TAV Havalimanları’nın ACA Sertifikaları Abdülleziz Bir Adımla Hız Kazanıyor: Karbon Nötrlükte Yeni Dönem Başladı
TAV Havalimanları’nın işletmekte olduğu tüm havalimanları, hava trafiğinin giderek daha sürdürülebilir bir yönetişim çerçevesine alınması hedefiyle güçlenen bir yol haritasını paylaşıyor. ACI EUROPE tarafından yürütülen Havalimanı Karbon Akreditasyonu (ACA) programına dahil olan bu tesisler, karbon yönetimi konusunda dünyada kabul görmüş standartlar çerçevesinde operasyonlarını yeniden yapılandırıyor. ACA’nın amacı sadece emisyon rakamlarını düşürmekle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda enerji verimliliğini artırmak, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmak ve uzun vadede karbon nötr hedeflerine ulaşmak için gerekli stratejik yatırımları güvence altına alıyor. Bu nedenle, Ohrid ve Almatı havalimanlarının Seviye 2 ve Seviye 1 sertifikalarını alması, TAV portföyünün çevresel sorumluluk yolculuğunda önemli kilometre taşlarını temsil ediyor. Özellikle Almatı’nın Seviye 1 ve Ohrid’in Seviye 2 sertifikalarıyla program kapsama alanına girmesi, bölgesel sürdürülebilirlik çabalarının güçlenmesini ve küresel karbon azaltım hedeflerine olan katkının somutlaşmasını sağlıyor.
TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan’ın açıklamaları, şirketin vizyonunu net olarak ortaya koyuyor: “İşlediğimiz tüm havalimanlarını 2030’a kadar karbon nötr, en geç 2050’de ise net sıfır emisyon hedefine ulaştırma hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla çalışıyoruz.” Bu sözler, operasyonel mükemmeliyet ile çevresel sorumluluğu nasıl bir araya getirdiğini açıkça gösteriyor. Almatı ve Ohrid havalimanlarının ACA programına dahil olmasıyla, portföydeki her bir tesisin bağımsız ölçüm ve doğrulama süreçleriyle emisyon yönetimi konusundaki performansı güvence altına alınmış durumda. Çevresel sürdürülebilirlik, TAV için operasyonel verimlilik ile iç içe geçmiş bir strateji olarak benimseniyor. Verimlilik yatırımları ve yenilenebilir enerji kullanımına yönelik planlar, karbon ayak izinin azaltılmasına odaklanırken, çalışanlar ve paydaşlar için şeffaf raporlama mekanizmaları da güçlendiriliyor.
Mevcut Seviye tablosu, TAV’ın portföyünün nerelerde hangi aşamalarda olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor ve bu durum, şirketin geleceğe yönelik hedeflerini destekliyor:
- Seviye 4+: Ankara Esenboğa
- Seviye 4: Enfidha-Hammamet
- Seviye 3+: İzmir Adnan Menderes, Antalya
- Seviye 3: Milas Bodrum, Tiflis, Batum, Üsküp
- Seviye 2: Gazipaşa, Monastir, Medine, Ohrid
- Seviye 1: Almatı
ACA’nın temel işlevi, havalimanlarının karbon emisyonlarını yönetme ve azaltma çalışmalarını bağımsız olarak değerlendirmek üzere 7 seviyeden oluşan küresel bir sertifikasyon sunmasıdır. 2009 yılında ACI Europe tarafından başlatılan program, bugün 91 ülkede 590 havalimanını kapsayarak küresel bir standardın sahibi haline gelmiştir. Bu geniş kapsam, sadece yerel operasyonları değil aynı zamanda uluslararası tedarik zincirlerini de etkileyen bir standart seti sağlar ve sürdürülebilir büyümeyi güvence altına alır.
Sürdürülebilirlik yolculuğu, sadece rakamları düşürmekten ibaret değildir. TAV, yeniden enerji yatırımlarını nasıl yöneteceğini, hangi enerji verimliliği projelerini önceliklendireceğini ve hangi yenilenebilir enerji kaynaklarını sahada kullanacağını belirlerken, çalışanlarının becerilerini güçlendirmeye ve paydaşlar arasında güvene dayalı bir diyalog kurmaya özen gösteriyor. ACA sertifikalarının elde edilmesi, bu çabanın bir göstergesidir ve gelecek dönem için daha kapsamlı hedeflerin belirlenmesini kolaylaştırır. Havalimanları, yalnızca yolcuların güvenli ve konforlu bir deneyim yaşaması için donatılmıyor; aynı zamanda gezegenimizin sınırlı kaynaklarını korumak adına sorumluluk sahibi operasyonlar yürütüyor.
Sonuç olarak, ACA programına dahil olan bu havalimanları, karbon emisyonlarının yönetimi konusunda bağımsız doğrulama süreçleriyle güvenilirlik kazanıyor ve TAV portföyünde sürdürülebilirlik odaklı bir dönüşümün merkezine yerleşiyor. Şirket, mevcut dört havalimanını zaten karbon nötr seviyesinde tutarak bu alanda bir örnek oluştururken, enerji tarımında ve enerji verimliliğinde yaptığı yatırımların etkisini artırmayı hedefliyor. Paydaşlar ve toplum için değer yaratma amacıyla yürütülen bu çalışmalar, havacılık sektörünün iklim değişikliğiyle mücadeledeki sorumluluğunu bir adım ileri taşıyor.