İzmir’in Kırsal Dönüşüm Hikayesi: İnsan ve Doğayla Uyum İçinde Yükselen Tarımsal Zenginlik
İzmir’in kırsal alanlarında yapılan yatırımlar hız kesmeden sürüyor ve vatandaşlar bu projelerin hayatlarına nasıl dokunduğunu yakından hissediyor. Kentin tarımsal kalkınma politikaları, üretimi destekleyen programlarla güçlendirilirken, köylerden şehre akan bilgi akışıyla genç kuşaklar da tarımın modern yüzünü keşfediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi, Kırsal Hizmetler Dairesi ve İZTARIM AŞ’nin koordineli çalışmalarıyla başlayan sürece yeni bir ivme kazandırıldı. Son iki yılda kooperatifler aracılığıyla üreticilere sağlanan 694 milyon liralık destek, kırsalı canlandıran bir dinamik olarak öne çıktı. 2026 bütçesinin 1 milyar 400 milyon liraya yükselmesi, yatırımların sürekliliğini ve kapsamını gösteriyor. Üreticilere verilen destekler, fidan, fide, ekipman ve hastalıklarla mücadele gibi temel ihtiyaçları karşılıyor ve tarımsal üretimin her aşamasına dokunuyor. Sonuç olarak, üreticiler daha güvenli ve sürdürülebilir bir üretim zincirine kavuşuyor.

Belediyenin dağıttığı 291 bin fidan, 179 bin fide ve 20 bin paket tohum ile tarımsal çeşitlilik korunuyor ve gençlik de tarıma yönelik cesur adımlar atmaya teşvik ediliyor. Zeytin, incir ve kestane gibi geleneksel üretim alanlarında hastalıklarla mücadele için çeşitli malzeme ve tuzaklar sağlanıyor; ayrıca 1000’in üzerinde ücretsiz toprak analizi, toprak saflığını ve verimliliğini artırmayı hedefliyor. Bu çalışmalar, çiftçinin maliyetini düşürürken verimliliği de artırıyor.
Kuraklıkla mücadele ve sulama altyapısı büyük bir odak noktası olmaya devam ediyor. Dikili’de hayata geçirilen Yahşibey Sulama Göleti İletim Hattı Projesi, 85 milyon liralık yatırımla 62 kilometrelik bir sulama hattını hizmete alarak 545 çiftçinin suya erişimini güvence altına aldı. 8 bin 600 dekar tarım arazisi modern sistemlerle sulanabilir hale geliyor ve tarımsal üretim açısından uzun vadeli bir karbon ayak izi azaltımı sağlanıyor. Bu tür projeler, özellikle yaz aylarında su kaynaklarını dikkatli kullanma konusunda çiftçilere pratik çözümler sunuyor ve tarımı iklim olaylarına karşı daha dirençli kılıyor.

Hayvancılık ve balıkçılık alanlarında da adımlar atılıyor. Şap hastalığına karşı üreticilere buzağı kitleri dağıtılırken, küçük ölçekli balıkçılara tekne bakım malzemesi desteği sağlanıyor. Kent genelinde 14 yeni hayvan içme suyu göleti açılması, hayvancılığa verilen desteğin somut göstergesi. Ayrıca birçok sulama tesisinin bakımı yapılarak mevcut altyapı güçlendiriliyor. Bu sayede hayvansal üretimde güvenilirlik ve verimlilik artıyor.
İZMAR tanzim satış mağazaları, üretici ile tüketiciyi aracısız buluşturuyor. 2025 yılında açılan mağazalar kısa sürede 19 sabit mağaza ve 1 gezici market ile 20 noktaya ulaştı ve ağın 40 mağazaya çıkarılması hedefleniyor. İzmir’de üretilen süt, et ve kooperatif ürünleri doğrudan İZMAR raflarına taşınıyor; böylece üreticinin geliri yükselirken vatandaşlar için de uygun fiyatlı ve güvenilir gıda erişimi sağlanıyor. Bu model, yerel üretimin şehir içindeki değer zincirine entegrasyonunu güçlendiriyor.

Gençleri tarıma çeken programlar ve veri altyapısı kapsamında, gençlerin tarımda kalmasını teşvik eden “Toprağın Genç Aklı” projesi başlatıldı. Kırsal mahallelerin veri altyapısını oluşturmak amacıyla kapsamlı bir analiz çalışması yürütülüyor. Bu çalışmalar, kırsal toplulukların ihtiyaçlarını gerçek zamanlı olarak belirlemeyi ve kaynakları en verimli şekilde kullanmayı amaçlıyor. Veriye dayalı planlama ile tarımsal üretim, pazarlama ve yönetim süreçlerinde şeffaflık artıyor.
Bu bütüncül yaklaşım, İzmir’i sürdürülebilir gıda politikaları konusunda küresel arenada etkili bir aktör haline getiriyor. Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı’na üye olmak, bu çabanın uluslararası düzeyde tanınması anlamını taşıyor ve kentler arası bilgi paylaşımını güçlendiriyor. Kentin tarımsal kapasitesi, ekolojik denge ve toplumsal refah açısından yeni ufuklar açıyor. Bu uzun soluklu girişimler, sadece üretim güçlerini değil, aynı zamanda tüketiciyle üretici arasındaki güveni de pekiştiriyor. İzmir’in kırsal kalkınma yolculuğu, herkes için daha sağlıklı, daha adil ve daha üretken bir gelecek hedefliyor.