ye su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının 79 milyon dolar olarak gerçekleştiğini paylaşan Demir, bu rakamın büyük bir kısmının yüzde 5 artışla birlikler tarafından yürütüldüğünü hatırlattı. Hedef ise daha büyük: ABD pazarında Türkiye geneli gıda ihracatını 5 milyar dolar seviyesine taşımak.
Turkish Tastes projesinin kurucu felsefesi de bir o kadar ilgiyle karşılandı. Proje kapsamında altı Gıda İhracatçı Birliği ile güç birliği yapan Ege Birlikleri, dünya mutfaklarına Türk ürünlerini entegre etme vizyonunu taşıyor. Girişim, son beş yılda ABD’ye yapılan toplam gıda ihracatını yüzde 121 artırarak 781 milyon dolardan 1 milyar 727 milyon dolara çıkarmayı başardı. Bu başarı, doğru tanıtım stratejileri, etkili sürdürülebilir pazarlama faaliyetleri ve alıcılarla kurulan güvene dayanan ilişkiler sayesinde mümkün oldu.
Türkevi”nde Türk lezzetleri buluşması kısmı fuarın hemen birkaç adım ötesinde, New York Türkevi’nde düzenlenen özel resepsiyon ile eş zamanlı gerçekleşti. Üst düzey şefler, satın alma yöneticileri, ithalatçılar ve distribütörler, sektör temsilcileri ve uluslararası basın mensupları, Türkiye pavilyonunu ziyaret ederek ABD piyasası hakkında canlı değerlendirmelerde bulundu. New York Başkonsolosu ve Ticaret Ataşeleri’nin ziyaretleri, Türkiye pavilyonunun kalbinde daha sıkı köprüler kurulmasına olanak sağladı.
Başkan Yardımcısı Bedri Girit’in vurguladığı gibi, “Ne yaparsanız yapın, nasıl yaparsanız yapın Türk gıda ürünlerini kullanın” mesajı yeni bir felsefe olarak gündeme oturdu. Girit, Turkish Tastes ile yalnızca Türk ürünlerini tanıtmanın ötesinde, onları dünya mutfaklarının vazgeçilmez bir parçası haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Şeflerden restoran zincirlerine, otellerden perakende sektörüne kadar tüm paydaşlar için ürünlerin kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilir üretim gücünü anlatıyoruz ve dünyanın neresinde olursa olsun her tabakta Türk gıdalarının yer almasını istiyoruz, çünkü Türk ürünleri sadece lezzetle değil; izlenebilirlik ve geniş ürün çeşitliliği ile de fark yaratıyor.
Fuarda gerçekleştirilen şarap, zeytinyağı ve Türk kahvesi tadımları ile canlı mutfak gösterileri, sosyal medyada #TurkishTastes etiketli paylaşımlarla on binlerce kişiye ulaştı ve küresel iletişimin ne kadar hızlı işlediğini bir kez daha gösterdi.
Türkiye pavilyonu, 62 firmanın katılımı ile geniş bir ekosistemi tek çatı altında sergiledi. 49 milli katılım firması ve UR-GE kümesiyle gelen 13 firma, OCT bölgesinden gelen alıcıları etkilemeyi başardı. Liste, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinden konserve ürünlere, bakliyattan deniz ürünlerine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Fuara katılan firmaların bir kısmı, fuar süresince kurulan yüzlerce iş görüşmesiyle uzun vadeli iş birliklerine kapı araladı.
Sonuç olarak, Summer Fancy Food Show 2026, Türk gıda sektörünün ABD pazarında giderek güçlenen bir aktör olduğunun göstergesi olarak hafızalara kazındı. Turkish Tastes Projesi’nin büyüyen yolculuğu, gelecek dönemde daha geniş ürün gamı ve daha derin bağlarla devam edecek gibi görünüyor. Bu fuar, sadece bir başlangıç olup, Türkiye’nin küresel gıda ekosisteminde daha görünür ve etkili olması için atılan kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.