Tsunami Hazır Kent Sertifikasıyla Türkiye’nin Akdeniz Kıyılarında Çığır Açan Başarı: Seferihisar’ın Uluslararası Afet Hazırlık Modeli
Seferihisar, afetlere karşı gösterdiği kararlı direnç ve uzun vadeli hazırlık çalışmalarıyla yüzünü yeniden dünya çapında güvenli bir limana çeviriyor. CoastWAVE Programı kapsamında UNESCO’nun yürüttüğü değerlendirmeler sonucunda Tsunami Hazır Kent Sertifikası’nı almaya hak kazanması, ilçenin sadece ulusal değil, uluslararası düzeyde de örnek gösterilen bir afet hazırlık merkezine dönüştüğünün net bir göstergesi oldu. Sertifikanın takdim töreni, Seferihisar Belediyesi’nin ev sahipliğinde, ilçe sakinleriyle birlikte geniş bir kamu katılımıyla gerçekleşti ve törenin her anı, geleceğe dair umut dolu bir dayanışma mesajı verdi.
Törene, İzmir Valiliği’nden üst düzey yetkililer, AFAD’ın bölgesel temsilcileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi temsilcileri ve bilim dünyasının önemli isimleri katıldı. CoastWAVE Proje Koordinatörü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel ile KRDAE Enstitü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Gülüm Tanırcan’ın önderliğindeki bilimsel ekip, bu başarının arkasındaki teknik süreci detaylı biçimde paylaştılar. Ayrıca ODTÜ’den Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner ve diğer üniversitelerden uzmanlar, erken uyarı sistemleri, tahliye planları ve halkın afet bilincini güçlendirmeye yönelik eğitim modellerinin nasıl hayata geçirildiğini aktardı.
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, 30 Ekim 2020 İzmir Depremi ve ardından yaşanan tsunaminin ilçede bıraktığı derin izleri hatırlatarak, bu sürecin bir taahhüt olarak başladığını vurguladı. “Bir daha hazırlıksız yakalanmayacağız” sözü, bugün uluslararası bir standart kazandı ve kent olarak üzerimize düşen sorumlulukları daha net bir şekilde ortaya koydu. Başkan, özellikle erken uyarı sistemlerinin kurulumundan tahliye planlarının uygulamaya alınmasına kadar geçen süreçte, tüm paydaşların birbirine güvenerek çalıştığını belirtti ve bu güvenin gelecek kuşaklar için en sağlam zemin olduğunu sözlerine ekledi.
Sertifika sürecinde yürütülen çalışmalar, yalnızca teknik altyapıların kurulmasıyla sınırlı kalmadı. Aynı zamanda toplumun dayanıklı bir yapıya kavuşması için kapsamlı bir değişimde bulundu. Erken uyarı ve tahliye sistemleri, vatandaşların hızlı ve güvenli biçimde hareket etmesini sağlayacak şekilde test edildi. Bilgilendirme panoları ve yönlendirme işaretleri, özellikle deprem sonrasında panik halinde kaybolan insanların hızlı yönlendirilmesini hedefliyor. Eğitim programları ise her yaştan vatandaşın afetlere karşı bilinçli adımlar atmasını mümkün kılacak türden kapsamlı içerikler içeriyor. Bu süreçte toplumsal dayanışmanın gücü, teknik altyapıların da ötesinde bir güven duygusu yarattı.
Sertifikanın alınması, Seferihisar’nın sadece Türkiye’de değil, Akdeniz havzasında da güvenli ve hazırlıklı kıyı kentleri arasında öne çıktığını gösteriyor. Bölgenin diğer kıyı kentleri için de örnek teşkil eden bu model, masaya yatırılan pratik adımlar ve paydaşlar arasındaki koordinasyon sayesinde gerçek bir “yaşanabilir afet yönetimi” mimarisi olarak değerlendiriliyor. Bu başarı, kent yönetimleri, üniversiteler, ulusal kurumlar ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin en güzel meyvesi olarak kayda geçti.
Geleceğe dönük planlar kapsamında Seferihisar Belediyesi, mevcut sertifikayı güçlendirmek ve genişletmek amacıyla ilave tatbikatlar, toplum eğitimleri ve yerel kriz merkezlerinin kapasitesini artırıcı çalışmalar planlıyor. Ayrıca kıyı korumacılığını ve ekosistem temelli yaklaşımı da içine alan yenilikçi projeler için uluslararası iş birlikleri ve fonlar için girişimler sürüyor. Bu büyük başarı, Seferihisar’ın afetlere karşı dayanıklı bir kent olarak kalıcı adımlar atmasını sağlarken, Türkiye’nin ve Akdeniz’in güvenliğine katkıda bulunan örnek bir model olarak hafızalara kazındı.
Kaynaklar: UNESCO CoastWAVE Programı, Seferihisar Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler, BYZHA Beyaz Haber Ajansı