Türkiye’nin Tarımında Dönüşüm: PepsiCo’nin Yenileyici Yolculuğu ve Su ChenGoal’uyla Çiftçilerle Omuz Omuza

Türkiye’nin Tarımında Dönüşüm: PepsiCo’nin Yenileyici Yolculuğu ve Su ChenGoal’uyla Çiftçilerle Omuz Omuza

PepsiCo Türkiye, Dünya Çiftçiler Günü’nü sadece kutlamakla kalmıyor; tarladan sofraya uzanan sürdürülebilir bir değer zinciri kurma yolculuğunu daha da derinleştiriyor. Pep+ stratejisinin temel ayağı olan Pozitif Tarım çerçevesinde yürütülen çalışmalar, sözleşmeli üretimden yenileyici tarıma, su geri kazanım projelerinden çiftçilere yönelik eğitim programlarına kadar geniş bir yelpazede uygulanıyor. Bu yaklaşım, çiftçilerin sadece üretimini artırmakla kalmayıp, ekosistemlerin dayanıklılığını yükseltmeyi ve tarımsal girdi kullanımını optimize etmeyi hedefliyor. Bugün görünen tablo, bir yanda tarımsal verimliliğin artması, diğer yanda su kaynaklarının daha dikkatli kullanılması ve doğayla uyumlu bir üretim bilinci olarak öne çıkıyor.

PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay’ın vurguladığı gibi, tarım yalnızca hasat etmek değildir; güçlenen çiftçilerle kurulan güvene dayalı bir tarım ekosistemi inşa etmek ve bunun üzerinden uzun vadeli değer yaratmak esas amaçtır. Bu vizyon, yaklaşık iki dekaddır süregelen bir destek programı olan PepsiCo Agro Akademi’nin genişleyerek daha çok topluluğa ulaşmasıyla somutlaşıyor. Çiftçilere yönelik eğitimler, dijitalleşmenin sunduğu olanaklarla birleşerek daha verimli su kullanımı, azaltılmış girdi maliyetleri ve hastalık risklerinin önceden tespit edilmesi gibi faydalar getiriyor. Yenileyici tarım uygulamalarıyla toprağın dinamik sağlık durumu iyileştiriliyor; karbon nötrlüğü ve havza yönetimi gibi hedefler, ekosistemin uzun vadeli dayanıklılığını güçlendiriyor.

Türkiye genelindeki 20 şehirde, toplam 100 bin dekar alanda mısır ve patates üretimi üzerinden yürütülen faaliyetler, tarım ekibinin yaklaşık 200 kişilik kadrosuyla destekleniyor. Her yıl yaklaşık 500 çiftçi, sözleşmeli üretim kapsamında programa dahil edilerek teknoloji ve bilgiyle donatılıyor. Su yönetimi bu çalışmanın merkezinde yer alıyor; düşük basınçlı sulama ve verimli sulama teknikleri ile su stresi yüksek bölgelerde bile üretkenliğin korunması hedefleniyor. Uzun vadede amaç, daha dirençli bir tarım ekosistemi kurmak ve bu süreçte çiftçilerle birlikte yeni yollar keşfetmektir.

Yenileyici tarım projeleri, deprem bölgesindeki yeniden yeşermeyi de somutlaştırıyor. Konya Karapınar’da başlayan Lay’s Yenileyici Tarım projesi, yaklaşık 1000 çiftçiye ulaşırken, bu çaba deprem bölgesine taşınıp Hatay Samandağ’da yeni bir döneme kapı araladı. Çiftçilere fidan, gübre, tohum ve eğitim gibi temel desteklerin yanı sıra kadın kooperatiflerine alım garantisi sunuldu; böylece yerel çiftçilik güçlenerek bölgesel gıda güvenliği sağlandı. Adana’da PepsiCo Vakfı ve CARE Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen “Dünyayı Besleyen Kadınlar” girişimi, 450 çiftçi ve üreticiye hibe sağlarken toplamda 35 binden fazla kişiye ulaşan bir etki yarattı. Bu programlar, kadınların üretim süreçlerine katılımını artırarak, toplumsal ve ekonomik dönüşümün anahtarını eline almasını hedefliyor.

Bir Damla Bir Dünya projesiyle suyun doğaya geri kazandırılması da hayati bir mercek altında. DKM iş birliğiyle uygulanan bu çalışma, 2025 yılı hedefi esas alınarak Tarsus, Manisa, İzmir ve Adana havzalarında yaklaşık 1,14 milyon metreküp suyu doğaya geri kazandırmayı amaçlıyor. Fabrikalardaki su kullanımının havzaya dönüşümü bölgeye göre farklı oranlarda gerçekleşiyor; İzmir ve Tarsus’ta %100, Manisa’da %98 ve Adana’da %52’lik dönüştürülmüş oranlar, sudan tasarruf etmenin ve suyu geri kazanmanın pratik sonuçlarını gösteriyor. Tekirdağ’a taşınan proje, Meriç-Ergene Havzası’ndaki çalışmalarla su varlıklarının korunmasına yönelik adımları derinleştirecek.

Teknolojiyle tarımı buluşturan Croptrak mobil uygulaması ise çiftçilerin tarlalarını çevrimiçi olarak izlemeyi, meteorolojik verilerle entegre erken uyarı sistemiyle hastalık risklerini öngörmeyi ve ilgili müdahaleleri zamanında yapmayı mümkün kılıyor. Bu dijital altyapı, sözleşmeli üretimde verimliliği artırırken su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına da katkıda bulunuyor. Cep telefonu üzerinden erişilebilen bu platform, sahadaki gerçek zamanlı verileri toplayıp analiz ederek karar alma süreçlerini hızlandırıyor ve çiftçilere anlık destek sunuyor.

Sonuç olarak, PepsiCo Türkiye’nin tarımda sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı, sadece üretim artışı değil; ekosistemlerin sağlığı, toplumsal kapsayıcılık ve su yönetimi gibi kritik alanlarda derin etkiler yaratmayı hedefliyor. Bu yolculuk, çiftçilerden tüketicilere kadar geniş bir paydaş ağını harekete geçirerek, Türkiye’de tarımsal dönüşüm için yeni bir standart belirliyor. Bu süreçte her adım, yerel koşullara uyumlu çözümler üretmeyi, teknolojiyi erişilebilir kılmayı ve ortak fayda odaklı bir başarı hikayesi yazmayı amaçlıyor.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar