Baharın Ateşi: Hıdırellez’in Kültürpark’taki İyileştiren Rüyası
İzmir’in Kültürpark sahnesi, baharın ilk nefesini hisseder gibi ışıltılı ve sıcak bir anda canlandı. Hıdırellez’in gelişiyle doğanın uyanışı, insanların gönüllerine umut taşıyan bir ritme dönüştü. Bu gece, sadece eğlence değil aynı zamanda bir dayanışma ve paylaşım dönemi olarak da öne çıktı. Çim alanın üzerinde kurulan ana sahne, müzik ve dansla adeta bir melodiye dönüştü, her adımda yeni bir hikâyeyi fısıldadı. Düm Tek Şenlik Var Ritim Topluluğu’nun enerjisiyle gecenin perdesi aralandığında, şehirli kalabalık ısındı ve ritmin nabzı ile uyum içinde attı. Turan Mamay’ın şefliğinde başlayan program, konuk sanatçıların sesleriyle zenginleşip büyüdü. Emine Gültekin’in sahneye adımı, dinleyicilere sadece bir konser değil, bir yürek paylaşımı hissi verdi. Göz kamaştıran performanslar arasında Dilek Berberoğlu’nun zarif sesi ve Hakan Merih’in melodik dokunuşları, izleyicileri adeta zamanın dışına taşıdı. Geceye renk katan ekipler arasında Çılgın Cemal ile Auraks Dans ekibi, Duygu Nağme’nin ritimli anlatımı ve Tepecik Müzisyenler Derneği’nin köklü ezgileri vardı. Fulya Atıl ve Rumeli Orhan ile Kemal konseri, nostalji ile günceltin iç içe geçtiği bir köprü kurdu ve her notada insanların yüzlerinde gülümsemeyi çoğalttı. Hıdırellez ateşinin büyüsü, gecenin en vurucu anlarından biriydi; ateşin etrafında toplanan kalabalık, dileklerini sözsüz bir dilde paylaşarak birbirlerine olan güveni pekiştirdi. Ateşin kıpırdadığı anlarda yan yana duran insanların enerjileri yükseldi, yüzlerde umut parladı ve ritimle birleşen adımlar, festivalin ruhunu daha da derinleştirdi. Dilekler ve umutlar bulutlardan göğe yükselen bir melodi gibi yankılanırken, gençler ve aileler aynı anda bu geleneğin canlı kalmasını diledi. Nisa Yıldırım’ın ifadesiyle “beklediğinden çok daha güzel ve çok daha coşkulu geçti” sözleri, gecenin çıkışını özetler nitelikteydi; bu, sadece bir kutlama değil, bir toplumun birlikte hareket etmekle nasıl güç bulduğunun göstergesiydi. Katılımın artması, yalnızca eğlenceyi artırmakla kalmadı; aynı zamanda herkesin ortak hafızasında yeni bir Hıdırellez anısı oluşmasına zemin hazırladı. Aileler Hıdırıllez geleneğini yaşadı bölümünde Halit Gönül, oğluyla birlikte dileklerini hazırlamanın ve geleneği onunla paylaşmanın anlamını vurguladı. “Oğlumla birlikte dileklerimizi yazıp hazırladık; bu deneyim, onun dünyasına dair merak ve sevgi uyandırıyor” dedi. Böyle tribünlerle dolu bir akşam, yalnızca bir eğlence değil, kuşaklar arası bağların kuvvetlendiği bir anı olarak kayda geçti. Nurcan Arslan ve Aybüke Demirsoy ise etkinliğin coşkusunu yükselten iki isim olarak öne çıktı; onların paylaşımı, müzik ve dansın bir toplumu bir araya getirebileceğini hatırlattı. “Böyle anlar, kent yaşamını sosyal ve kültürel açıdan zenginleştirir” diyen katılımcılar, bu tür organizasyonların sürdürülebilir bir geleneğe dönüşmesini diledi. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı.