Tohum Takas Şenliğiyle Yerel Siteler Birleşti: 30 Çeşit, 15 Bin Paketle Dayanışmanın Gücü Türkiye’yi Sarmalıyor
Bir şehir, bir tohum özlemi ve bir topluluk dayanışmasıyle büyüyor. Nilüfer’in 11. Tohum Takas Şenliği, sadece tohum dağıtımından ibaret olmayan; doğayla kurulan bağı güçlendiren, komşuluk bağlarını pekiştiren ve gelecek nesillere miras olarak bırakılacak zengin bir ekolojik deneyimi beraberinde getirdi. Şenlik, Nilüfer Halk Evi önünde başlayan coşkulu bir buluşmayla hayat buldu. Katılımcılar, yerel tohumların toprakla buluşmasını izlerken, aynı zamanda bir dayanışma zincirinin parçaları olduklarının bilincine vardı. Tohumlar sadece birer bitki değil; kökleri geçmişte, dalları ise geleceğe uzanan bir hikâyeyi temsil ediyordu.
Etkinlik gününden günümüze değin süren hazırlıklar, şehirde tarımsal üretimin canlı bir örneğini sergiledi. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) ve Nilüfer Kent Konseyi’nin işbirliğiyle, 11 yıl süren bu yolculuk köylüyle kentliyi, üreticiyle tüketiciyi ve gençlerle yaşlıları aynı paydada buluşturdu. Şenliğe katılanlar sadece yeni tohum paketlerini almakla kalmadılar; kendi bahçelerini planlarken yerel çeşitlerin nasıl çoğaltılacağını, ekim tekniklerini ve tıbbi aromatik bitkilerin kullanım alanlarını da öğrendiler.
“Tohum yaşamın ta kendisidir” diyen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu sözlerin günlük uygulamaya dönüştüğünü ve şehirde sürdürülebilir tarım için atılan adımların hız kesmeden devam ettiğini vurguladı. Başkan Özdemir’in konuşması, tohumların sadece bir gıda öğesi olmadığını, aynı zamanda güvenli gıda ve ekolojik denge için kilit rol oynadığını net biçimde ortaya koydu. Şehirdeki kent bostanlarında yürütülen çalışmaların, 6 dönarlık alanda yüzlerce çeşit yerel tohumu nasıl barındırdığına dair örnekler paylaşıldı. Bu çeşitlilik, sadece ortamın değil toplumsal hafızanın da zenginleşmesini sağladı.
Geleceğin tarımı, bugün yeşeren tohumlarda gizlidir. Bu düşünceyle hareket eden şehir, İzmir’den Eskişehir’e, Edirne’den Çanakkale’ye, Kırklareli’den Muğla’ya kadar pek çok noktaya ilham kaynağı oldu. Şenlikte 30 farklı yerel çeşitten 15 bin paket tohumu bugün için paylaşılacak; bakla, bezelye, biber, domates, fasulye, kavun, karpuz, patlıcan ve daha niceleri, kendi kent bostanlarında üretildi ve çimlenme testlerinden geçirilerek yeni geri dönüşüm ve paylaşım zincirine katıldı.
Etkinlik boyunca sadece tohumlar dağıtılmadı; atölyeler ve sergiler de katılımcıları büyüledi. Tohum Ekim Atölyesi, Tohum Topu Atölyesi, Atık Yağlardan Sabun Yapım Atölyesi ve Ağaç Kardeşliği Atölyesi gibi interaktif etkinlikler, doğayla yürütülen ilişkileri güçlendirdi. Vatandaşlar, yerel tohumlarla nasıl uyumlu bir ekim planı oluşturacağını öğrenirken, atıktan doğaya geçişin yaratıcı yollarını da keşfettiler. Bu, gençler ve yetişkinler arasında çevre bilincinin pekişmesini sağlayan dinamik bir deneyim olarak öne çıktı.
Şenliğin ruhu, yerel üreticinin ve paylaşımın ön planda olduğu bir ekolojik teşvik olarak şekillendi. Konuklar, sadece bir paket tohum almakla kalmayıp, yeni komşuluk ilişkileri kurdular, bilgi ve becerilerini birbirleriyle paylaştılar. Böylece tohumlar, bireylerin yaşam tarzlarına ve mahallelerin yaşam biçilmişine dönüştü. Bu bir tarım şenliği olmanın ötesinde, toplumsal dayanışmanın ve çevreye duyarlı bir üretim kültürünün simgesi haline geldi. Şenliğin sonunda, katılımcılar yeni hasat mevsiminde tohumları kendi bahçelerinde çoğaltma sözünü verdiler ve bu söz, komşular arasındaki güveni ve karşılıklı yardımlaşmayı daha da derinleştirdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı