Sınır Koymanın Gücü: Sağlıklı İlişkiler ve Flört Şiddetine Karşı Toplumsal Uyanış
Bir etkinlik günü Dramalılar Köşkü’nün sakin atmosferinde başlayan söyleşi, sağlıklı ilişkilerin temel taşlarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanların ve katılımcıların bir araya geldiği bu platformda, ilişkilerde sınır koymanın yalnızca birey için bir koruma değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekildi. Etkinliğin amacı, çiftler arasındaki iletişimi güçlendirmek, kişisel sınırları netleştirmek ve özellikle genç kadınlar için güvenli bir iletişim kültürü oluşturmaktı. “Sınır koymak bir kopuş değildir; kendini korumanın ve saygı duymanın bir ifadesidir” sözleri, günün temasını özetleyen vurgu cümleleri arasında öne çıktı.
Birinci oturum olarak Kararlı bir dille başlayan programda Uzman Psikolog Ü. Aslı Macit, sağlıklı bir ilişkinin dinamiklerini mercek altına aldı. Macit, iletişimin kalitesinin, bireysel sınırların ve empatik dinlemenin ilişkilerin uzun ömürlü olmasındaki rolünü ayrıntılı bir şekilde inceledi. Yaşanan iletişim kopuklukları nasıl onarılır sorusuna yönelttiği cevaplarda, “hayır diyebilmek”in suçluluk yaratmadığını ve bunun bir güç göstergesi olduğuna vurgu yaptı. Özellikle genç kadınlar için kendi sınırlarını belirlemenin ve bu sınırları korumanın bir yaşam becerisi olduğuna işaret eden Macit, çiftlerin karşılıklı saygıyı esas alarak yaşadığı çatışmaların çözümünde profesyonel destek ve güvenli iletişim kanallarının önemini vurguladı.
İkinci oturum ise daha çok hukuki zemine odaklandı. Avukat Necmiye Ece Uncu Danyıldız, “Flört Şiddetinin Kadınlar Üzerindeki Hukuki Yüzü” başlıklı sunumuyla, flört döneminde başlayan baskı ve kontrol davranışlarının nasıl şiddet kapsamına girdiğini örneklerle anlattı. Danyıldız, eşya ve sözlü manipülasyonlardan, fiziksel ihlallere kadar değişen şiddet türlerini tanımlarken, kadınların sahip olduğu yasa ve başvuru haklarını net bir dille açıkladı. Çözüm odaklı yaklaşım ile koruma kararları, acil destek hatları ve güvenli alanlar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Ayrıca, flört şiddetinin yalnızca evlilikle başlamadığına dikkat çekerek, iş yerinde, arkadaş çevresinde veya sosyal hayatta bile görülebilen kontrolcü davranışların da hukuki olarak yaptırım bulduğunu söyledi.
Toplumsal farkındalık için güçlü bir adım olarak tanımlanan söyleşi, psikolojik ve hukuki perspektifleri bir araya getirerek katılımcılara yalnız olmadıklarını hissettirdi. Etkinlik boyunca paylaşımcı bir atmosfer yaratıldı; deneyimler, kaygılar ve umutlar güvenli bir platformda seslendirildi. Konuşmalar, sadece bireylerin değil, toplumsal yapının da dönüşümüne hizmet eden bir farkındalık hareketine dönüştü. Soru cevap bölümlerinde gençler ve aileler, sağlıklı iletişimin günlük yaşam pratiklerine nasıl entegre edileceğini öğrenme fırsatı yakaladılar. Flört şiddetine karşı toplumsal duyarlılığı güçlendirme hedefi ise, katılımcıların deneyimlerini paylaşması ve birbirlerine destek olmasıyla güç kazandı. Etkinliğin sonunda katılımcılar, güvenli iletişim kanallarını ve profesyonel yardım ağlarını daha yakından tanıma imkanı buldular. Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı