Çanakkale’nin Şarkısı Nilüfer’in Gecesinde Dönüyor: Ramazan Sokağı’nda Birlik ve Sevgi Işığı
Nilüfer Ramazan Sokağı, bu yıl da buluşmaların ve anıların kapsadığı bir geceye dönüştü. Atatürk’ün sevdiği melodilerin ve Çanakkale türkülerinin iç içe geçtiği bu özel buluşmada, her nota bir tarih sahnesini canlandırdı. Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan alan, sadece bir konser mekânı değildi; aynı zamanda şehirli ile misafirin kaynaştığı, el emeği ve sıcak sohbetlerin aktığı bir meydan oldu. Ziyaretçiler, stantlarda birbirinden değerli el sanatlarına ve hediyelik eşyalarına dokunurken, Ramazan ruhunun getirdiği paylaşım ve dayanışma duygusunu da yüreklere işledi.
Gecenin ilerleyen bölümlerinde, çocuklar için tasarlanmış Karagöz ve Hacivat ile meddah gösterileri, sihirbazlık numaraları ve renkli mizahlar sahneye çıktı. Bu sürükleyici programlar, ailelerin beraber vakit geçirmesi için umut veren bir fırsat sundu. Her gün farklı bir konserin yer aldığı Ramazan Sokağı boyunca, misafirler sahnenin etrafında toplanarak melodilerin büyüsüne kapıldı; koro üyelerinin seslendirdiği eserler, şehirdeki dayanışma duygusunu daha da güçlendirdi.
ATATÜRK’ÜN SEVDİĞİ ŞARKILAR ile başlayan akış, Çanakkale Zaferi’nin ruhunu taşıyan ezgilerle devam etti. Filiz Başıbüyük’ün yönettiği Nilüfer Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu, izleyenleri derinden etkileyen performanslar sergiledi. “Hey On Beşli”, “Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa”, “Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı” ve “İzmir’in Dağları” gibi eserler, geçmişin kahramanlık hikâyesini bugünle buluşturdu. Aynı zamanda Rumeli Türkülerinin zenginliği, müziğin evrensel dilini bir kez daha hatırlattı: birlik ve direnişin, notaların ötesinde bir güç taşıdığı gerçeğini.
Bu akşam, yalnızca bir konser değil; tarihi hatırlamanın ve gelecek nesillere ilham vermenin bir yolu olarak görüldü. Ziyaretçiler, müziğin sıcaklığıyla dolup taşan bir atmosferde, toplumsal dayanışmanın simgesi haline gelen Ramazan Sokağı’nın ruhunu içlerine çekti. Programın her anında, şehirli ile misafirin ortak dilinin güçlendirdiği bir bağ oluştu. Etkinliğin sonunda, her ziyaretçi kendi içsel yolculuğunu bir parça daha aydınlatmış gibi hissetti; çünkü müzik, yaralanmış veya kırgın kalpleri bile onarıp yeniden umutla doldurabiliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı