Zamanın Tuğlaları: Tarih ve Teknolojiyle Öncü Bir Yolculuk İçin DEM Müzecilikle Buluşan Nesiller
İlk adımlarımızı bir arkeoloji kadar derin, bir teknolojinin parlaklığı kadar cesur atan bir deneyim ağı kuruyoruz. Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrenciler için tasarlanmış özel kampanyalar ve ziyaretler, sadece bir gezi değil; geçmişin izlerini günümüze taşıyan bir köprü oluyor. Efes Deneyim Müzesi ve Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, 8–24 yaş aralığındaki genç zihinlere yönelik hazırlanmış yollarla, öğretmenlerin sınıfını aşan bir keşif atmosferi sunuyor. Bu deneyim, yalnızca görsel bir şölen değil; antik çağların gündelik yaşantısını, mimarinin büyüsünü ve inşa sanatının inceliklerini parmaklarınızın ucunda hissettiren bir etkileşim tiyatrosu. İçerisinde büyüyen merakımız için teknolojinin güçlendirdiği anlatım biçimleriyle, ziyaretçiler liman caddelerinden Artemis Tapınağı’nın tarihi ışıklarına uzanan bir yolculuğa çıkar.
Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ziyaretinde, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin izleri, kubbenin gökyüzüne uzanan silüetiyle birleşiyor. Ziyaretçiler, aygıtlar ve projeksiyonlar aracılığıyla 1700 yıllık bir dönemin içinde adeta sola değil, geçmişin ritmine doğru atıyorlar adımlarını. Mimar Sinan’ın tasarladığı kubbenin taşıdığı anlamlar, Fatih’in yönetimiyle birlikte değişen mimari akış ve kubbe altındaki mekanı dolduran sesler — hepsi bir arada, duygulara dokunan bir senfoniye dönüşüyor. Sergi alanında sergilenen özel koleksiyonların her biri, Ayasofya’nın mühürlü tuğlalarıyla ve Fatih’in vakfiyeleriyle bağ kurarken ziyaretçileri, tarihi belgelerin ve sanatın iç içe geçmişliğine çeker.
Efes Deneyim Müzesi ise antik dünyanın kapılarını herkes için açık eden bir tiyatro gibi. 360 derece projeksiyonlar, hologramlar ve üç boyutlu ses tasarımlarıyla, ziyaretçiler kendilerini Liman Caddesi’nin kıyısında, Artemis Tapınağı’nın gölgesinde buluyorlar. Zemin titreşimleri ve özel kokuların kullanıldığı çok duyulu deneyimler, yalnızca görsel değil, kinestetik bir anlatımla etraflarını sarmalıyor. Bu mekân, antik çağın gündelik yaşamını adeta yeniden yazıyor: Evler, çarşılar, festivaller ve tapınaklar arasında dolaşırken, ziyaretçiler kendilerini bir rüzgârın taşıyıcısı gibi hissettiriyorlar. Androklos’un konuştuğu söylemlerden Kleopatra’nın ihtişamına uzanan bir yolculuk, ziyaretçilerin zihninde canlı bir tablo olarak kalıyor.
DEM Müzecilik Hakkında: 35 yılı aşkın teknoloji tecrübesiyle, kültürel hikâyeleri sanat ve teknolojiyle buluşturan bir deneyim tasarımı şirketi olan DEM Müzecilik, çok duyulu ve interaktif medya tasarımları ile özgün içerikler geliştirerek yeni nesil immersif müzeler yaratır. Sanatı, tarihi ve hayata anlam katan hikâyeleri teknolojinin olanaklarıyla bir araya getirerek ilham veren deneyimler tasarlar. Hikâye anlatıcılığı ve deneyim tasarımı alanlarında öncü çalışmalarıyla, farklı disiplinleri bir araya getirerek konsept geliştirme ve hikâyeleştirme süreçlerini yönetir. İleri teknolojinin gücünü kullanarak etkileyici tarihsel ve kültürel deneyimler yaratır; konseptten uygulamaya uzanan tüm süreçleri entegre eder. Anlatının gücünü kullanarak fark yaratan içerikler üretmeye odaklanan ekip, tarihi araştırmalardan konsept geliştirmeye, interaktif medya tasarımından yaratıcı içerik üretimine kadar geniş bir yelpazede çalışır. Türkiye’de anıtların, müzelerin, dini alanların ve sanat merkezlerinin uçtan uca yönetimini üstlenen nadir özel operatörlerden biridir. Her yıl yaklaşık 10 milyon ziyaretçinin deneyimini iyileştirmek için karşılama, sıra yönetimi, biletleme ve ziyaretçi akış planı gibi operasyonel süreçleri etkili biçimde yürütür.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı