Buca Onat Tüneli Arasında Gerginlik Sona Eriyor: Hasarlı Yapılar İçin Uzlaşma ve Yıkım Süreci Başarıyla Tamamlandı
İzmir’in kalbinde süregelen Buca Onat Tüneli projesi, bölge sakinlerinin can ve mal güvenliğini önceleyen kararlı adımlarla ilerliyor. Konak Atamer Mahallesi ve çevresindeki riskli yapıların yıkımıyla ilgili olarak uzun süredir süren inceleme ve uzlaşı çalışmaları neticesinde, 2613 Sokak’ta bulunan yıkıma karar verilen 23 numaralı yapının yıkımı başarıyla tamamlandı. Şeffaf bir süreçle yürütülen bu çalışmalar, etkileşim alanında yer alan evlerin sahipleriyle yapılan görüşmeler ve güvenlik odaklı kararlarla şekillendi.
Süreç, sadece bir yıkım işlemi olmaktan öte; mahalle güvenliğini artırmaya dönük planlı bir koordinasyon ve iletişim zincirinin nasıl işlemesi gerektiğini gösteriyor. Bölgede görülen yapısal sorunlar nedeniyle ikamet eden vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden durum tespit edilmişti. Bu nedenle belediye yetkilileri, yapının boşaltılması ve güvenli bir yıkım süreci için gerekli önlemleri hızlıca hayata geçirdi. Öte yandan, 2025 yılı Kasım ayında yasal sürenin uzamasıyla ilgili girişimler, vatandaşların güvenliğini riske atacak herhangi bir gecikmeye karşı ciddi bir uyarı niteliği taşıdı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Yapı Kontrol Dairesi Başkanlığı ile Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’nın etkin koordinasyonu sayesinde, hasarlı yapının güvenli bir şekilde yıkılması için gerekli adımlar atıldı. Bu süreçte, mahallede gerginliğin artmaması için başlangıç aşamasında bölgeye müdahale edilmedi ve yıkıma başlanmadan önce çevre güvenliği dikkatle değerlendirildi. Ancak zaman içinde yapının çevresinde yer alan diğer yapılara zarar vermeye başlamasıyla birlikte, hissedarların Büyükşehir Belediyesi’ne çağrılması ve konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde bir karar çıktı.
Buca Onat Tüneli’nin tünel üstü etkileşim alanı ve çevresine ilişkin uygulama esasları çerçevesinde, 10 Aralık 2025 tarihli İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla uzlaşma süreçleri yeniden gündeme getirildi. Bu çerçevede, hissedar vatandaşlar da katılımıyla uzlaşma seçenekleri üzerinde görüşmeler yürütüldü ve süreç büyük ölçüde netleşti. 16 Haziran 2026 tarihinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kıymet Takdir Komisyonu’nun belirlediği bedel üzerinden taşınmaz için uzlaşma sağlandı ve gerekli tasfiye süreci başlatıldı.
Şikayetlere ilişkin kayıtlar Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından malumat haline getirildi; adresler ayrıntılı olarak değerlendirildi ve Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı’na iletilerek teknik inceleme sürecine alındı. Tehlikeli Yapı Değerlendirme Komisyonu’nun koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, etkileşim alanında bulunan 12 yapının incelendiği ve bunlardan 8’inin yıkımının tamamlandığı bildirildi. Kalan dört yapının da yakın zamanda güvenli bir şekilde yıkılacağını öngören yetkililer, süreç boyunca vatandaş bilgilendirmesinin, uzlaşma görüşmelerinin ve teknik gerekçelerin eşzamanlı olarak yürütüldüğünü vurguluyorlar.
Gelecek için planlanan adımlar, sadece mevcut tehlikeyi bertaraf etmekle kalmayıp, komşu yapıların ve altyapının güvenliğini de garanti altına alacak şekilde tasarlanıyor. Mahalle sakinleri için iletişim kanalları açık tutulurken, yıkım sürecinin her aşamasında güvenliğin en üst seviyede korunması temel hedef olarak benimseniyor. Bu yaklaşım, benzer projelerde de uygulanabilir bir model olarak öne çıkıyor ve vatandaş güveninin kazanılması için atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
