Kırsaldan Şehre Dokunan Sesler: Kadın Emeğiyle Tiyatronun Büyülü Köprüleri
İzmir’in dört bir yanındaki köyler, bu yıl da sanatın sıcak ışığında buluşuyor. 4. Köy Tiyatroları Festivali, kırsal yaşamın zanaatını ve gönüllü ruhunu sahneye taşıyarak kentle kırsal arasındaki sınırları eritir. Yaklaşan festival, yaklaşık 200 katılımcının el emeğini ve yürek çabalarını bir araya getirerek izleyiciyle buluşmayı hedefliyor. Bu yılın teması Kadın Emeği, her bir oyunun altını çizerek kadının toplumsal ve kültürel katkısını sahnede görünür kılıyor.
Festival, İzmir’in Bergama Kozak’tan Foça Yenibağarası’na, Ödemiş Konaklı’dan Çeşme Germiyan’a, Dikili Bademli, Buca Belenbaşı, Güzelbahçe Yelki, Seferihisar Ürkmez ve Ulamış’a kadar uzanan geniş bir kaynakçadan besleniyor. Bu yolculuk, kırsal yaşamın dinamiklerini, geleneksel anlatıları ve güncel sorunları bir araya getirerek farklı yaşamlara dokunan bir tiyatro mozaiği yaratıyor. Etkinlikler ücretsiz olarak izleyici karşısına çıkıyor ve her ziyaretçi için adeta bir kültürel bayram niteliği taşıyor.
Kırsaldan sahneye kültürel yolculuk Batı Anadolu’nun mirasını güçlendirmek amacıyla tasarlanan bu proje, sadece sahnelerde sergilenen oyunlardan ibaret kalmıyor. Köy tiyatroları, sosyal ve ekonomik gelişime katkı sağlayan bir köprü işlevi görüyor; kentle kırsal arasındaki iletişimi canlı tutuyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün ilham veren sözlerinden yola çıkan çalışmalar, Cemil Tugay’ın desteğiyle kırsal bölgelerdeki yurttaşların kültürel ifadesini güçlendiriyor. Bu sayede farklı kuşaklar arasında bir diyalog köprüsü kurularak yerel hafızanın canlı kalması sağlanıyor.
Festival programı 11 Nisan Cumartesi sabahından itibaren sahneye konan program, bir yandan geçmişe dair bir serginin açılışıyla başlar ve diğer yandan çocuklar için hazırlanan oyunlarla geleceğe dair umutları yeşertir. Günün akışında Ürkmez Çocukça Tiyatrosu’nun Gülmeyi Unutan Pando adlı oyunu, Çeşme Germiyan Köy Tiyatrosu’nun Hangimiz Deli oyunu ve Foça Yenibağarası Köy Tiyatrosu’nun Adımız Kadın Soyadımız Zafer adlı eseri izleyiciyle buluşur. Gün boyu süren performanslar, izleyiciye kırsal hayatın ritmini ve toplumsal değişimin nabzını hissettirir.
12 Nisan’da sahneler daha da renklenecek; Buca Belenbaşı Yörük Köy Tiyatrosu Bizden Hikayeler ile yörenin diliyle anlatılan kahramanlıkları hatırlatır, Ulamış Köy Tiyatrosu Aile Arasında ile aile içi dinamiklerin mizahi ve dokunaklı yanlarını gözler önüne serer. Akşam saatlerinde Ödemiş Konaklı Kadın Tiyatrosu Bu Vatan Biziz ile dayanışmanın gücünü vurgular, Bergama Kozak Yukarıbey Köy Tiyatrosu Toprak Ananın Sesi adlı oyunuyla daha derin bir tarihsel ve toplumsal mesaj verir.
13 Nisan’da, Sanatta ve Hayatta Kadının Görünmeyen Emeği başlıklı bir söyleşi ile kadın emeğinin sanatsal görünürlüğü konuşulur. Ardından Dikili Bademli Köy Tiyatrosu Hadi Gari Yok Gari ve Yelki Köy Tiyatrosu Ah Şu Televizyon ile karşılaşırız; sahneler, günlük yaşamın sınırlarını zorlayan komedi ve eleştirel drama ile dolup taşar. Festivalin son günü olan 14 Nisan, Köy Tiyatrosu Her Yerde adlı film gösterimiyle başlar ve Ayrımcılık ile Mücadele atölyesiyle katılımcılar için interaktif bir kapanış hazırlanır. Akşam üstü Güzelbahçe Belediyesi Çamlı Köy Tiyatrosu’nun Naaş-ı Muhteremler oyunu ile festival, sanatsal bir vakar ve toplumsal sorumluluk mesajını bir araya getirir. Bu uzun ve zengin program, izleyicilere yalnızca bir tiyatro deneyimi sunmakla kalmaz; aynı zamanda kadınların, gençlerin ve toplumsal aktörlerin ortak seslerini duyurma imkanı yaratır.
Festival, bir yandan geçmişten günümüze taşıdığı mirası güncelleyerek, diğer yandan güncel toplumsal meseleleri tiyatro aracılığıyla görünür kılar. İzleyici, sahneyle kurulan bu diyalogda kendi hayatına ait parçaları bulur ve bu parçalar, köylerin dayanışma ruhunu ve kültürel çeşitliliğini güçlendirir.